Kürtçülük II (1924-1999) Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
nbsi
28.01.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok ilgimi çekmedi açıkçası.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
avellone
11.12.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilal Şimşir'in araştırmasının devamı ve ilk kitabı gibi güzel sade bir anlatımı var ilkini okuyanlara bununla devam etmelerini öneririm.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Sagirtr 30.10.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın yazarının Kürt meselesi konusunda oldukça ayrıntılı ve kapsamlı bilgiler verdiğini söylemek gerek fakat aynı şeyi tarafsız olmak konusunda söyleyemeyeceğim.Kendisinin de eski bir büyükelçi olmasından dolayı klasik devlet görüşünden çıkamamış ve Türkiye Cumhuriyetinin yaptığı bazı yanlışları haklı göstermek çabasına girişmiş.Hatta bazı çok bariz devlet yanlışlarını doğru gibi göstermeye gayret göstermiş.
Kısacası Türkiye'deki Kürt tarihi hakkında bilgi edinmek istiyorsanız tavsiye edebileceğim bir kitap fakat eğer ki iki tarafa da eleştirel yaklaşabilen tarafsız bir kitap arıyorsanız almamanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
11
40
Destekliyorum 
Bildir
KY-138843 25.02.2013
Birinci cildini beğenerek okuduğum eserin 1924–1999 dönemine ilişkin ikinci cildini açıkçası hiç doyurucu bulmadım. Sayın Şimşir, Cumhuriyet tarihinde Doğu vilayetlerimizde Devlet eliyle yapılan yanlışları o bilindik resmi tarih söylemleri ile geçiştirmiş. Bir kere kendisi kitabın bu cildindeki ön sözünde Türk diline biçtiği rol üzerinden diğer dillere yaşama hakkı tanımamış. Klasik resmi tarih ideolojisi ile hazırlanmış bir cilt olduğu ipucunu okuyucuya vermiş. DP iktidarı döneminde ezanın tekrar Arapça aslından okunmasını eleştirirken, ezanın Türkçe okunduğu dönemde halkın büyük kesimi tarafından sevildiğini bile söyleyebilmiş. Türkçe Ezan konusu, sadece bir iki minarede zorlama ile okutulabilen bir gerçek iken “sevildi” ifadesini kullanabilmek çok garip. Yine Arapça okunan ezan nedeniyle Suriye’nin Hatay ilini kendi vilayeti olarak göreceğini hatta gördüğünü iddia edebilecek kadar ön yargılı yaklaşan Şimşir’e sormak gerek: Ezan Endonezya’da da ve birçok dünya ülkesinde de Arapça aslından okunuyor. Bu durumda Endonezya hangi Arap ülkesinin toprağı acaba? Oldum olası ideolojik tarih yorumlarından nefret etmişimdir. Bu tip insanı hayrette bırakacak yorumları önsözde okuyunca kitabı okumaktan vazgeçebilirdim. Ama âdetim olmadığı için 692 sayfalık eseri yine de okuyup bitirdim. Okudukça fikrim değişebilirdi. Ama değişmedi. Zira Cumhuriyet tarihinin en büyük Kürt isyanını bile yine o bilindik resmi söylem ile “şeriat ve irtica” isyanı olarak okuyucuya aktaran Şimşir, bu isyana ait gelişmeleri yalnızca İsmet İnönü ve Atatürk’ün meclis konuşmaları ve hatıralarından alıntılarla anlatmış. Şeyh Sait’in asılması ve bu süreçteki savunma metinleri eserde yer almıyor. İstiklal mahkemelerine, Takriri Sükûn kanununa karşı olan mebusların neden muhalefet ettiği birkaç satırlık “dostlar objektiflikte görsün” misali meclis konuşmaları ile güya açıklanmış. Atatürk’ün isyandan sonra vilayet ve ilçelere, kişi ve kurumlara gönderdiği teşekkür ve tebrik telgraflarını sayfalarca okuyucuya aktarıp, bu isyanın arka yüzündeki resmi tarih sır perdelerini kapatmaya çalışmak, dile getirmemek, görmezden gelmek eserin anlatmaya çalıştığı şeyin ruhuna ters bana göre. Eseri okudukça Kürt sorunundan ziyade DP muhalefetine soyunduğu izlenimine kapıldığımı da söylemeliyim. 1950 yılına kadar sürekli dış güçlerin başrolü üstlendiği Kürtçülük 1950 yılında DP iktidara gelince birden bire buhar olup yok oluyor Şimşir’in satırlarında. 27 Mayıs darbesine kadar Kürtçülük akımlarının en büyük destekçisi DP olarak gösterilip dış güçler birden yok oluyor! Bu hali ile okuyucuyu belli bir görüşün ekseninde yönlendirmeye çalışan yazarın eserinin bu ikinci cildini çok yanlı, mesnetsiz ve ideolojik bulduğumu, okurken geçen zamanımın yalnızca bir kayıp olduğunu not düşüyorum.
Yanıtla
17
21
Destekliyorum  1
Bildir
kalemimin ucu 11.01.2010
Eski bir büyükelçinin kaleminden, Türkiyenin artık kangren haline gelmiş Kürtçülük sorununa bakışı yansıtan bir kitap. Ancak şunu söylemeliyim ki; yazarın bakış açısı klasik diye nitelenen devlet görüşü doğrultusunda ortaya çıkıyor. Günümüzdeki 'açılımcıların' düşüncelerine karşı taraftan bakan bir kitap.
Yanıtla
11
4
Destekliyorum  1
Bildir