Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı elinize aldığınız anda saran etkileyici bir hikayesi var. Okuyan herkes kendinde bir şeyler bulacaktır. Kitabın sonundaki aktiviteler ve hikayesi ile rehber öğretmenler, sınıf öğretmenleri ve tüm öğretmenlerin dikkatini çekeceğini düşünüyorum. Bir öğretmen olarak ben beğendim. Zaman içinde de edebiyatımızda dikkate değer bir yeri olacağını düşünüyorum. Yaşı olmayan bazı kitaplar vardır, bu kitapta her ne kadar çocuk kitabı gibi gözükse de, her yaştan insanın okuyabileceği bir kitap. Çocukları ve onların duygularını anlamak isteyen tüm yetişkinlerin okuyabileceği bir kitap. Tüm bunları yıllar sonra ben söylemiştim demek için burada tarihe not düşüyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Delirmeler Sarayı, Güray Süngü’nün okuru konfor alanından çıkaran metinlerinden biri. Roman, bir mekândan çok bir hâli anlatıyor: zihnin, hatıranın ve gerçekliğin iç içe geçtiği bir delirme eşiğini. Karakterler sanki aynı sarayın farklı odalarında dolaşıyor; her biri kendi geçmişiyle, suskunluğuyla ve yarım kalmışlığıyla yüzleşiyor.

Süngü’nün dili yer yer ironik, yer yer ağır ama bilinçli bir dağınıklık taşıyor. Okurdan hız değil dikkat istiyor; olaydan çok düşünceye, sonuçtan çok soruya yaslanıyor. Bu yüzden Delirmeler Sarayı bir “hikâye anlatmaktan” ziyade, okuru düşünmeye davet eden bir metin.

Süngü, bu romanı için "en iyi romanım" demiş. İyi mi kesinlikle çok iyi bir metin, ama en iyisi mi, bu konuda tüm Güray Süngü külliyatını okuyan bir okur olarak en iyi romanı olduğunu düşünmüyorum. Ben halen "İbrahim'in Kaybettiğini Bulmasıdır" kitabındayım. Yazara, güzellikler dilerim yazın hayatında. Okuyunuz efendim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlkin, metin “Kambur’dan” kurtulmuş, üzerindeki acemiliği atmış, tek bir noktadan bütüne doğru hareket ederken Bir intihar çok ölüm ile çok noktadan “ölüme” uzanmış; birçok kişinin “şeyin” ölümüne…

Yok olurken var olmak mı?

Daha önce “Kambur’ken” demiştim ki ; Bu esere bir şans daha verilmeli yeniden yazılmalı ve herkes okumalı. Fakat kitabın yönünün böylesine değişeceğini, yeni eklenen bölümleri ve yeniden yazım ile duygusunun bu kadar yükselebileceğini ve kalbin okurken hızını alamayıp durmaya yakın/hız limitlerine uymaksızın atacağını tahmin bile edememiştim.

Aşk ana merkez gibi gözükse de öyle çok değişken ve değişen ile okuru sarsıyor ki imkansızı mümkün kılıyor!

Bedeli ödenmemiş hiçbir şey kalmazken, bazen karakterlerin kayıtsızlığı (umarsızca yaşayıp kendinden başkasını düşünmemesi) can sıkıcı olabiliyor.

Seke seke yaşamak demiştim Kambur’u okurken, gene aynı fikirdeyim ama karakterler sanki daha fazla toplanmış daha güçlenmiş gibi geldi bana.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Merhamet”i okurken anladım ki bazı yaralar bağırmaz, sadece sessizce şekil değiştirir. Toni Morrison, 17. yüzyılın sert toprağında birkaç insanın hikâyesini anlatırken aslında bir dünyanın nasıl kurulduğunu gösteriyor. Florens’in sevgiye tutunma çabası, annesinin onu bırakırken içinden kopan sessiz fırtına… Hepsi şunu düşündürüyor: Merhamet gerçekten kurtarmak mıdır, yoksa bazen vazgeçmek mi?

Bu kitapta kimse bütünüyle masum değil, kimse bütünüyle suçlu değil. Güç, korku ve ait olma ihtiyacı birbirine dolanmış durumda. Morrison’un dili ise cam gibi; berrak ama keskin. Okudukça insanın kalbine küçük çizikler atıyor.

“Merhamet” bana şunu bıraktı: "Sevgi her zaman özgürleştirmez. Bazen zinciri yumuşatır sadece. Ve bazı anneler çocuklarını bırakırken değil, tam da o anda en büyük sevgiyi gösterir.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
3. sınıfa giden kızım okudu ben dinledim. Kuralcı bir babanın, kurallarını belirlediği beyin kısmının kısa süreliğine tatile çıkması ve ardından baba Hulki ile Oğlu Burki'nin beynin peşine düşmelerini anlatan, çocukları ve büyükleri güldüren, harika bir hikayeydi. Okurken ikimizde çok zevk aldık. Verdiği mesaja gelirsek; hayat karmaşasında koşuşturan ebeveynlerin, çocuklarına vakit ayırıp, onlarla çocuklaştıkça ne kadar güzel anılar biriktirilebileceğini anlatmaya çalışmış yazar. Kitabın sonunda beyin gerçekten tatile mi çıktı, yoksa bütün bunlar kurmaca mıydı, diye düşünüp durduk. Hikayenin 2. devam kitabını hakettiğini düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nuriye Çeleğen'in kaleminin edebi yönü öyle kuvvetli ki... Dili anlaşılır, akıcı, kalbe dokunan, yürekte narin bir kuşun kanat çırpışını hissettiren naif bir üslubu var. Her kitabı bende ayrı güzellikler uyandırıyor. Kalbimi tarifsiz duygular kaplıyor.

Peygamber kıssaları okuyup geçmemiz için değil, olaylarla kendi hayatımız arasında bağlantı kurarak yön bulmamızı sağlayan Rabbim'izin bize bildirdiği o eşsiz hayatlardır.

Hz. Musa(a.s) kıssasını bu kadar derin duygularla, olduğu gibi, akıcı, anlaşılır, iz bırakacak şeklide anlatan, gönlünün incilerini kalemine döküp bizim de istifade etmemizi sağlayan Nuriye Çeleğen'den Rabbim razı olsun.
Kaleminiz daim, okurunuz, istifade edeniniz bol olsun inşallah...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Yanıtları Göster
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edebiyatımızda bir Tanpınar gerçeği vardır. Bu gerçek ne kadar vurgulanırsa büyük edebiyatçımızın aziz hatırasına o kadar vefa gösterilmiş olunur. Bu açıdan Murat Menteş’in Tanpınar’ın bedenine kevser suyu dökerek yaptığı bu müstesna kurgu büyük yazarı popüler edebiyat içerisinde yeniden diriltmeye muktedir bir çabadır. Okuyanı metne adapte eden satirik üslubunu ustaca kullanan Menteş, Tanpınar’ın özel hayatını, eşsiz eserlerini, kendine has dünyasını görünür kılar. Klasik Tanpınar portrelerinin dışına çıkan hallerin ise edebiyatımızın usta kalemine yakıştığını belirtmek gerekir. Ayrıca dönemin diline vukufiyetini metnin neredeyse her noktasında gösteren Menteş böylelikle Tanpınar’ın kelimelerini günümüze getirerek Türkçenin zenginliğine zenginlik katar. Üstelik zamanın ruhundan kopanlar da Menteş’in yaratıcılığıyla birleşerek benzersiz bir kurgu halitası oluşturur. Son olarak eserdeki çizimlerin Menteş’in zaten yeterince özgün olan tarzına yeni bir katkı olarak değerlendirilebilir.
Yanıtla
10
2
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap hakkında ne demeliyim bilemiyorum. Dili akıcı kolay okunuyor, konusu ise alışılmışın dışında. Kitapta alt tabaka diyeceğimiz yoksul, yaşam savaşı veren kesimin, yeri geldiğinde birbirlerine kol kanat gerip sahip çıkarak ekmeklerini bölüştükleri gibi, sevgilerini iyiliklerini merhametlerini de paylaşıyorlar. Momo 14 yaşında olmasına rağmen yaşadıklarıyla olgun, akıllı erken büyümek zorunda kalmış bir çocuk. Herkes gibi sevgiye ihtiyacı var ve bunu bakıcısı Madam Rosa da bulmuş, onu annesi yerine koymuş ki annesini hiç görmemiş ve muhtemel göremeyecek, kimsesi olmayan biri için bu çok normal. Açıkçası kitapta değinilmesi gereken çok konu var. Ahlak ve ahlaksızlık, zenginlik ve fakirlik, din çatışması, ırkçılık, yaşam ve ölüm hakkı gibi çok güzel konulara değinilmiş. Farklı bir bakış açısı edinmek istiyorsanız okuyun.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İncecik ancak okuması zor, zihin parçalayıcı ve aynı zamanda ufuk açıcı kitapların müellifi, filozof Byung-Chul Han'ın "Şey- Olmayanlar" kitabı, nesneler ve onlarla kurduğumuz bağları anlatıyor...
Bir şeye, nesneye, hatıraya, yaşanmışlığa sahip olmakla bir şeyi deneyimlemek arasındaki ince çizginin hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor Chul Han.
Günümüz dünyasında her şey dijitalleşti, 1 ve 0 olarak konumlandı, soyutlandı ve hayatımızdan usulca çıktı. Ve geride acaba ne kaldı? Sanırım hepimiz bu geride kalanların bizi nasıl eksilttiğinin farkındayız! Eğer siz de farkındaysanız, bu kitap tam sizin için...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hiç aklımıza gelir miydi;
“Beklemekten ağaç oldum” derken gerçekten bir ağaca dönüşsek ne olurdu?
Ya da “başım şişti” dediğimizde başımız gerçekten şişiverseydi?

Bu kitapta tam olarak bunlar yaşanıyor.
Bir mahallede herkes sabah uyanıyor ve günlük hayatta ağzımızdan düşürmediğimiz deyimler birer birer gerçek olmaya başlıyor. Ağaç olanlar var, kafası şişenler var, buz kesenler var… Ortalık fena karışıyor.

Biz de Ahmet ve Mehmet adlı ikizlerle birlikte bu işin aslını çözmeye çalışıyoruz. Okurken hem çok güldüm hem de “bir deyim daha çıktı!” diye heyecanlandım.

Deyimleri böyle eğlenceli bir hikâyenin içine yerleştirmesi çok hoşuma gitti.
Bir de kitabın sonunda deyimlerin anlamlarının olduğu bölüm var ki, gerçekten çok güzel düşünülmüş.

Kısacası;
Hem güldüren hem fark ettirmeden öğreten, keyifli mi keyifli bir macera.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir