Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Bu kitabı daha önce neden okumadım?” dediğim kitaplardan biri oldu. Duygu Asena, ülkemizde kadının yerini ve yaşadıklarını oldukça yalın ama etkili bir dille anlatmış. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan sevgisizlik, mahalle baskısı, çocuk/genç demeden maruz kalınan cinsel tacizler ve kız çocuklarının yalnızca “birinin karısı” ya da “birinin annesi” olarak yetiştirilmesi ne yazık ki birçok kadının ortak hikâyesi.
Kadının iş hayatına atıldıktan sonra yaşadıkları da çok farklı değil; aynı pozisyonda olsalar bile kadınların kendilerini kabul ettirebilmek için daha fazla çaba göstermesi gerekiyor. Üstelik ev, çocuk ve toplum baskısı gibi yükler de çoğunlukla onların omzuna bırakılıyor.
Benim çok gerçekçi bulduğum ve okurken gerçekten üzüldüğüm bir kitap oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok başarılı bir roman. Roman ama güncel Türkiye tarihinin yakın zaman yansımalarını içerdiği için kurgu ve gerçek iç içe geçmiş durumda. Yakın siyasi tarihin bir cinayet soruşturmasıyla nasıl aydınlandığına şahit olacaksınız. Devlet organlarının başındaki kişilerin hangi güç odaklarının kuklası olduklarını ve aslında neye hizmet ettiklerini kendilerinin bile tam olarak bilmediği, kimseye güvenilemeyen, at izinin it izine karıştığı bir ortamda Çavlan komiser ve ekibinin yanında 4 günlük bir maceraya atılacaksınız. Araştırmacı gazeteciliğinin yanında Timur Soykan’ın edebiyat kasının da epey güçlü olduğunun bir kanıtı bu kitap. Diğer romanı olan “İblis’i Öldür”e başlamak için sabırsızlanıyorum. Kesinlikle polisiye severlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ödül alan bir hikâye olduğu için aldım, okudum. Ancak beğendiğimi söyleyeceğim. Beğeniden de ziyade öğrencilerime de çocuklarıma da tavsiye etmem. Zira kurgu bir yalan üzerine kurulu. Her ne sebeple olursa olsun ilkokul düzeyinde bir kitap yalanı eğlenceli hâle getirmemeli. Kitabın sonunda üstelik bu yalanı düzeltme, pişmanlık, ders alma, özür dileme falan da yok. Durum kendiliğinden düzeliyor, yoluna giriyor. Bunu okuyan bir çocuk yalan söylese de bir şekilde işlerin yoluna gireceğini düşünür. Değer desen değer yok. Bilemiyorum, nasıl olur da birincilik alır. Bir de üstüne yazarın Gülce kitabın instagram hesabındaki yayınına denk geldim. Küçük yalanları herkes söyler, ben de söylüyorum dediği yerden sonra kapattım yayını. Yolu açık olsun, ne diyeyim.
Yanıtla
2
3
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kendisi kısacık etkisi kocamandı.
hem okurken hem de bitince bir süre etkisinden çıkamadığım durup durup düşündüğüm bir süreç oldu.
hayatı yaşamı insanları yaptıklarımızı yapamadıklarımızı kendimizi kısaca yaşamı sorgulatan enfes bir kitap.
yaşam denen bu süreçte biraz durup düşünmek lazım biz kimiz neyi niçin yaparız yaptıklarımız ve yaşadıklarımız gerçekten isteğimiz mi yoksa sadece takdir almak uğruna eylemler mi.
akıp giden ömürde neyi kendimiz sevdiğimiz istediğimiz için yapmışız durup bir kez olsun.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
aşırı kaliteli bir yüksek fantastik kitap erikson döktürmüş maşallah ama bir eksiği var çok pahalı yani türkiyede bir okurun bir kitaba 600 tl vermesi çok
900 sayfa kitap oldugu icin evet belki diyebilirsiniz ama monte cristo kontu 1400 sayfa ve 400 tl bilmem anlatabildim mi sevgili ithaki yayınlari yetkilileri lütfen malazan serisine kalici olarak bir indirim yapın yoksa benim gibi bazı okurlarin bu seriyi toplaması uzun bir süre alacaktır .İthaki yayinlarini baski ve çeviri kalitesinden dolayi seviyorum ama cidden çok pahali ya düşük ve orta bütçeli okuyucuya uygun fiyatlandirma yaparsaniz çok sevinirim . Bazı okurlar web den kitap okumayi yeğleyebilir ama muhakkak benim gibi elinde fiziksel kitap olmasını seven kitapligindaki kitaplara bakınca ben bunu okumuştum hikayesi buydu diyen kitabın kokusunu seven okurlar vardır fiziksel kitap almayı seven okurlar için lütfen kalici süreli indirimler ve okur dostu fiyatlandirmalar yapın .Herkese iyi okumalar
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel bir kitap. Ama biraz değişik. İlgi çekici bir kitap. Eğer çocuğunuz kitap okumayı seviyorsa bu kitabı zamanı olduğunda oturduğunda bitiri verir kitabı. Ömür törpüleme mühendisleri , Sevinç’le arkadaşlıkları, eskici ümitsular, Rıza beyin ç harfinden kurtulmasını istemesi, değişik desinin sayısız hayatı ve çamaşır makinesinin 70. yaş doğum gününü Ali’nin ç harfi değiştirebilir mi? Bunları kitabı okuyunca anlayacaksınız. Size güzel okumalar dilerim, Behiç AK yazarımıza da güzel kitaplar yazma dileğiyle yorumu size sunuyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle şunu söylemeliyim; okuduğum kitap gerçekten tam bir duygu seli. Süeda’yı okurken insan ister istemez o kasabanın puslu havasını ve köşkün o ağır, tozlu kokusunu burnunda hissediyor. Süeda karakteri o kadar bizden ama bir o kadar da yabancı ki... Dışarıya gülücükler saçarken içindeki o güç hırsı ve “annem gibi olmayacağım” inadı, aslında hepimizin hayatın zorluklarına karşı ördüğü o savunma duvarlarını hatırlatıyor.
Hele o Kahraman... Başta “acaba aşk onu iyileştirir mi?” diye umutlanırken, takıntısının nefrete dönüşüp Boranali gibi saf bir ruhu hayattan koparması beni gerçekten sarstı. Yazarın finalde attığı o “kurgu mu gerçek mi?” pası ise bence kitabın en vurucu yeri. Kısacası sevginin bazen kurtarmaya yetmediğini, aksine bazen en büyük yıkımlara sebep olabileceğini gösteren, okuduktan sonra insanı pencereden dışarı bakıp uzun uzun düşündüren bir eser olmuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu güzel kitabı bir öğretmen olarak okumak bana çok şey kazandırdı.Kitapta beş dakika kuralından bahsediyor. Hiç istemediğimiz bir ödev var. Ona sadece günde beş dakika zaman ayırsak ödevi zamanında teslim ederiz. Ayrıca bazen günde beş dakika oturunca belki bir saat ödev yaptığımız olur. Ayrıca bir de görev parçalama tekniğinden bahsediyor. Büyük projeleri küçük bölümlere ayırdığımızda kısım kısım proje yapılmış olur.
Cemil Bey başını onaylayarak salladı. “Çin'de bir atasözü vardır: ‘Bin millik bir yolculuk bile tek bir adımla başlar.’ Önemli olan o ilk adımı atmaktır. (50)
Nihal iç çekti. Daha önce Badem’in kum kabını hiç temizlememişti, tuhaf ve itici bir iş gibi geliyordu. Bir bahane bulup ertelemeyi düşündü, anne ve babası gelmeden hemen önce yapabilirdi. Ama sonra Emin’in sözleri aklına geldi: “Yarına bırakma, dün olsun.” Hemen ardından Cemil Bey'in sözleri: “İşleri ertelediğimizde onlar zihnimizin bir köşesinde durur ve bizi rahatsız eder.” (52)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zebercet karakteri edebiyatımızda anti-kahraman karakterlerin içinde en önemlilerinden biridir. On iki odalı Anayurt Oteli'nin katibi olan bu karakter, gecikmeli Ankara treniyle gelen kadının bir şekilde yaşamına dahil olmasıyla negatif manada bir değişim geçirir. Gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın, bu romanda lietmotiv olarak kullanılmış olup yazarın hayatında da ayrıca bir önem taşımaktadır. Kitabı yazdığı dönemde Serpil Gence ile olan ilişkisi çıkmaza giren Yusuf Atılgan, gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın karakterini sevgilisinden ilhamla yazmıştır. Ayrıca metin boyunca devam eden kasvetli havanın ana kaynağı da yazarın özel hayatında yaşadığı bu çalkantıdır.

Bu roman, ilerleyen kısımlarında kullanılan bilinç akışı tekniği, "leitmotiv"lere yer verilmesi ve ayrıca kitabın ana karakterinin bir anti-kahraman olması sebebiyle edebiyatımızda geç modernist-postmodernist dönemindeki eserlerin başında gelmektedir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Engin Geçtan “Hayat” isimli kitabında zamanın akışına ve hayatın hızına karşı tecrübelerinden ve mesleğinden damıttığı gözlemlerini bize aktarıyor kendine has naif üslubuyla. Yer yer sizi bir durup düşünmeye sevk ediyor. Her bölüm başka insanların sözleriyle başlıyor ve genellikle o çerçevede ilerliyor. İçinde bazen yazarın başka kitaplarından alıntılar, film önerileri, psikiyatr tecrübeleri yer almakta. Kimi bölümler birkaç sayfa kimi bölümler daha fazla olsa da aslında birbirlerinden farkları yok, hepsi vurucu otantikliğe sahip. Altını çizdiğim bana hitap eden yerlerin tamamını paylaşmam mümkün değil ancak insan okurken “Ben bu olgunluğa bu farkındalığa erişebilecek miyim?” düşüncesini elinden bırakamıyor. En azından benim dünyamda öyle oldu. Ülkemizden böylesi bir değer çıktığı için şanslıyız aslında.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir