Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugüne kadar onlarca farklı kitapta, onlarca farklı makalede ünlü muhaddislerin hayat hikayelerini okuduk. Buhari'yi, Müslim'i, Darimi'yi ve daha nicelerini... Hepsinde de aynı kanıya vardık, hadis ilmi için çok fazla çaba sarf eden ve arkalarında çok değerli eser bırakan İslam dini için bir mücevher olan kişilerdi hepsi. Her zaman kişiliklerini ve kalemlerini konuştuk. Kalemlerden çıkanların, çıktıkları günden bugüne nasıl geldiği, ne aşamalardan geçtiği, çıktığı zaman nasıl bir muamele gördüğü pek fazla mevzu bahis olmadı. Sezai Engin tamda bu eksikliğe bir cevap niteliğinde kaleme almış adeta bu eseri. Eser bir Buhari otobiyografisi değil, başlıkta da yer aldığı gibi "Buhari'nin Mirası" olan Sahih'in hikayesi. Sahih nasıl ortaya çıktı, kimler Sahih'e nasıl baktı, Sahih nasıl Kur'an'dan sonra ki en sahih kitap oldu? Bütün bu sorulara cevap veriyor satırlar. Bu sefer bir muhaddisin değil, bir kitabın hikayesi vurgulayıcı cümlelerle anlatılıyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  16
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Franz Kafka’nın Babaya Mektup’unu okurken ilk başlarda Hermann Kafka’ya oldukça kızdım. Özellikle çocuklukta yaşanan korkuların yıllar sonra bile insanın peşini bırakmaması beni etkiledi. Ancak sayfalar ilerledikçe düşüncelerim değişti. Kendi doğrularıyla oğlunu yetiştirmeye çalışan bir baba ve bu doğruların altında ezildiğini hisseden kırılgan bir oğul vardı karşımda.

Peki, insan hayatındaki bütün kararsızlıkların ve mutsuzlukların sorumluluğunu babasına yükleyebilir mi? Üstelik bu hikâyede babanın sesini hiç duymuyoruz.

Kafka’nın her düşüncesine katılmadım ama kendimi, kendi babalığımı sorgularken buldum.

Acaba benim doğru bildiklerim, oğlumun dünyasında nasıl bir karşılık buluyor?
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
M. Kürşat Şimşek, Kerkük'ün yakın tarihini 2003 sonrası gelişmelerden başlayarak farklı dönemler ve siyasi dönüşümler üzerinden ele alıyor.

Peşmerge varlığının Türkmen toplumu üzerindeki etkileri, güvenlik kaygıları, mülkiyet sorunları, siyasi temsil ve kültürel kimliğin korunması gibi konular oldukça kapsamlı bir şekilde işlenmiş.

Okurken en çok dikkatimi çeken nokta, Kerkük'ün yalnızca siyasi güçlerin mücadele ettiği bir coğrafya olmadığını; aynı zamanda farklı toplulukların geçmişlerini, kültürlerini ve aidiyetlerini korumaya çalıştığı bir şehir olduğunu görmekti. Özellikle Türkmenlerin yaşadığı toplumsal ve siyasi dönüşümleri okumak, bölgenin bugününü anlamak açısından benim için oldukça öğreticiydi.

Akademik kaynaklarla desteklenen anlatımı, tarihsel olaylara yer vermesi ve konuları farklı boyutlarıyla değerlendirmesi kitabı değerli kılan unsurlardandı.

Daha önce çok fazla okumadığım bir alana ışık tuttuğu için benim açımdan ayrı bir öneme sahip oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce okumadığım bir yazar, bir kitaptı. Çok beğendim. Karakterin sesi çok belirgin ve gerçekçi. Acıyı ajitasyon yapmadan, gözümüze değil kalbimize sokuyor. Yazar hepimizin bildiği gerçekleri, erkek şiddetini kurduğu kontrastlar üzerinden veriyor. Sıradan, gündelik bir hayatın içinde, yer yer çocuğun okul hayatı, 'babamız çok çalışıyor' şeklinde konuşan anneler, yer yer heykelle öpüşme gibi absürd sahnelerle kuruyor kontrastı. Aslında normal ve hepimiz için ne kadar ulaşılabilir bir hayata 'ulaşmış', ucundan köşesinden yakalamış gibi yapma çabaları ile kuruyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun bir yapıt olduğu için benim değerlendirmem, kısaca değinilen kişisel bir anlatı gibi olacak Kitabın geneli için oldukça sinematografik bir okuma deneyimiydi diyebilirim. Romanın temelinde hüzün ve tutku vardı. Theo’nun annesini kaybetmesiyle başlayan kederi ve tabloya tutunma çabası… Annesini kaybettiği gün çocukluğu da sona erdi sanki. Theo’nun yalnızlığını ve kaçma, sığınma çabasını okurken hissettiğim duygu ise şefkatti. Boris’in romana katılmasıyla hikayeye ayrı bir canlılık geldi ve bundan sonra ne olacak düşüncesi ateşlendi. Carel Fabritius’un tablosu ve üzerinden kurulan metafor ise ayrıca etkileyiciydi. Okuma boyunca sık sık internetten açıp bakma ihtiyacı duydum.
Velhasıl, kitap bittiğinde içimde hem büyük bir eksiklik hissi hem de onca şeye rağmen hayata tutunmaya çalışmanın hüzünlü ama umut dolu ağırlığı kaldı.
Hacimli kitapları, sanat bahsini ve satır aralarında ince ince akan hüznü seviyorsanız kitabı mutlaka size de tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kojevnikovo, Çu, Surgut adını ilk kez duyduğum yerler. Yazarın vatanım saydığı yerler. Çocukluğu, gençliği, çocukluğun güzelliği ile baktığı gökyüzü, gördüğü mavi, uçsuz bucaksız bozkırlar. Vatan renklerini kirleten anıları da olmamış değil, annenin mücadelesine tanıklık, eski Sovyet sosyalist devletlerin insanları oradan oraya taşındırması, ev değiş tokuşları, bazı evlerin ferah diğerlerinin boğuculuğu. Bunların hepsi yazarın anılarına, çocukluğuna, gençliğine, belleğe, hafızanın renklendirmelerine dahil. Yazar anılarından başlıyor anlatmaya, sonra okuru felsefi bir sorgulamaya davet ediyor: “Bir yeri tüm ruhunla sevmek ne demektir?”

Olduğumuz yere ruhumuzu bağlayabiliyor muyuz? Vatanı bitki gibi kök salışla mı, hayvan gibi göç ettiğimizde mi seviyoruz? Hatıralarımız gerçeklikle aynı kalıyor mu? Kitap bende bu soruları bıraktı. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta bir taraf senin benim gibi bir insanken öbür tarafta hayatta şanslı olmuş yetenekli kendini sevdiren parmakla gösterilen bir insanın sevgili olma hikayesi aslında. Farklı çevrelerin birbirine uymaması, farklı düşüncelerin bir yerlerde ayrışması uyumsuzluğun uyumu da içerisinde olan bir çift ilişkisini okuyoruz. Yazarı daha yeni tanıdım hoşuma gitti çabucak okundu her insanın hayatında izler bulabileceği bir eser. Farklılıklar ilgimizi çekiyor kendimizden farklısını buluyoruz ama bu ne kadar doğru acaba?
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anne olduktan sonra mutfak benim için daha önemli bir alan hâline geldi. Sağlıklı ve güvenli yemekler hazırlayabilmek oldukça kıymetli. Bu tarz kitaplar okumayı faydalı buluyorum. Kaynakçasına baktığımda o kadar fazla ki sanki akademik bir tez gibi yazılmış. Yazarın doğru ve güvenilir bilgi sunmaya büyük önem verdiği açıkça belli. Ders niteliğinde bir kitap olmuş. Bazı bilgiler benim için oldukça ayrıntılıydı. Ancak kitabın bütünlüğünü korumak ve konuları kapsamlı bir şekilde ele almak adına bu ayrıntılara da yer verilmesi gerekmiş olabilir. O bölümleri biraz daha hızlı okudum. Buna rağmen ilk defa öğrendiğim ve duyduğumda oldukça şaşırdığım pek çok bilgiyle karşılaştım. Yazarı sosyal medya aracılığıyla tanıdım ve bir süredir takip ediyorum. Bilgilendirici içeriklerini ve videolarını severek izliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı uzun zamandır görüyordum, okumakta aklımdaydı. Dün bir günde okuyup bitirdim. Yetişkin olarak çocuk kitapları da okumaya çalışıyorum. Öğrencilerime hediye etmek için ve kendi çocuklarım için de çocuk kitaplarıyla ilgili bilgi edinmeye çalışıyorum. Bazı kitaplar da canım sıkılırken, bazıları da çok hoşuma gidiyor. Yuan Huan'ın Kulübesi de çok sevdiğim bir kitap oldu. İçinde anlatılan hikayeler de çok hoşuma gitti. Gececiler hikayesi beni duygulandırdı. Aslında içindeki her hikayenin kalbime dokunan bir yeri oldu. Kitabı kesinlikle herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hem çocukların hem de yetişkinlerin iç dünyasına dokunan en zarif eserlerden biri. Meltem Türkeri’nin duru çevirisi, metnin edebi hissiyatını harika korumuş. Kitabın en büyüleyici yanlarından biri illüstrasyonları; renkler ve mekân kurgusu birer duygu kataloğu gibi ustalıkla kullanılmış. Kapaktaki sıcak otel görselinden içindeki tüm resimlere kadar duyguları somutlaştıran masalsı bir atmosfer yaratıyor. Çizimlerdeki detay zenginliği ve yumuşak renk geçişleri okuru otelin odalarında gezintiye çıkarıyor; görsel anlatım metni o kadar güçlü destekliyor ki kelimelerin bittiği yerde resimler hikâyeyi kusursuz devralıyor.
​Her duygunun kendine ait bir rengi, hikayesi ve odası olduğu metaforuyla ilerliyor. Öfke, neşe, hüzün ya da kaygı gibi insani hallerin hayatımızın parçası olduğunu; onları yok saymak yerine anlamaya ve onlarla barışmaya davet eden muazzam bir rehber. Çocuklara duygularını tanımada yol gösterirken, yetişkinlere de unuttuklarını kucaklama fırsatı sunuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir