Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
elimizdeki bu eser cidden çok kıymetli. zira günümüzde bir çok insan fetva işini aşırıya kaçırarak abartıyor ve bunun bir çocuk oyuncağı olduğunu zannediyor. bazıları da bu hususta alimlerin yaptığı çalışmaları hafife alıyor. kitap ilk bölümünde bu tarz konulara yer veriyor. ilerleyen bölümlerde artık usul konularına girmeyen başlıyor. kitabı uslubu mükemmel. kitabı okurken adeta hiç anlama hususunda zorluk çekmediğimi fark ettim. kesinlikle dini alanda özellikle fıkıh usulü alanında başlangıç için güzel bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye’de şehrin beton yığını olarak görülmesiyle birlikte şehir kültürü genel olarak ortadan kalkmıştır. Betonlaşma öncesindeki küçük ve orta ölçekli şehirlerin kendine özgü bir canlı bir kültürel varlığının olduğu pek bilinmemektedir. Şivesi, yemekleri ve insan ilişkileri bakımından canlı kültürel bir varlık arz eden Antep’in Osmanlı’nın son zamanları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair sosyo kültürel hayatı şahıslar üzerinden eserde ele alınmıştır. Yazar şahısları adeta ete kemiği bürünmüş bir şekilde canlı bir şekilde tasvir etmiş olup okuyucularını 1900’lü yılların başlarının Antep’ine götürmektedir. Sosyo kültürel hayata dair önemli verilerin yer aldığı eser aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş aşamasındaki kültürel değişim ve anlayış farklılıklarına da değinmektedir.
Beş Şehir'den sonra şehri ele alan önemli eserlerden biri. Körüyle, topalıyla, ağası ve ırgatıyla henüz kapitalizme esir olmamış bir şehir hayatını canlı canlı okumak için isabetli bir eser
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanpınar'ın hiç bir eserini okumamış; Menteş'in tüm eserlerini okumuş bir okur olarak, romana bayıldım.

Tanpınar'ın iki eserini alışveriş listeme ekledim; okuyacağım, söz.

Menteş, büyük yeteneğiyle Tanpınar'a yeni bir kişilik veriyor. Üstelik, bunu hiç yadırgamıyoruz. Nefis kurgusu ve anlatımıyla, roman kendini elden bıraktırtmıyor; bir an önce bitirmek istiyorsunuz.

Tek bir eleştirim var; Menteş'in Tanpınar üslûbuyla yazdığı romanda eski kalabilmiş sözcüklerin metin içinde bugünkü karşılıklarının verilmesi.
Bunların metnin sonunda bir sözlük olarak oluşturulması daha iyi olurdu kanısındayım, çünkü parantez içinde verilen çeviriler, okumayı bölüyor ister istemez. Anlamını bilmediği sözcüğe denk gelen okur, arkaya baş vurabilir. Üstelik, her okurun bilmediği sözcükler aynı olmaz.
İkinci baskıda bu eksik giderilir, umarım..

Sonuç olarak, diğerleri gibi çok keyif alarak okuduğum bir romandı.

Murat Menteş, sağolasın; var olasın...
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk kitabı olan Mayıs Çiçeği ve Hazine Yelkenlileri’ni çok beğenmiştim. Bu nedenle yeni kitabını da aynı hevesle satın aldım; ancak ne yazık ki bu eser ilk kitabın oluşturduğu beklentinin oldukça gerisinde kalan ciddi bir hayal kırıklığı oldu.

Kitapta oldukça iddialı tezler ve keskin hükümler ileri sürülüyor. Bazıları için dipnot numaraları verilmiş olsa da kitabın sonunda dipnotların bulunmaması, akademik iddia taşıyan bir eser açısından ciddi bir eksiklik ve güvenilirlik sorunu oluşturuyor.

Özellikle Osmanlı Devleti’ne ilişkin bölümlerde yazarın ideolojik yaklaşımı belirgin biçimde hissediliyor. Bu nedenle birçok değerlendirme sağlam kaynaklara dayanan bir tarihsel analizden ziyade, önceden benimsenmiş kabullerin metne yansıtılması izlenimini veriyor.

İlk kitap daha geniş bir ekonomi tarihi perspektifi sunduğu için daha dengeli ve temkinliydi. Buna karşılık bu eser, çoğu yerde analitik bir çalışmadan çok ideolojik yorumların öne çıktığı bir metin izlenimi bırakıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"-Kitapçıyım ben.
-Güzel. Bekçisin yani.
-Nasıl? Kitapçılık, bekçilik midir sizce?
-Binlerce insanın duygusu, düşüncesi, fikirleri, kitaplara dökülmüş. Belki çoğunu yazan ölüp gitmiştir. Sen de onların yazdıklarını beklemiyor musun? Beklemek, bekçilik değil midir?"

Ana karakterimiz Can; babasının baskısıyla hukuk fakültesini kazanıp mezun oluyor ama onun içindeki kitabevi açma isteği avukat olmasının önüne geçiyor. İlk olarak benim de 4 yıl boyunca çiğnediğim Beyazıt Meydanında Sahaflarda başlıyor kitapçılığa daha sonra İstiklal Caddesinde bir Kitabevi açıyor.

Aklı da, ruhu da, hayatı da karmakarışıktır Can'ın. Özel hayatı ve kadınlar konusu en karmaşık olanı.28 yaşına çok fazla ilişki sığdıran ,bir düzeni olmayan , hayattaki amacını ve hedefini belirlemeye çalışan kitapçıyı okurken siz de kendinizi sorgulayacaksınız.

Kitabı kapadığımda şunu düşündüm: Kitapçılar duygu , düşünce ve fikir bekçisi ise insan neyin bekçisidir? Ona emanet edilen nedir?
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevdiklerini yitirmiş annelerin, onların buruk kalmış kızlarının ve eski İstanbul'un hüzünlü neşeli değişen atmosferinin aktarıldığı iki farklı öykü yazılmış. Bu öykülerde bazı babalar çocuklarını terk ediyor, bazı babalar da çocuklarını çok seviyor. Ancak çıktıkları deniz seferinde gemileri batıyor ve çocuklarına ziyaret edilecek bir mezar bile bırakamıyorlar. Tabii terk eden ve ölen insanlar değişse de kendini yoksulluğun içinde bulan annelerle kızları değişmiyor.
Öykülerin melankolik bir havası olduğu kadar yüzünüzü gülümsetecek anları da var. Karlı bir günde sobanın yandığı sıcak salonda kurulan sofralar, uzun yolların dargın bırakamadığı arkadaşlıklar, birbirini destekleyen kardeşler, çocukların gözünden mutlu oldukları zamanlar...
İncelikle yazılmış bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  12
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce hiç duymadığım bir isimdi Şemseddin Yusuf, Ateşbaz-ı Veli. Özgen ÖZ’ü bu kitabı ile girdim ve diğer kitaplarından sonra bu kitabını okudum. Yazarın dilini çok sevdim.
Ateşbaz büyük bir emeği ürünü olduğu kaynakçalardan ve anlatım içinde Şemseddin Yusuf’tan başlayıp tam bir tasavvuf romanı olarak Sultanü’l ulema ‘’ Bahaeddin Veled ‘’ ile başlayıp onun rüzgarı ile manevi aleme dalan ve bir Aşçı’nın hayatı anlatılıyor. Yusuf sonrasında ninesi, babası ve Sultanü’l ulema’nın ailesi Celaleddin ( Mevlana ) ile ilişkileri çok güzel anlatılmış. Anlatım sırasındaki tasavvufi edeni anlatım ara ara çok duygusallaşmanıza sebeb olabiliyor. Ölümler vuslat olarak çok çarpıcı ve duygu yüklü anlatılmış ve yas durumlarında kişilerin ilişkileri güzel anlatılmış. Ellerin dert görmesin, kalemin edebi ve daim olsun Özgen ÖZ. Çok teşekkür ediyorum. Gönül rahatlığı ile herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gri Arılar cephe gerisi bir savaş romanı, Rusya’nın Ukrayna’yı 2022 yılında işgal ettiği halen devam eden savaş değil, 2014 sonrasında Rus yanlısı ayrılıkçılarla Ukrayna ordusu arasında Donbas’ta başlayan savaşta geçiyor. “Gri bölge” denen ne Ukrayna’ya ne de Donetsk Halk Cumhuriyeti’ne ait olan, terk edilmiş topraklardır.

Bu bölgede bir köyde yaşayan, çocukluklarından bu yana hiç geçinemeyen iki kişi, Sergeyiç’le Paşka, savaşan taraflarla farklı bağlantı içindedirler. Arıcı Sergeyiç arılarını savaştan korumak için kovanlarını Kırım’a götürür. Bu yolculukta yaşananlar Sergeyiç’le Paşka arasındaki düşmanlığı zamanla azaltır ve birbirlerini arar hale gelirler. Sergeyiç Kırımlı müslüman Tatarlar’ın askere alınma ve savaşa gönderilme şeklindeki Rusların baskısını görür.

Gri ile renk vurgusu, arı vızıltısı ile ses vurgusu bu anlamsız savaşı anlatmaktadır. Arıları insanlara benzetir. Farklı kişilikler, farklı hikaye, farklı bir akıcılıkla oldukça iyi bir roman, öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öz kültürümüzün bir ananesi bu roman. İmece roman. Çok güzel düşünülmüş ve çok başarılı, edebi ve ebedi bir eser ortaya çıkarılmış. Alp Aras’ın olgunlaşması, Kurtlar ile efsaneler ve onlarla olan sarsılmaz duygusal bağlar çok güzel anlatılmış. Çizimleri karakalem ve duygu yüklü olmuş. Çizimler konuya çok güzel eşlik etmiş. Alp Aras’ın ihanetlere karşı yılmaz azmi ile bunların üstesinden gelerek destanlaşarak Alp Er Tunga’ ya dönüşümü çarpıcı ve edebi olarak çok güzel anlatılmış. Tüm 11 yazarlara da içten teşekkürlerimi sunuyorum. Elleriniz dert görmesin kaleminiz sağlam, ebedi ve edebi olsun. Herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimkurgu ve Fantazi nedir, sınırlarını nereden başlar nasıl çizilir? İnsan nedir; gotik edebiyat, mit, yeniden doğuş, bilişsel olarak algıladığımız olmuş bitmiş bir anlamda kanıtları olanın edebiyatı ile hayal gücü ve sınırları belli olmayan bir dünyanın (Olan veya olmayan; zihinde tasarlanan bir evren) anlatısı…

Hangisi daha elde edilebilir veya kanıtlanabilir? Ya da algılanabilir? Mit ve yeniden doğuşun etkisini edebiyatta nasıl yaşarız?

Benim için farklı bir okuma deneyimi ve ufuk açan yönleri oldu kitabın ve hemen bilmediğim bir tarzda okuma ihtiyacı hissettim.

Ursula K. Le Guin penceresi ayrı H.G. Wells ayrı Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter apayrı… Hepsinden izler anekdotlar var.

Alın okuyun özellikle bilimkurgu ve Fantazi edebiyat seviyorsanız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir