Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Niyet ile yaşam arasında hazırlanan bu kitap akademik eğitim kitaplarının bilindik çerçevesinden sıyrılarak kitabın içeriğinde de bahsedildiği gibi öğretmene eğitim ve öğretim açısından yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitap bir tez çalışması üzerinden hazırlanmış ve yazarların kullandığı dil öğretmen olmayan her okurun da rahatlıkla okuyup üzerine kafa yoracağı şekilde ele alınmış. Eğitimle ilgilenen tüm okurların en az bir kere bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle öğretmenlik mesleğinde emekleyen meslektaşlarıma şiddetle tavsiye ederim. Yazarların emeğine sağlık. İstifade edeni bol olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sema Soykan, Kıbrıs’ı acının, ayrılığın, direncin ve yarım kalmış hayatların hafızası olarak anlatıyor. Yaşanan göçler, kayıplar, işkenceler, parçalanan aileler ve savaşın insanın hayatında açtığı onarılmaz yaralar, burada birkaç cümleyle geçiştirilemeyecek kadar ağır. Sema Soykan'ın başarısı da burada. Yaşanmışlıkları kuru bilgiler olmaktan çıkarıp insanın içine dokunan hikayelere dönüştürmesi. Bazı sayfalarda öfkelendim, bazılarında boğazım düğümlendi. En çok da bunları nasıl bilmiyordum? diye düşündüm. Bir annenin bekleyişi, bir çocuğun korkusu, evinden koparılmış insanların çaresizliği.. Hepsi sayfalardan çıkıp insanın karşısına dikiliyor. Üstelik Belki ciddi anlamda bilgi yüklü bir roman. Uzun araştırmalarla ortaya çıkarılmış tarihi gerçekler, belgeler ve ayrıntılar kurgunun içine öyle doğal yerleştirilmiş ki çok şey öğreniyorsunuz.

Meğer bazı yaralar geçmişte kalmıyormuş. Biz onlara bakmayı bıraktığımız için görünmez oluyormuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap harika bir distopik öyküyle başlıyor. Başlangıç böyle olunca devamının da bu şekilde olacağını düşünüyorsunuz ama yazar okuru ters köşeye yatırıyor.

Başlangıç öyküsü dünyada sahiplerinden kopup gelen, küskün eşyalar veya organların kaçtığı gezegenden bahsediyor 10 sayfa. Öykünün baş aktörleri mavi bir göz ile sağ kol.Bu enfes kitap, iç içe geçmiş, çoğunlukla "ben anlatıcı" dilinden anlatılan ve iç diyalog tekniğiyle yazılmış öykülerden oluşuyor.Bu kitap bir roman mı yoksa hikaye kitabı mı tam olarak karar veremesem de daha çok romana yakın bir eser.Her hikaye son bölümüyle ilk öyküye bağlanıyor roman boyunca.

Hikayeler kadın-erkek ilişkileri, kırılmış kalpler, yitip giden hayaller ve özellikle de toplumsal-siyasal olaylarla ilgili sağlam göndermelerle bezeli metinlere sahip. Anlatım, özellikle iç diyalog yönteminin kullanılmasıyla da birlikte duru, akıcı ve okuru kesinlikle sıkmıyor. Çok hüzünlü konuları bile okurun canını çok acıtmadan anlatan bir yazım tarzı var yazarın.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Övgülere dayanarak aldığım bir kitaptı ama açıkçası anlatım dili ve belki de konuya olan yabancılığım, okurken odaklanmamı epey zorlaştırdı. Kitap, 80’lerin Güney Afrika’sında, siyahilere yönelik ırkçılığın resmileştiği Apartheid rejimi döneminde geçiyor.

Yazar, fikren özgürlükçü ve ırkçılık karşıtı olsa da adeta bir fanusta büyüdüğü için ırkçılığın gerçek şiddetinin tam olarak farkında olamayan, kanser hastası emekli bir Latince profesörünün ağzından anlatıyor hikâyeyi. Kitap, baş karakter olan kadının uzakta yaşayan kızına yazdığı uzun bir mektuptan oluşuyor. Bol bol yakınmaları, annelik üzerine düşünceleri ve çevresindeki insanlar aracılığıyla yeni yeni tanıklık etmeye başladığı ırkçılığın dehşeti üzerinden ilerliyor.

Belki anlatım biçimi ve konuya olan mesafemden kaynaklanıyor ama benim için övgülerin yarattığı beklentiyi tam olarak karşılayamadı. Yine de bu tür anlatımları seven ve dönemin Güney Afrika’sına ilgi duyanlar için çok daha keyifli bir okuma olabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın tarih boyunca tekrar eden savaş hastalığına bu kadar muhteşem yaklaşması beni cezbetti. Aslına bakılırsa şimdiye kadar olan bütün savaşların temelinde bir hayali düşman yaratma hastalığı vardır. Bu kitap aslında en büyük düşmanın kendi içimizde karşı koyamadığımız kimi zaman ön yargı kimi zaman da daha güçlü olmak, daha fazla kazanmak için bilinçsiz bir bilinçlilikle kurduğumuz o açlık, o savaşma isteği olduğunu sertçe yüzümüze çarpıyor. Burada sevgili Emin Alper'in Tepenin Ardı adlı filmine değinmeden edemeyeceğim. Kitapta da filmde de en sonunda anlıyoruz ki aslında canhıraş bir şekilde aradığımız o düşman kendi içimizdeki 'işgalci' ve 'barbardan' başkası değil. Kitabın başka bir başarısı da insan özünün en karanlık tarafında sürekli çatışan iyi ile kötünün savaşını da gösterebilmesi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Unutulmazlar 1'de olduğu gibi yine sıradan insanların sıra dışı öyküleri. Benim gibi Toulme hayranlarındansanız tabii ki mutlaka alınıp okunası. Özellikle son hikaye Ukrayna'daki savaşı anlatan hikaye oldukça çarpıcı. Aslında kitaptaki hikayelerin hemen hepsi birer film konusu olabilecek kadar derinlikli, Toulme ise tıpkı Unutulmazlar 1'deki gibi siz tam hikayenin içine çekilmişken bitiriyor hikayelerini ve bunu bilerek yapıyor sanırım, ki siz orada boğazınızda koca bir düğümle kala kalın. Ben her bir hikayeyi okuduktan sonra ara verdim, düşündüm, şu insan denen mahluk ne acayip şeyler yaşıyor ve yaşatıyor. Tavsiye olunur...
Desen Yayınları da gerçekten harika işlere imza atmayı sürdürüyor, kutlamak lazım memleket adına.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısacık bir kitap bazen öyle şeyler anlatır ki, insanın yüreğini dağlar. Sayfalar arasında başlayan o umuda yolculuk, çoğu zaman çaresizliğin acısını en derinlerde hissettiren sert bir gerçeklikle yüzleştirir bizi.

Özellikle Ortadoğu’da kaderin değişmek bilmez çarkı, nesiller boyunca aynı acıyı üretmeye devam eder. Ancak işin en acı yanı, kimsenin bu gidişatın nedenini sorgulamaya cesaret edememesidir; çünkü buna asla izin verilmez.

Bu coğrafyada adaletsizliğe baş kaldıranlar anında "asi" ilan edilirken, sistemi yönetenler yalnızca kendi çıkarlarının peşindedir. Oysa unutulan bir gerçek vardır: akıl ve düşünce, insanı insan yapan, diğer canlılardan ayıran en temel özelliktir.

Ne yazık ki bu topraklarda cehalet, eğitimsizlikle hep kol kola gezer. Sorgulamayan, düşünmeyen ve aklını özgürce kullanamayan kitleler yaratıldıkça, ne umuda yapılan yolculuklar son bulur ne de yürekleri dağlayan o hikâyeler diner.

Çok sevdim…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mark Twain'in altı öyküsüne yer verilen kitapta ilk öykü, kitaba adını veren Adem ile Havva'nın Güncesi. Hikaye, ilk kadın ve erkeğin günlüğünü mizahi bir dille kaleme alışı ve mizahi bir dille İncil'deki olayların anlatımına dayanıyor. Bu hikayede Twain, din öğretisini sorgularken, okura kadın erkek eşitliğine dair düşündürücü ve bir o kadar da eğlenceli bir okuma sunuyor. Havva hayvanları isimlendiriyor, ateşi buluyor bu arada kaprislerini de yapıyor. Adem korkuyor bu yaratıkdan lakin Havva'dan öğreneceği çok sey vardır.
Kitapta yer alan diğer öyküler ; " Çalınan Beyaz Fil," "Milyonluk Banknot," "Calevers'in Meşhur Zıp Zıp Kurbağası", "Bir Köpeğin Hikayesi," ve "Sağ mı Ölü mü"
Bu hikayelerden beni en çok etkileyeni zekice bir kurgu olan" Milyonluk Banknot" ve ruhuma isleyen ve insanlık vicdanımı sorgulatan "Bir Köpeğin Hikayesi."
Keyifle okunacak 117 sayfalık bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskender Pala’yı ben en çok OD, Efsane, Mihmandar eserlerine yakıştırıyorum. İtiraf, Aşk Hikâyesi, Surname gibi macera-gizem türündeki kitaplarında ise aynı başarıyı bulamıyordum. Ancak Soygun ile farklıydı.Kitabın başında Tarık Tufan’ın inceleyen olarak adının geçmesi etkili olmuştur bekli de.
Olayların işleyişi ve merak unsuru oldukça başarılı. Saraydaki soygun üzerinden ilerleyen hikâye, içerideki ve dışarıdaki düşmanların entrikalarla bir dönemi nasıl kuşattığını da gösteriyor. Döneme ilişkin bilgilerin kurguya yedirilmesi kitabı zenginleştirirken, karakterlerin özellikleri de Osmanlı döneminin ruhunu başarıyla yansıtıyor.

Pala’nın dönem diline hâkimiyeti ise kitabın en güçlü yanlarından. Bazı yazarlar birkaç eski kelime kullanılarak dönem diliyle yazdık diyorlar birde. Pala, macera türünü güçlü dili ve edebî birikimiyle birleştirmiş. Bu kez polisiye-macera türünde gerçekten zoru başarmış; ortaya hem sürükleyici hem de edebî açıdan tatmin edici bir eser çıkmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı tarih yazıcılığının erken ve özgün damarlarından birine dokunmak isteyenler için Tevarih-i Al-i Osman eşsiz bir durak. Muhyiddin Mehmed Cemali’nin derlediği bu eser yalnızca tarihî bir metin değil; Osmanlı’nın kendi kimliğini inşa ettiği dönemin zihniyetini yansıtan önemli bir kaynak.

Kitapta beni en çok etkileyen nokta, ulema tarihçiliğinden farklı olarak halkın tarih dinleme ihtiyacına da seslenen anlatıcı tonu oldu. Devletin kuruluşundan XVI. yüzyılın ortalarına uzanan yaklaşık iki buçuk asırlık serüven, kuru bir kronolojiden çıkıp Osmanlı’nın kendini tanımlama çabasına dönüşüyor.

Eserin Avrupa’da erken dönemde Almanca ve Latinceye çevrilmiş olması da dikkat çekici. Bu yönüyle Osmanlı’nın Avrupa’daki erken tarih anlatılarından biri olarak da önem taşıyor.

Tarih meraklıları için bir zaman kapsülü, akademik çalışma yapanlar için değerli bir başvuru kaynağı. Tarihi yüzeysel bilgilerden öteye taşıyıp ilk kaynaklara yaklaşmak isteyen herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir