Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken hem çok eğlendim hem de çocukluğun o yaramaz, özgür ruhunu iliklerime kadar hissettim. Tom karakteri o kadar canlı ve gerçek ki bazen sinir oldum, bazen kahkaha attım ama en çok da onun cesaretine ve hayal gücüne hayran kaldım. Mark Twain çocuk dünyasını öyle güzel anlatmış ki okurken kendimi Mississippi kıyısında dolaşıyormuş gibi hissettim.
Tom’un okuldan kaçma planları, arkadaşlarıyla yaşadığı maceralar ve başını derde sokma konusundaki yeteneği gerçekten çok keyifliydi. Ama bence kitabı sadece eğlenceli yapan şey maceralar değil; dostluk, vicdan ve büyüme temaları da çok güzel işlenmiş. Özellikle Tom’un bazı anlarda doğru olanı seçmesi beni etkiledi.
Dili sade ve akıcı, hiç sıkmadan ilerliyor. Yer yer çocukça gibi görünse de aslında alt metninde toplum eleştirisi var. O yüzden hem gençler hem de yetişkinler için okunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hiçbiryeri'i okumadan Müjgan'ı kaç kişi var bilmiyorum ama ben onlardan biriyim. Sosyolog bakışıyla Sayın Hocamızın daha önce Yeni Anne Babalar, Yaşlanmak-Yaslanmak (Afyonkarahisar Vilayet Çay Bahçesinin ilham kaynağı diyebiliriz) ve Kadınların Dilinden Dündökümü eserlerini okumuştum. Yeni Şafak'ta köşe yazılarından da çok şey öğrenmiştim. Müjgan'ın nişanlısının yaşadığı yeri görmek, onu orada bulmak üzere hareket ettiği Taş Köy'den sonra kitaptaki okumalarımı pürdikkat haline getirdiğimi söylemeliyim. Psikoloji ağırlıklı, herkesin kendi Müjgan'ını bulacağı, Şahin'ini arayacağı, gümüş kaşıkla doğan Erdal ve Alevler karşılaşacağı, daha mesut olması için Esat adının konulan kişinin kara sevdadan ölenleri... Kısaca karakterleri kalbinizde demleyerek anlayabileceğiniz ve yorumlayabileceğiniz bir eser...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir şehrin yönetimini bir çocuğa bıraksak neler olur acaba? Bu şehrin yönetimi bir gün görünümünde birden fazla gün bir çocuğa bırakılıyor. Bir saat...Bir garip öğretmen...Aslında hiç olmayan bir öğretmen...Bir şehre yapılanlar...Arabasız bir şehir...Güneşin doğumunun en güzel izlendiği yeri keşfedip turist akınını sağlayan bir başkan...Korunan hayvanlar...Doğal bir yaşam...Olmaz diye düşünülse de oluyor işte...Hem de o kadar güzel oluyor ki...Bir çocuk neleri neleri hayal ediyor. Neleri başarıyor. Peki ya sonrası? Bir yıkım, bir yok oluş ve eskiye dönüş. Hem de o kadar basit ki...Emekle yapılanlar anında yok ediliyor. Değerli hocamız yine muhteşem bir kurgu ile karşımızda. Severek okunan ve ders çıkarmamız gereken bir kitap.5.sınıftan itibaren çocuklarımızla birlikte yetişkinlerin de okuması gereken bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yıllar önce bir arkadaşımdan alıp okumuştum bu kitabı. Aradan çok uzun süre geçmiş unutmuşum. Hiç okumamış gibi tekrar okumak çok keyifli ve heyecan vericiydi.

Kitabın sonunda allak bullak oldum diyebilirim. Ahmet ve Mehmet'in kaderlerine, Ahmet'in (Mehmet mi demeliyim) kendi öz benliğini unutup kendini gerçekten Ahmet sanmasına, bir isim benzerliğinden dolayı yıllarca bir zindan köşesinde unutulmuş olmasına çok üzüldüm. Kitapta işlenen cinayetten çok, ana karakterin hikayesi beni derinden etkiledi.

Yazar kitabın son bölümünde, okuyucuyu ters köşe etmek için elinden geleni yapmış. Hiçbir şey düşündüğüm gibi çıkmadı. Bölümler bittikçe diğer bölümleri de okuyup hikayeyi kendi içimde yaşadım sanırım.

Livaneli'nin en sevdiğim kitaplarından biri oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap bittiğinde içimde tuhaf bir sızı kaldı. Öyle büyük olaylar, çarpıcı sahneler yok belki ama insanın içine işleyen bir derinliği var. Sándor Márai yine insan ruhunu didik didik etmeyi başarmış. Bir boşanma davası üzerinden aslında aşkı, gururu, geçmişi ve insanın kendi kendine bile itiraf edemediği duygularını anlatıyor.
En çok hoşuma giden şey, olaydan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanması oldu. Herkes haklı gibi, ama aynı zamanda herkes biraz suçlu. İlişkilerdeki kırılganlığı, yanlış anlaşılmaları ve yıllar geçse de dinmeyen duyguları o kadar sade ama etkili bir dille anlatmış ki okurken sık sık durup düşünmek istedim. Özellikle yüzleşme anları gerçekten çok güçlüydü.
Kitap biraz ağır ilerliyor, hızlı bir kurgu bekleyenler için durağan gelebilir. Ama bence asıl Satır aralarında insanın kendi hayatına dair şeyler bulması mümkün. Márai’nin dili hem zarif hem de keskin; bazen tek bir cümleyle insanın içini yakabiliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Önce korktum bu romanı elime aldığımda. Kapağından, hatta baştan itibaren hikâyenin nereye evrileceğini hissettiren Prolog kısmını okurken. Çocuk istismarı gibi zor ve ağır bir konuyu işliyor çünkü. Ama yazar öyle ince bir çizgi üzerinde yürütüyor ki okuru, nasıl başarmışsa ne müstehcenliğe ne de duygu sömürüsüne kaçıyor. Ama yine de sarsılıyorsunuz. En çok da hissettirerek, bazen de susarak ince ince anlatımı etkiledi beni. Roman bir sürü soru sorup yorumu okura bırakıyor. Ayrıca dili ve kurgusu da nefis. İnsan kendini kaptırıp gidiyor. Menekşe Hanım'ı cesareti için de ayrıca kutluyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap bana Kur’an’ı aslında ne kadar uzaktan okuduğumu fark ettirdi. Harfler dilimden dökülürken kalbimin çoğu zaman geride kaldığını görmek biraz mahcup etti beni. İmam Gazâlî, Kur’an ile aramdaki mesafeyi gösterirken bunu sert bir dille değil, insanın içine işleyen bir merhametle yapıyor. Sayfalar ilerledikçe şunu hissettim: Kur’an okumak bir görev değil, bir davet. Ve ben çoğu zaman bu davete aceleyle icabet etmişim. Oysa Gazâlî, her ayetin insanın kalbinde bir kapı aralamasını istiyor. Durmayı, düşünmeyi, kendine dönmeyi öğretiyor. Kur’an’ı anlamak, aslında kendini anlamaya cesaret etmektir.
Çünkü ayetler sadece bilgi vermiyor; insanın içindeki kibri, korkuyu, sevgiyi, niyeti gösteren bir ayna tutuyor.
Bu eser bittikten sonra Kur’an’ı artık daha yavaş, daha mahcup, daha çok kendime bakarak okuyacağım. Belki daha az sayfa ilerleyeceğim ama daha çok yol alacağım.
Benim için bu kitap, Kur’an okumayı bir alışkanlıktan çıkarıp kalple yapılan bir yolculuğa dönüştürdü.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap ilerledikçe Atay’ın karakterlerini anlayabilmekten çok, onların iç sesi olmaya başladım. Çünkü bence bu öykülerde anlatılan şey korkunun kendisinden ziyade insanın kendi zihnine hapsolmasıydı. Oğuz Atay insanın veya kendisinin en derin zaafını yazmak istemiş. Düşünen ama harekete geçemeyen, fark eden ama karar alamayan insanı. Atay’ın dili bilerek dağınık, bilerek huzursuz. Çünkü zihnin kendisi de öyle. Bence mantık arayan okuru özellikle yarı yolda bırakıyor. Netlikten kaçıyor, kesinlikten şüphe ediyor. Bu yüzden kahramanlar çoğu zaman eksik, kararsız ya da tuhaf görünüyor. Aslında sanki Atay normal olanın ne kadar yapay olduğunu göstermeye çalışmış. Toplumun makul dediği şeylerle bizim iç dünyamız arasındaki uçurumu büyüterek yazmış, tabi ki anlayana. Korku, dışarıdan gelen bir tehditten ziyade içimizde biriken ama bir türlü adını koyamadığımız düşünceler. Atay, bu düşünceleri konuşturup bizi kendimizle baş başa bırakıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın daha önce okuma fırsatını bulduğum Cengiz han, kuşatma 1453, devlerin savaşı ve Selahaddin Eyyubi kitaplarında olay örgüsü, yazım dili daha sert ve gotik havanın hakim olduğu bir döngü içinde ilerlerken, şuan bitirdiğim "Yavuz" kitabında aynı havadan uzak kalınmış. Aslına bakarsanız ben bu havayı daha çok beğendim. Daha akıcı ve yazım dili yalın... Cümle bitişleri daha yumuşak, sonraki cümleye başlarken olay devamlılığı sizi sürükleyiciliğine çekiyor.
Yavuz Sultan Selim
Hadimul Haremeyn Şerifeyn
Halife-i Ruy-i Zemin
Kitapta zalimlik derecesine varan eylemlerinden bahsedilse de, bunların neden ve nasıl yapıldığı detayları ile anlatılmış. Bu beni fazlasıyla celbetti. Çok uzun olmayan padişahlık sürecinde inanılmaz icraatlerde bulunmuş. Osmanlı toprağını iki katından daha fazla büyütmüş ve İslam birliğini sağlamıştır. ALLAH gani gani rahmet eylesin...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ulusların zengin ya da yoksul olmasını belirleyen şey coğrafya, kültür ya da cehalet değil; ekonomik ve siyasal kurumların kapsayıcı mı (demokratik mi) yoksa sömürücü mü olduğudur. Gücün geniş kesimlere dağıtıldığı, hukukun üstünlüğünün sağlandığı ve mülkiyet haklarının korunduğu rekabete açık kapsayıcı sistemler yeniliğe ve yaratıcı yıkıma, yani gelişmeyi köstekleyen güçlerin tasfiyesine izin vererek sürdürülebilir refah üretirken; gücün dar bir elitin elinde toplandığı sömürücü yapılar kısa vadeli büyüme sağlasa bile uzun vadede toplumsal enerjiyi bastırır ve yoksulluğu yeniden üretir. Kitabın yazarları dünyanın dört bir yanından onlarca örnek olay vererek tezlerini pekiştirmiş. Kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir