Yazın bunu: İşiguro çok uzak olmayan bir zamanda Nobel'i kazandığı zaman akabinde şöyle bir açıklama gelecek: "Onca bireysel ve toplumsal meseleyi küçücük kitaplara sığdırmadaki hayvani başarısından ötürü Bay İşiguro'ya Edebiyat Ödülü'nün yanında Barış Ödülü ve Kimya Ödülü'nü de veriverdik, kimse alınmasın, gücenmesin."
İşiguro bu kitabında İngiltere'nin nüfuzlu adamlarından Lord Darlington'ın malikanesinde baş uşak olarak görev yapan Stevens'ı merkeze alarak hem bir dönemi inceliyor, hem de insanın görev namına hayattan nasıl geri kalabileceğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. İşiguro'nun çaktırmayıp da sezdirdiği yan etkiler vardır, ince yazı işçiliğidir bunlar. Dünyayı algılayışı son derece çarpık olduğu için kendisi iyisinden bir güvenilmez anlatıcıdır. Vakar, Stevens'ın hayatını rezil ettiği gibi efendisinin yanlışlarını görmesini de engeller. Stevens mesleğinin gerektirdiği en önemli özellik uğruna insanlığından vazgeçmiştir denebilir.
İşin toplumsal boyutu, İngiliz aristokrasisinin taşlanması değil, kayalanmasıdır. Ülkelerin masalarda yönetildiği zamanlardır, Lord Darlington devlet erkanını evinde toplar ve alınacak kararlar bu malikanede belirlenir.
Stevens'ın itirafıyla bitiriyorum: "Lord Darlington kötü bir adam değildi. Hiç değildi. En azından yaşamının sonunda kendi hatalarını kendisinin işlediğini söyleyebilme ayrıcalığın sahip oldu. Yürekli bir adamdı. Yaşamda belli bir yolu seçti, bu yanlış çıktı, ama elden ne gelir, o seçmişti bunu, hiç değilse bunu söyleyebilir. Bana gelince, ben bunu bile ileri süremem. Anlıyorsunuz ya, güvenmiştim. Lord hazretlerinin bilgeliğine güvenmiştim. Ona hizmet ettiğim bütün o yıllar boyunca yararlı bir şeyler yapıyor olduğuma güvenmiştim. Kendi hatalarımı kendim işledim bile diyemiyorum. Gerçekten -insan sormalı kendine- vakar bunun neresinde?" (s. 245)
Nefis, İşiguro okumak büyük keyif.
Okuduğum dördüncü ve en iyi Ishiguro eseri diyebilirim. Yazarın ustalığına ek olarak kitabın baş karakterinin kişiliği dolayısıyla da olsa gerek, anlatım o kadar duru, o kadar zarif ki, kitabı okumaktan inanılmaz bir keyif aldım. Kitap kapsamında işlenen "mesleğin hayattaki her şeyden daha önemli olması", "otoriteye, sorgulamaksızın itaat edilmesi" gibi temalar günden kalanların esasen "hüzün" ve "burukluk" olduğuna, kanaatimce oldukça isabetli bir şekilde işaret ediyor. Kanımca hem etkileyici, hem düşündürücü, hem de duygulandırıcı bir eser. Kesinlikle önerilir.
İkinci dünya savaşı öncesinde İngiltere siyasetinde önemli bir yere sahip olan Lord Darlington’a gereği gibi hizmet etmeye hayatını adamış bir başuşak olan romanın kahramanı, savaş sonrası malikanenin yeni sahibi olan Amerikalı bir beyefendinin tavsiyesi üzerine çıktığı yolculukta, hayatını vakfettiği “konumunun gerektirdiği vakarı korumak” misyonu uğruna neler kaybettiğini anlayacaktır.
Yer yer temel tartışma konuları hakkında verdiği fikirler (özellikle demokrasi ile ilgili) halen güncelliğini koruyan konulardır.
Kitabın özellikle son kısmı Issız Adam filminin final sahnesini çok anımsattı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
(The Remains of the Day) romanı, II. Dünya Savaşı öncesi ve sonrası İngiltere'sinde, hayatını Lord Darlington'a hizmet etmeye adayan baş uşak Stevens'ın, bağlılık, pişmanlık ve kaçırılmış aşk fırsatlarıyla dolu içsel yolculuğunu anlatır. Duygularını bastıran Stevens, Bayan Kenton ile geçmişini hatırlarken, "onurlu hizmet" uğruna yaşanmamış bir hayatın ve hayal kırıklıklarının hikayesini sunar.
O kadar güzel bir dili var ki … Çevirisi de harikulade. Sessiz sakin , duru bir his bıraktı bende .Uşaklığı bu kadar ayrıntılı anlatıp savaş dönemini, önemli toplantıları, dönemin ruhunu ve o dingin seyahati çok güzel aktarmış . Filmi de güzel bir kaç değişiklik yapmış olsalar da Antony Hopkins role çok yakışmış . Yazarın anlatımını çok beğendim . Diğer kitaplarını da okuyacağım .
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar ve kitap hakkında çok övgü duymuştum ve merak kitabı aldım. Çok büyük bir hevesle başladım. Anlatım akıcılık konusunda diyecek bir şeyim yok.Fakat sürükleyici gelmedi bana.Ben kitap okurken heyecanla kitabı elime almak için sabırsızlanırken aynı zamanda bitmesin diye sayfa sayısına bakarak okurum. Ama maalesef bana bu heyecanı yaşatmadığı gibi ne zaman bitecek diye sayfalarına baktırdı.
Yazarın diğer kitaplarını hala merak ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sessizliğin ve bastırılmış duyguların gücünü olağanüstü bir zarafetle işlemiş yine yazarımız. Bir uşak olan Stevens’ın titizliği, görev bilinci ve hayatı boyunca ertelediği hisleri kitap boyunca derin bir melankoli ile anlatılıyor. Geçmişle hesaplaşma, pişmanlık ve kaçırılmış fırsatlar… Hepsi yazarın minimalist ama etkileyici diliyle ağır ağır ortaya dökülüyor. Kitap tarihsel arka planıyla da güçlü; tanıdık isimlere rastlıyoruz. Stevens’ın duygularını kabullenme süreci öyle yavaş ve incelikli ilerliyor ki her sayfada bir kırılma anına daha yaklaşıyoruz. Sessiz sakin ilerleyen ama vurucu bir roman.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yorumlarda aşırı bir beğeni var. Beklentim yüksekti ancak 70 sayfa kadar okudum o bahsedilen derinliğe giremedim ben. Umarım bundan sonra beklediğim gibi olur.
"İnsanlar fikirlerimi onaylasın ya da onaylamasın -ki şu anda bu odada söylediğim her şeyi onaylayacak tek bir kişi bile bulunmadığını biliyorum- hiç değilse onların düşünmelerini sağlıyorum."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kazuo Ishiguro'nun en çok okunan eserlerinden birisi. Konuyu anlatımı dili ve sizi kitabın içerisine çekebilmesi eserin büyüklüğünü daha da arttırıyor.