Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle kitabın kompakt bir bilgi kaynağı olduğunu düşünüyorum. Fromm kitabı dört bölüme ayırmış. İlk bölümde itaatsizliğin aslında özgürleşmeni kaynağı ve insanca gereklilik olduğundan bahseder. Otoriteye olan itaatin insanlığın gelişimini engellediğini söyler. Zira yazarın dediğine göre tarihte her büyük ilerleme, otoriteye karşı bir tür başkaldırıyla başlamıştır. Bu yüzden itaatsizlik bir “ahlaki sorun” değil, tam tersine ahlaki bir zorunluluk olabilir. Otoriteyi ikiye ayırır rasyonel ve irrasyonel olmak üzere. Rasyonel olan bilgi ve uzmanlığa dayanırken irrasyonel olan güce ve korkuya dayanır. 2. bölümde mutlak otorite ve iman kavramlarına değinilmiştir. 3. bölüm, ideal devletin ve kurumların nasıl olması gerektiği üzerine. 4. bölüm ise bir ders niteliğinde olup yazar kendi deneyimlerini ve bilgilerini aktarmış. Fromm‘u çok beğenerek okuyorum ve bunun başlıca sebeplerinden birisi de anlaşılır olması.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hegel’in felsefi anlamda ziplenmiş kitabı. Kitap düşünür ışık olmuş, kimi zaman eleştirilmiş kimi zaman karşıt cevaplar verilmiş. Ancak sanat tarihinin temellerini attığı bir gerçek. Açıkçası bana okuması zor geldi çünkü ilk kez Hegel ve bu konu üzerine felsefi bir kitap okuyorum. Hegel kitabı üç bölüm altında ele almış; birincisi estetik ve güzel sanat, ikincisi doğa güzelliği, üçüncüsü romantik sanat ve modernlik. Hegel’e göre sanat İdea’nın duyusal görünümü olarak ortaya çıkıyor. Bunları ise çeşitli sanat dallarını açıklayarak yazmış. Derinlik, içsel duyunun dışa vurumu, ifade biçimleri zaman geçtikçe tarihsel süreçte azalıyor bu da sanatı bir nevi bitiriyor diyor Hegel. Bu ifadeyi katılıyorum ancak hiçbir bilgi birikimimle değil sadece kendi gözlemimle. Sanki eski kitaplar, eski filmler daha derin eski müzikler ya da resimlerse daha dokunaklı gibi geliyor. Benim için zor bir okumaydı ancak bu alana ilgisi olanlar için güzel kısaltılmış bir kitap denebilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aslında uyarmakta fayda var, bu bir okul öncesi kitap değil. Tabii okunabilir ama öyle olacaksa birkaç gün sürer. Bu aslında iyi okuyan birinci sınıfların, ardından ikinci sınıfların kalemine göre bir kitap daha çok. İşe geç kaldığını fark eden bir karıncanın koşuşturma halinde etrafına bakmazken bir ayıya toslamasıyla kendinden geçmesi üzerine hikâye başlıyor. Ayıyla karınca çok farklı iki karakter elbette, normalde arkadaş olmaları olasılık dahilinde değil belki ama bu olay ikisinin de hayatını değiştiriyor. Kurgu harika diyemesem de yazarın üslupta yer verdiği benzetmeler, empati ve vicdan konusunu irdelemesi, karıncanın sadece çalışmaktan ibaret olan yaşamını okurun bam telinde hissettirmesi çok çok başarılı. Bu kitapta mucizevi bir olay yok belki ama hayatın o adlandırmakta zorlandığımız kadersel gücü var ve oldukça gerçekçi ve doğal bir yönden yansıtılmış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle tarihi roman olduğunu belirtmem gerek. Kitap II. Göktürk Devleti'nin İlteriş Kağan'ın ölümünün ardından oğullarının ülkeyi yönetiş ve nasıl idare ettiklerini okuyorsunuz. Tabi bunları Maycan'ın evlat edindiği Temir'in gözünden okuyoruz. Tabi kitabı okurken akademik bir dille yazılmamış aksine en yalın şekilde yazılmış. Kitapta bazı kelimeleri (il, boy, budun, uçmağ vb) okumakta, anlamakta zorlanabilirsiniz ama yine bu kelimelere birçok kişinin aşinalığı vardır diye düşünüyorum.

Türk töresini ve Türk'ün savaşçılığını görebileceğiniz bir romandır Türk adını unutma. Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Sayın Ferhat Arman'a da böyle bir roman yazdığı için ayrıca teşekkür ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
...neydi bir insan yüzü? Her şey neydi?
Sineklerin Tanrısı, William Golding'in 1954 tarihli, dünya çapında bir İngiliz edebiyat klasiği olarak kabul edilen ve birçok dile çevrilen romanı. Hikaye, bir uçak kazasının ardından ıssız bir adada mahsur kalan bir grup çocuğun etrafında dönüyor. Hepsi erkek olan çocuklar, kurtarılmayı beklerken hayatta kalmak için örgütlenip bir toplum kurmaya çalışırlar. Ancak zaman ilerledikçe, çocukların medeniyeti ve ahlak anlayışları çözülmeye ve bozulmaya başlar. Gruplar oluşur ve aralarında nihayetinde ölümcül sonuçlar doğuran çatışmalar çıkar. Roman, iyi ve kötü arasındaki çatışma, insan doğası, ahlak ve toplumun insan davranışlarını kontrol etmedeki rolü gibi temaları ele alır. Bir macera öyküsü olarak başlayan eser, kısa sürede güç, şiddet, zulüm ve medeniyetin kırılganlığı üzerine sürükleyici bir psikolojik incelemeye dönüşüyor. İnsan doğasının hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceğini görmek hem ilham verici hem de ürkütücü. Yazar, insanlığın en temel içgüdülerinin, sosyal yapılar ve dış denetim ortadan kalktığında nasıl ortaya çıktığını ustalıkla gösteriyor. Çocukların masumiyetten vahşete doğru evrimi gerçekten rahatsız edici.

Medeniyetin yok oluşundan sonra kaosun ne kadar çabuk ortaya çıkabileceğine dair gerçekten büyüleyici bir bakış açısı sunuyor. Akılda kalıcı ve iyi işlenmiş karakterler aracılığıyla roman, bizi iyilik ve kötülüğün gerçek anlamı ve bu kavramların bağlam ve koşullara göre nasıl değişebileceği üzerine düşünmeye davet ediyor. Ve bunların genç çocuklar olduğu düşünüldüğünde, durum daha da korkutucu hale geliyor. Psikolojik incelemesinin ötesinde, eser anlatım ve üslup açısından da olağanüstü bir şekilde kurgulanmış. Golding'in üslubu açık, sade ve etkileyici olup, okuyucunun anlatılan adada yaşadığını düşünmesini sağlıyor. Dahası, bu grup bireylerin eylemleri aracılığıyla ne yazık ki gergin bir atmosfer yaratıyor.

Sonuç olarak, tematik derinliği ve insan doğasının karmaşıklıklarını keşfetme becerisi sayesinde zaman içinde kalıcılığını sürdüren edebi bir eser. Konusuyla insanlığın karanlık yönleriyle yüzleşmeye davet ederken, sürükleyici ve unutulmaz bir edebi deneyim yaşıyorsunuz. İnsanlık hali, iyilik, kötülük ve güç üzerine derinlemesine düşünmek isteyenler için olmazsa olmaz bir okuma. Karmaşık ve derin temalarının onu zorlu ve hatta zaman zaman yoğun bir okuma haline getirebileceği doğru olsa da, verdiği dersler onu okumaya ayırdığınız zamana fazlasıyla değer.

"Eğer bir yüz, üstten ya da alttan ışık aldığına göre değişiyorsa, neydi bir insan yüzü? Her şey neydi?"
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Büke, romanı birkaç yılda yazmış ve Osmanlı'daki toprak düzeni meselesine yaklaşık 3-4 ay çalışmış. Osmanlı toprak meselesi dışında, Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'yi, sınıf gözünden anlatan bir eser. Milli Mücadele döneminde yoksul ve emekçi halk, mücadelenin asıl merkez konumundayken nasıl oldu da işbirlikçi zengin toprak ağaları bu merkezi ele geçirebildi. Kitapta Antonio Gramsci’nin meşhur "Eski dünya ölüyor ve yeni dünya doğmak için mücadele ediyor" sözüne bir gönderme olarak “Ehtiyar kün öldü, bala kün doğamadı” sözü yer alıyor. Böylece Büke, Gramsci'ye bir selam yolluyor. Kahramanlık anlatısı olmadan, bu toprakların hikayesini Batı Anadolu-Ege özelinde Anadolu'da dünden bugüne sınıfsal farklılıkları, ezilen köylüleri, Ege'deki işbirlikçileri gözardı etmeden yazılan bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  15
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mihail Lermontov ile birlikte Rus Edebiyatının en önemli iki edebiyatçısı arasında gösterilen Alexandr Sergeyeviç Puşkin, modern Rus Edebiyatının kurucusu olarak nitelendirilir. Edebiyat dehası olan Puşkin’den okuduğum ilk roman ki kendisinin de en bilindik romanı. Aşk, fedakarlık, sadakat, şeref, savaş gibi evrensel tüm temaları barındıran bir içeriğe sahip. Sayfa sayısı olarak az olmasına rağmen anlatım yoğunluğu olarak çok dolu ve bir o kadar akıcı kitap. Oldukça yalın bir dille yazıldığı için nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Hatta Rus edebiyatına giriş yapmak için başlangıç kitabı olarak bile görülebilir. Her bölümün başında atasözlerinden veya halk türkülerinden o bölümü özetleyecek kıssadan hisselere yer verilerek, okuyucunun dikkatini çekmeyi başarabiliyor. Ayrıca yaşanan gerçek bir hikayeden alındığı için de çok etkilenip o duyguları yoğun biçimde içselleştirdim. Tolstoy, okuduğum en iyi üç roman listesine kesinlikle alabilirim bu kitabı. Nefis...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kapağını tesadüfen gördüğümde "Türkçe Sözlü Hafif Beddua" ismi ilgimi çekti. Bu ismi düşünen bir yazardan kötü bir kitap çıkmaz önyargısıyla ve merakıyla kitabı sipariş verdim ve haklı çıktım :)
Kitap erkek bir yazarın kaleminden çıkmasına karşın, kadınlarla iyi bir empati kurularak yazılmış. Adıyla müsemma, Türkiye'de yaşayan çeşitli kadın hikayelerine odaklanıyor. Kadınların yaşamak zorunda kaldıkları erkek dünyasındaki zorluklar, yılgınlıklar, üzüntüler ve umutlar gerçekçi ve yer yer komik bir anlatımla sunulmuş. Anlatımı çok yalın, kurgusu güzel. Okurken, oyunlar zihninizde oynayacak kadar keyif veriyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hollanda’da yaşamını sürdüren çevirmen Hasan Türksel’in ilk kitabı oldukça başarılı. Otobiyografik öğeler taşıdığını düşündüğüm bu roman, içine ustaca yerleştirilen denemeler ile ilginç bir kurguya sahip. Roman kahramanı Otto, zamanda seğirtmeler yaparak anne, baba, eş gibi hayatındaki kişileri romanına konuk ediyor. W. G. Sebald hayranı bir yazar ne yazarsa okurum, bu kitapta Sebald’la karşılaşmam ayrı bir keyif kattı okumama. Artık ikinci kitabını bekleyeceğiz, tıpkı Armağan Ekici’yi beklediğimiz gibi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın üslubu güzeldi. hikayeler zevkliydi duygusaldı. 11 yaşın yanı sıra 9 yaş 10 yaş için gayet uygun. hatta bu kitabı 7 ve 8 yaşlarındaki çocuklar da okuyabilir sadece bu tarz şeylerde hassas olan çocuklar okumasa daha iyi olur. yazarın İlk çocuk kitabı ve tek çocuk kitabı galiba. kitaptaki resimler çok güzel. resimlerde kendini büyük göstermiş diğer resimleri ise küçük göstermiş fakat bunu bencillik olarak yapmamış. yani resimleri beni çok etkiledi. hikayenin içeriğinde birazcık ölümle ilgili olsa da gayet iyi. fakat bazıları 5-6-7 yaşa almış. kesinlikle uygun değil. 9 10 11 yaş için gayet uygun zaten kitabın arkasında da yazıyor. kitabın yazımına gelirsek samimi bir dille yazılmış. kısa sürede biter. ama uzun süre etkisi kalır. herkese tavsiye ederim. her evde bulunması gerekir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir