Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rusya tarihini okurken birçok eksiklik dikkatimi çekiyor. Kitap genel olarak yeterli olsa da olayları çok kısa geçiyor. Örneğin, İvan Kalita anlatılıyor ama bir anda torunu Dmitri Donskoy’a atlanıyor. II. İvan ve I. Simeon’dan hiç bahsedilmiyor. Aynı şekilde, 1382’de Moskova'nın yağmalanmasından sonra direkt I. Vasiliy'e geçiliyor. I. Mihail ve Aleksey dönemleri de yüzeysel işlenmiş. Aleksey devrinde serflik reformlarına değinilmiş ama Polonya-Litvanya ile yapılan savaş eksik anlatılmamış; halbuki bu savaşta Kiev ve Çernigov kazanılmıştı. Bu eksiklikler insanın kafasında soru işareti bırakıyor. Buna rağmen kitap IV. İvan, I. Petro ve II. Katerina gibi figürleri detaylı ve başarılı bir şekilde aktarıyor. Ancak III. İvan, III. Vasiliy, II. Vasiliy, I. Paul gibi isimler ya hiç yok ya da çok kısa geçilmiş. Genel olarak öğrenmeye yeni başlayan biri için faydalı ama derinlemesine bilgi arayanlar için yetersiz kalıyor. (Ama nadide bir eser okunması gerekiyor, Tabi birazda araştırma yapın.)
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan olmak gerçekten suç mu? Tabiki değil. İnsan olabilmek bir meziyet. Meziyet ise şu: Duygularımızı mantığımızın süzgecinden geçirerek kontrol altına alabilme yetisi.

Aşk, mantık ve duygunun en çok çatıştığı olgulardan biri. Nuri ve Nedret' in yaşadıkları da böyle bir şey. " Vadideki Zambak " ta Felix ile Natalie de böyle değil mi?

Bu çatışmada mantığın galip gelmesi insanı doğruya götürürken, duyguların galip gelmesi zaman zaman felaketle sonuçlanabiliyor. " Madam Emma Bovary de olduğu gibi.

Hayatı kendi kendimizle uyum içinde yaşamalıyız ki, " Lunapark Kapanmasın. "

İyi okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında güzel bir cümle var ; dünya'nın kaderini kendine dert edinmiş insanların...

İşte ben o insanlardan biri olarak, kitabın neredeyse bütün satırlarının altını çizerek okudum. 

Carlo Petrini; yazar, gastronom, sosyolog ve aktivist. Stefano Mancuso; botanikçi, akademisyen ve deneme yazarı. Yazarlar kendi uzmanlık dalları olan, gastronomi ve botanik bilimleri  konuları içinde kalarak, biyoçeşitlilik ve doğa etiği etrafında sohbet ediyorlar. Bitkilerin karmaşık ve gelişmiş canlı organizmalar olduğunu, insan yaşamını, iyi, temiz, adil gıdayı  ve tarımı korumayı savunuyorlar.
Daha çok üretmek değil, daha nitelikli üretmek, vahşi olmak yerine doğa dostu olmak gerektiğini vurguluyorlar .
Okumakta fayda var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kendine has sakin ve durgun üslubu diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da akıcılığı etkilemiş. Okumak yorucu olmakla birlikte olay kurgusunun alt metinlerindeki mesajların doyuruculuğu benim için tatmin edici düzeyde. Özellikle insan iletişimindeki öznellikten kaynaklı zorluğun kitaptaki doktorun telkinlerinin kahramanımız nezdinde bulduğu karşılık ile somutlaştırılması, “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” sözüne vücut buldurması çok başarılı bir detay.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Resimli Cumhuriyet Din Kitabı, hem hacmi hem de başlık seçimi gibi nedenlerden ilk bakışta zorlayıcı gibi görünse de, aslında üniversite düzeyindeki veya biraz daha yüksek seviyedeki herkes için anlaşılır bir dilde yazılmıştır. Kitap, yakın tarihimizde gerçekleşmiş olayları ele almasıyla beraber, içerdiği konular hâlâ
güncelliğini ve önemini korumaktadır. Zengin görsellerle ve gazete kupürleriyle donatılmış bu eser, okuyucuları âdeta bir zaman yolculuğuna çıkarırken, bu malzemelerin de eserin kolay okunurluğuna katkıda bulunduğunu düşünüyorum ama başlık seçiminde farklı bir tercihte bulunabilir miydi, diye sormadan
edemiyorum. Çünkü kitabın, gerek ismiyle gerek hacmiyle kalın bir ansiklopedi havası olduğunu söyleyebilirim. Sonuç olarak Resimli Cumhuriyet Din Kitabı, Cumhuriyetin 100. yılına yakışır, geçtiğimiz
yüzyılda din-devlet ilişkilerine dair çok kapsamlı, muhteşem bir eserdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin ilk kitabına göre daha sürükleyici ve daha iyi kurgulanmış.
Başından beri tahmin ettiğim "katil kim?" cevabımı dört kez değiştirmem gerekti, olayı anlıyorsunuz ama kimin yaptığını çok güzel saklamış Kiremitçi.

Asla sıkmayan, gereksiz detaylara boğmayan , günlük hayatın akışını da bir çırpıda gözden geçirebileceğiniz, ben de böyle düşünüyordum sorgulamasına sokarak yalnız olmadığınızı hissettiren güzel bir kitaptı.

Baş komiser Perihan Uygur gibi sıra dışı bir kahraman, ancak Tuna Kiremitçi'nin kalemine yakışır zaten. Kadın olmanın ve kadınlara tanınan yaşam/iş/ev/aile haklarının bu kadar incelikli işlenmesi etkileyiciydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çeviriyle mi alakalı bilmiyorum ama özellikle ilk sayfalarda çok zorlandım. Yine de sabırla devam ettim ancak bu sefer de sonradan kurguya dahil olan karakterin çokluğu başka bir yük bindirdi bana. Ve böyle olunca da zihinsel yorgunluk kaçınılmaz bir hâle geldi. Michael Connelly gibi çok başarılı bir yazarın kitabını bu denli eleştirmek bana doğru gelmiyor fakat ilk sayfalar cidden çok yorucuydu. Örneğin, " Sinyal boğucu", "Bedenini bedenime fırlattı", "Yumruğuyla kendi elimi çeneme gömdü" gibi bir türlü anlam veremediğim cümleler vardı. Bu kadar eleştiri yeter. Gelelim kitabın olumlu yönlerine...
Kitap adalet sistemi üzerine düşündürücü sorgulamalarıyla dikkat çekiyor.Duruşmalar, tanık sorgulamaları ve avukatlık taktikleri çok başarılı bir şekilde kaleme alınmış. Ayrıca adalet sistemine yönelik eleştiriler ve mahkeme salonun betimlenmesi takdire şayandı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çıkar çıkmaz nasılsa haberdar olmuş ve yutarcasına okumuştum. Yazarı New Yorker'daki yazılarından, komik şiirlerinden biliyoruz. Yorum yazmayı unutmuş, haksızlık etmişim. Bu roman Amerikan reklam dünyasının nefis bir hicvi. Ülkemizde reklamcılık işlerine bulaşmışların ve hala içinde olanların çok çok iyi anlayacağı, mizahperverlerin haftalık mizah dozunu ziyadesiyle alabileceği şahane bir kitap. Fıkra gibi sahneler, kahkaha attıran aforizmalar bolca bulunuyor. John Kenney önemli bir mizahçı, keşke her kitabı çevrilip yayımlansa. Garaj Yayınları'na teşekkürü borç bilir, maceralarında gayretler dilerim. Bu vesileyle yazarın aşırı komik "Aşk Şiirleri" kitap serisinin de basılmasını umduğumu eklemek isterim. Zaten umut neydi? Umut centilmenin standardıydı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yıllarını yaptığı yanlış bir evlilikle geçiren bir adamın hayatının fırsatını ele geçirdiği bir zamanda ölüm gerçeğiyle yüzleşmesi üzerine kurulmuş mükemmel bir kurguya sahip bir kitap.

Romanın içinde bilim de var felsefe de var.

Ölümü ve yaşamı bilimsel verilerle öğrenirken bir taraftan da düşünmeye yönlenecek, kurgunun ilgi çekiciliği, cümlelerin akıcılığı ile kitabın nasıl bittiğini anlamayacaksınız. Olayların ve diyalogların arasına bilgiler öyle güzel serpilmiş ki farkına varmadan pek çok bilgi öğreniyorsunuz.
Arka kapakta yazanlar sanki yalnızca ölümden bahsediliyor gibi bir izlenim oluştursa da aslında ölüme ve yaşama farklı gözlerle bakmayı öğreniyorsunuz
Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  20
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elif Erdoğan son kitabı Boşluğun Üst Katı'nda bir başka türe adımını atmış. Kitapta gördüğümüz kuvvetli bir yas anlatısı. Elbette yine metnin dili yazarın o duygulu anlatımının bir devamı. Bu sefer, öykülerinde zaman zaman kullandığı manzum formda yazım şeklini görüyoruz. Eserdeki tüm metinler böyle kaleme alınmış. Kitap üç ayrı bölümde kurgulanmış. Tamamı, anlatıcının yaşadığı yasın aşamalarını gösteriyor. İlk bölümdeki metinler onarlı olarak birbirini tamamlıyor. Bir anlatıcıdan, bir de italik yazımla onun sevgilisinden metinler okuyoruz. Diğer bölümlerdeyse ölüm sonrası gelişen yasın tezahürlerine şahit oluyoruz. İyileşme çabasını, iyileşememeyi ve boşluk duygusunu. Özellikle boşluk metaforu kitaba ismini vermesiyle de birlikte eserde önemli bir yeri kaplıyor. Yazar, öykülerinin çoğunda kullandığı anlatım dilini yasın getirdiği güçlü duyguyla birleştirip özel bir anlatı ortaya çıkarmış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir