Moskova'dan Devrim Portreleri Hakkındaki Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
zafer saraç
02.08.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Moskova'dan Devrim Portreleri
Dünya tarihine etki eden önemli olayların başında devrimlerin müstesna bir yeri vardır. Her devrim, fikri yükseklere taşıyan önderlerin sırtında inanılmaz irtifa kazanır. Bolşevik Devrimi de Lenin’in önderliğinde nihayete ulaşmış, dünya tarihinin seyrine etki eden, mühim bir olaydır. Fakat bu önemli olayda Lenin kadar etkili olan onun fikir yoldaşlarının da etkisi ve katkısı mevcuttur. Haklarında çok şey yazılmış devrim önderlerinin, halen biyografileri kitap raflarında yerini almaya devam etmektedir. Louise Bryant’ın “Moskova’dan Devrim Portreleri” isimli eseri de gözlemle çizilen biyografilerle Bolşevik Devrimi sonrasında Moskova’nın nabzını tutmakta…

Louise Bryant, yazar sıfatını gölgede bırakacak derecede önemli bir gazetecidir. Ülkesi Amerika Birleşik Devletleri’nin resmî ideolojisinin aksine, farklı görüşlere temayül etmiştir. Özellikle Bolşevik Devrimi sonrası Moskova izlenimleri, Amerika’nın önemli gazetelerinde yayımlanmıştır. Ülkeler arası global entegrasyonun günümüzdeki kadar güçlü olmadığı bir dönemde, gazete köşesi vasıtasıyla ülkeleri, halkları, liderleri ve en önemlisi ideolojik saikleri ülkesinde anlatmaya çalışmıştır. Kendi dünya görüşünün paralelinde Moskova’ya ve devrime olan ilgisini bu şekilde dışa vurarak hem tarihe not düşmüş hem de ülkesindeki yanlış yargıların önüne geçmeye gayret göstermiştir.

Eserde Louise Bryant, 18 devrim insanına dair izlenimlerini okura ulaştırmaya çaba sarf etmiştir. İlk aşamada devrimin büyük lideri Lenin ve çevresindekileri ele almış, sonrasında biraz daha geri planda kalan fakat devrim için önemli köşe noktalarını tutan isimler üzerinde durmuştur. Odaklanılan kişiyle beraber bahsedilen hedef insanın bağlı bulunduğu bürokratik, dini, toplumsal vb. çevre de mercek altına alınmıştır (Misal: Tikhon ve Rus Kilisesi, Mihail İvanoviç Kalinin ve Köylüler, Anatoli Vasilyeviç Lunaçarski ve Rus Kültürü).

Bryant’ın biyografi metodu ne akademik ne de edebi olup, mesleğinden dolayı haber aktarımının özelliklerini gösterir. Fakat bu noktada edebiyatçılara nazire yaparcasına gözlem gücünün etkin hususiyetleri satırlar arasında dikkat çeker. Anlatım sade, akıcı ve yalındır. Dikkat çekici noktalar üzerinde itinayla durulur. Ele alınan şahsın devrimle ilintisi kadar, onu sahip olunan pozisyona getiren siyasi geçmişi de kısaca özetlenir. Son olarak en can alıcı kısım olarak, yazarın direkt gözlemlerine geçilir. Louise Bryant, direkt temas halinde olduğu sohbetlerine dahil olduğu ve ortamlarına girdiği isimlerin hayatlarına dair her eserde rastlanmayacak gizli noktalara temas ederek elde ettiği bilgileri cömertçe servis eder. Misal Lenin’in aile hayatına dair izlenimler oldukça ilginçtir.

Verilen biyografilerde dikkat çekici noktalardan birisi de, devrim liderlerinin arkasındaki kadın karakterlerin üzerinde fazlasıyla durulmasıdır. Louise Bryant, ülkesinde feminist olarak tanınan kadın hakları savunucusudur. Bu yüzden, devrim portrelerinde kadına ve resmedilen şahsın kadın hakları konusundaki fikirlerine özellikle yer verilmiştir. Ayrıca Rusya’daki Kadın Hareketi’ne bir bölüm ayrılmış ve önemli Rus Kadın Devrimci Aleksandra Kollontay detaylı bir şekilde tanıtılmış, Devrim sonrası Moskova’nın kadın konusundaki tutumu irdelenmiştir.

Eserin çizilen karakterlerin tanıtımı ve tahlili vasıtasıyla tarihe not düştüğü şüphesizdir. Fakat sadece biyografik bir analiz ve izlenim sunumu söz konusu değildir. Dönemin siyasi havası da satırlar arasında kendisine yer bulur. Louise Bryant, siyasi gündeme oturan birçok güncel konuyu da hedef şahsiyetlerle görüşür. Yazarın muhabirliği esnasında Moskova’da röportajlar yapmış olması, onun sohbetlerine ait ayrıntıların ortaya çıkmasını sağlar. Bu anlatılarda döneme ilişkin birçok bilgi zuhur eder. Özellikle, dönemin Rusya’sına ilgi duyanların gözden kaçıramayacakları bu önemli bilgiler, kitabın tarihi misyonunu su yüzüne çıkarır.

Eserin Türk tarihini ilgilendiren önemli bir yönü de dikkatten kaçmamalıdır. Osmanlı’nın son dönemlerinin önemli figürü Enver Paşa için ayrı bir bölüm düzenlenmiştir. Enver Paşa ile uzun süre (yaklaşık 6 ay) Moskova’da aynı yerde konaklayan yazar, hiçbir yerde yayımlanmamış birçok ayrıntıyı okuruna verir. Özellikle Paşa’nın dünya görüşü, mizacı, fiziksel görünümü, siyasi gündeme dair tespitleri akılda kalıcıdır. Eser, sırf Enver Paşa hakkında yazılan bu kıymetli gözlemler için bile tercih sebebi olabilir. Zira Paşa hakkında yapılan tespitler, onu olumsuzlamayı görev addedenleri mahcup bırakacak haddededir. Zira Louise Bryant fazlasıyla dışarıdan objektif bir köşede durarak, Paşa’yı değerlendirir.

Eserin çevirisinin gayet iyi yapıldığını belirtmek gerekir. Bazı çeviri eserlerde öne çıkan anlatım bozukluklarına, iç tırmalayıcı nüanslara, iyi okurun ağız tadını bozan bazı etmenlere eserde rastlanmaz. Ayrıca çevirmen -ön söz kısmı başta olmak üzere- okura fazlasıyla yardımcıdır. Louise Bryant’ın dönemi için yabancı olunan, gündeme dair önemli isim ve olaylar dipnotlar vasıtasıyla açıklanır. Eser, her ne kadar akademik bir hüviyete sahip olmasa da akademik metinler için önemli bir referans kaynağı olmaya adaydır. Eserin, 1923 yılında basılması ve bizi ilgilendirmesi düşünüldüğünde yüzyıl sonra da olsa, böyle bir eseri okumak okur için önemli bir avantajdır.

Yazarın da eserinde bahsettiği gibi, “Büyük olaylar, büyük insanlar yaratır. Büyük olayların ortasında kendi varlığını sürdürecek kadar güçlü olmak bile büyük olmak demektir.” Tarihe olaylar açısından bakanlar için; sadece olayın gerçekleşmesine dair bilinen ayrıntılar vurgulanır, isimler ise sadece sinema ve tiyatroda başrol oyuncularının sunumu gibidir. Oysa her isim bir dünyadır. İsimlerin altı eşelendikçe ortaya çıkanlar; insanları inanılmaz şaşırtır. Şaşırtıcı bu nüanslar, yeri gelir dünya tarihine etki eden büyük olayların tetikleyicisi olur. Kaos teorisindeki kelebek etkisi benzeri bu durum; dünya tarihinde önemli kişiliklere ilişkin detayların derinliklerine inildikçe görünür hale gelir. Misal Lenin’in kardeşinin Çar’ın idamına maruz kalması; onun içindeki devrim ateşini tetiklemiştir. Sonuçta Lenin’in lokomotifi olduğu fikir aksiyonu Çarlığı yıkacak güce erişmiştir.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Mehmet Poyraz
13.07.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ALTERNATİF BOLŞEVİK PORTRE OKUMALARI
Amerikalı feminist ve sosyalist gazeteci-yazar Louise Bryant (1885-1936)’in gözlemleriyle hatıratlarına dayanan “Moskova’dan Devrim Portreleri”ni, gerçekte “Sovyetler Dönemi”ne ait ilk kitap çalışmalarından biri olarak kabul edebiliriz. Bolşevik Devrimi’nin önemli simalarını yakından tanıma fırsatını yakalayan yazar Bryant’ın, gazeteci kökenli olması ve bu özelliğiyle kaleme aldığı kitabın, akademik bir değeri olmamakla birlikte döneme farklı bir bakış getirmesi söz konusu eserini kıymetli kılmaktadır.

Konunun ilgililerine bir asır sonra da olsa, çalışmayı büyük bir özveriyle tercüme ettiğinin farkında olduğumuz Yahya Yeşilyurt’un dönemle ilgili bilgisini dipnotlarda görebilmekteyiz. Çevirmen Yeşilyurt, kimi yerde düzeltmeye giderken, kimi yerde de açıklayıcı ve karşılaştırıcı dipnotlar düşmesi kitabı daha bir anlaşılır hale getirmiştir.

Yazarın da dediği gibi, dünyaca bilinen özellikle siyasi liderlerin genelde şatafatlı bir hayatları olduğu düşünülmektedir. Hizmetçileri, uşakları, bolca geniş odaları, özel kalemleri ile danışmanları olduğu düşüncesi kuşkusuz Lenin için de geçerliydi. Oysaki Lenin sade bir hayat sürmüştür. İki odalı evinde hizmetçisi dahi yoktur. Danışmanları ise aile efradındandır. Göze çarpan eşyaları masa, sandalye, kitapları ve notlarıdır. Bunu okuruna güzel bir üslupla anlatan Bryant’ın, bugüne kadar pek bilinmeyen ve dillendirilmeyen Lenin hakkındaki bilgileri kimi okuru şaşırtabilir.

Yıllar sonra ve farkında olmadan Lenin hakkındaki bir tartışmaya da katılıyor yazar. Lenin’in Türk soylu olup olmadığı kimi zeminlerde tartışılmıştı. Hatta fiziki yapısından ötürü tartışma daha da diri tutulmuştur. Bryant, sanki tartışmalara nokta koyar gibi Lenin için doğrudan “Tatar” demektedir. Bilindiği gibi “Tatar” bildiğimiz Türk’tür.

Lenin’in ABD ile işbirliği yapma girişiminin yer aldığı çalışmada, kuşkusuz en dikkat çekici bölüm Enver Paşa’nın anlatıldığı sayfalardır. Zira yazar bu bölümde okura başka bir Enver Paşa portresi çizmeye çalışmıştır. Satırlardan yazar ile Enver Paşa’nın hayli yakın görüştüğü anlaşılırken, yine Enver Paşa’nın Moskova sosyal çevresinde kadınlardan hayli ilgi gördüğü de aktarılmaktadır. Ayrıca Enver için “paralı asker” ithamında bulunması ve Türkistan’a ne amaçlı gittiğinin anlatılması, söz konusu çalışmayı hayli özel kılmaktadır.

Troçki ve diğerlerinin de alternatif portrelerinin çizildiği “Moskova’dan Devrim Portreleri”, tematik düşünmeye sevk edecek bilgilerle beklentileri karşılarken, araştırmacıların da hayli ilgisini çekecektir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Ahmet Veske
07.12.2022
Geçmişin Tanıklıkları: Portreler...
Gözlemin esas olduğu bir yazı türü “portre”. Kişilerin karakteristik özelliklerini okuyucuya aktarırken, konu olan kişilerin çevresindeki olaylara etkileri, müdahaleleri, çözümleri vb. başlıklarda irdelenir. Sonuçta, dış çevredeki insanların hedef kişilik hakkında, yakın çevreden gelen birebir gözlemlerle bilgi sahibi olmalarını sağlar. Önünüze ilginç anekdotlar çıkar.

Sözünü edeceğimiz kitap,”Moskova’dan Devrim Portreleri” başlığıyla Türkçeye çevrilmiş. Yazarı Amerikalı aktivist gazeteci Louise Bryant. Ekim devriminin ateşli günlerinde ve sonrasında, sıcağı sıcağına devrimin öncü ismi Lenin ve çevresindeki kadrosunu oluşturan isimlere dair gözlemleri sade ve anlaşılır bir dille yazıya dökmüş. Sonraki süreçte bu yazılar “Mirrors of Moscow” adıyla 1920’de kitaplaşmış. Anlatımdaki yalınlık, Türkçe çevirisinde de Yahya Yeşilyurt’un emeğiyle göze çarpıyor.

Doğrusu, ben okurken büyük keyif aldım. Farklı bir perspektiften, Rus devriminin öncü kadrolarına göz atabiliyorsunuz. Fikir sahibi olabiliyorsunuz. Üretilmiş efsaneleri değil; hayali olmayan gerçek gözlemleri okuyabiliyorsunuz.

“Washington, Londra ve Paris’te karşılaşabileceğiniz siyasi liderlerden en büyük farkları, daha dürüst ve kendileri gibi olabilmeleridir.”(s. 12)

Elbette, olayın ideolojik arka planı ve temeli üzerinden yürüyen bir sistematiği var. Devrimlerin dayanağını oluşturan teori ve teorinin pratiğe yansıması. Bir de gerçeklikler. “ Nikolay Lenin, iki amaç uğrunda çabalar: Rusya’yı Batılılaştırmak ve sosyalist devletin kaynağını canlı tutmak.” (s. 18) Bu süreçte eski sürgünler üzerinden “ABD ile daha yakın ilişkide olduğunu hissediyor. Onların Amerika’da eğitim almış olmalarından hoşnut görünüyordu.”(s. 19)

Detay okumaları size bırakarak son bir notu paylaşmak isterim: Tarihimizden yabancısı olmadığımız bir kişiyle karşılaşmak gerçekten ilginç oldu: ‘Enver Paşa’. ”Kaderimizi büyük ölçüde belirleyen tesadüfler, onun dinine yabancı olan birinin tanıyabileceği kadar tanıma fırsatı verdi bana. (s. 94)”, der Louise Bryant. Lenin’den Troçki’ye, Kollontay’dan Krasin’e öncü kadronun portreleri sizleri bekliyor.

Ayrıca Selenge Yayınları’ndan çıkan Francine Hirsch’in “Ulusların İmparatorluğu/ Etnografya Bilimi ve Sovyetler Birliği’nin Ortaya Çıkışı” adlı çalışmayı da okuma listenize eklemenizi öneririm.

İyi okumalar…

Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Nejat245
12.11.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kolay okunan bir çalışma. Yazarın tanıştığı dönemin önemli karakterleri hakkında düşünceleri, anıları.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Aykut Aykut
02.02.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bryant'ın kişisel izlenimlerini aktardığı orijinal bir çalışma. Lenin,Troçki ve Enver Paşa'yı bir de Bryant'ın değerlendirmeleriyle okumak ilgi çekici.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
hikmet görkem
11.12.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu şahane eseri dilimize kazandıran kıymetli hocamız yahya yeşilyurt'a çok teşekkür ederim. okuyalım, okutalım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
baddaloziy
16.12.2021
kitap anlaşılabilir bir dil
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir