Cadılar, Ebeler ve Hemşireler & Kadın Şifacıların Tarihi
Cadılar, Ebeler ve Hemşireler & Kadın Şifacıların Tarihi

Kitapyurdu Fiyatı: 136,50TL

Ürüne Git
30Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Kadın Şifacıların Tarihi
Doğum, ölüm, sağalma, kadınlar yaşamın her ânında anatomi uzmanı olarak yer alıyorlardı. "Uzman" kadim bilginin aktarıldığı kişiydi, lisans eğitiminin sadece üst sınıfa bahşedildiği, hele kadınlara hiç hak görülmediği tarihlerde kadınlar köy köy dolaşarak ebelik yapıyorlar, bilgi ediniyorlar ve öğrenmek isteyene bildiklerini anlatıyorlardı. Halk onlara "bilge kadın" derken otoriteler "cadı" ya da "şarlatan" dedi, araştırmanın yazarları bu ithamların yol açtığı korkunç sonuçları, o sonuçların günümüze yansımalarını aktarıyorlar hatta günümüzde de "erkek dünyası" kılınmaya çalışılan tıp kurumlarının cinsiyetçilik yüzünden yoksullaştığını örnekliyorlar. Mücadelenin kazanımları sonucu kadınlar sağaltımın bir parçası olma hakkını söke söke aldılarsa da doktorluktan ziyade hemşirelik, ebelik gibi işlere iteleniyorlar. Florence Nightingale'ın Kırım'da yaşadıkları ibretliktir: erkek doktorlar yaralıların yanına yaklaştırmazlar hemşireleri, müdahalede bulunmalarını istemezler. Savaş şiddetlenir, kadınlar hiçbir şey yapmadan kendilerine ayrılan köşede sessiz protestolarını sürdürürler, nihayet "pek de zararlı olmayacakları" düşünülüp işe koşulurlar, ellerinden geleni yaparak nice insanın hayatını kurtarırlar. Adım adım kazanırlar başkalarının gözündeki yetkinliklerini, yüzyıllardan sonra nihayet kabul edilirler bilim dünyasına. Kısmen. Hidden Figures başka cephede süren aynı mücadelenin filmi, aklıma geldi. Sonra işçi sınıfının örgütlenme çabaları sırasında, geçtiğimiz yüzyılın başlarında beyaz kadınların Siyah kadınları örgütlerinde istemediklerini okuduğum Grev!, direnişi engelleyebilmek için kullanışlı enstrümanlar üreten, yıkımı içten getirmeye çalışan iktidarın silahlarını afişe etmesiyle mühimdi. Örgütlenme önemli. Neyse, itaat bilgisizlikten ve bilgisizliğin dayatılmasından kaynaklanır, kadın sağlık çalışanlarının "kadınsı" işlerle sınırlandırılması, pasifize edilmesi karşısında boyun eğdikçe özgür ve yaratıcı failler ketlenecektir. "Geleneksel tıp tarihlerinin beslediği diğer bir mit ise erkek çalışanların, üstün teknolojileri sayesinde [kadınlara] galip geldiğidir. Bu anlatılara göre (erkek) bilim neredeyse kendiliğinden (kadın) bâtılla yer değiştirmiştir; o tarihten beri de bu 'bâtıl'a 'koca karı hikâyeleri' denmiştir." (s. 32) Çatışma sürdükçe tıp siyasi ve ekonomik olarak tekelleşiyor, resmî kurumlar oluşurken gücünü zayıflatacak heretikleri -kadınların şifacılıkla Kilise'ye isyan ettiklerine kadar varmıştı iş- ortadan kaldırmak için harekete geçiyordu, yönetici sınıfın köylü kadınlara karşı başlattığı kırım bunun en bilinen örneği. Daha da önemlisi şu ki en şiddetli cadı avlarının yaşandığı dönemlerde kitlesel köylü ayaklanmaları feodalizmin köklerini sarsmaya başlamıştı, tam da kapitalizmin ve Protestanlığın yükseldiği zamanlar. "Bazı bölgelerde cadılığın, kadınların önderlik ettiği köylü isyanlarını temsil ettiğine dair, feministlerin peşini bırakmaması gereken dağınık kanıtlar mevcuttur." (s. 40) Mevzunun bu boyutunu hiç bilmiyordum ben, şaşırdım. İşte, İncil'i İngilizce yerine Latince baskısından okumak bile suç sayılıyordu, cadılığın şeytan işi olduğunu anlatan kitaplarda Kilise'nin yönergeleri dışında dinî pratiklerde bulunan ve Hristiyanlığa küfür anlamına gelebilecek uygulamaları gerçekleştiren kişilerin tez mahvedilmesi gerektiği söyleniyor, oldukça muğlak metinler otoritenin gücünü belirsizleşmiş sınırların ötesine konuşlandırıyordu, cezalandırılmak istenen kişinin kurtulma şansı yoktu. Üç temel suçlamanın ön plana çıktığını söyleniyor: "Birincisi, erkeklere karşı işlenen akla gelen her cinsel suçtan cadılar sorumlu tutuldu. Açıkça, kadın cinselliğinden dolayı 'suçlu' bulundular. İkincisi, örgütlü olmakla suçlandılar. Üçüncüsü ise sağlığı etkileyen -hem iyileştirici hem kötüleştirici- büyülü güçlere sahip olmakla itham edildiler. Sıklıkla ve spesifik olarak tıbbi ve doğumla ilgili becerilere sahip olmakla suçlandılar." (s. 45) İkinci bölüm ABD'de tıp mesleğinin yükselişini ve kadınların bu süreçteki vaziyetini içeriyor. Sınıf ve cinsiyet mücadelesinin 19. yüzyılda nasıl ilerlediğini, kadınlar üzerinde tahakkümün nasıl kurulduğunu görüyoruz, devletin baskısı daha doğrudan: "1800 yılından itibaren moda bile üst ve orta sınıf kadınların doğum hizmetini 'hakiki' erkek doktorlardan alması gerektiğini dayatıyordu ki bu, daha sade yaşayan insanların fena halde yakışıksız bulduğu bir âdetti." (s. 71) Diplomalarını alan orta sınıftan doktorlar hemen piyasaya çıkıp fahiş fiyat çekerek iş yapmaya başlamışlar, üstelik o zamanlar Avrupa'nın epey gerisinde kalan tıp bilgisi yüzünden saçma sapan uygulamalarla sayısız ölüme yol açmışlar. 1830'da başlayan Halk Sağlığı Hareketi ve feminist hareket omuz omza vermiş o dönem, küçük de olsa kazanımlar elde edilmiş ki çığın başladığı nokta da orasıdır, ne ki hemen karşı atak başlamış ve kadınların tıptan anlamadıkları, anlamalarının da pek mümkün olmadığı, temel birkaç iş dışında hiçbir şeye bulaşmamaları söylenmiş, üstelik tıp eğitimi iyice pahalı bir hale getirilerek "ayaktakımına" kapatılmış kapılar. Carnegie tayfasının görevlendirdiği Abraham Flexner'ın verdiği raporlar tıp eğitimini standartlaştırırken alternatifleri yok etmiş, tabuta çakılan son çivi: "1910'da yayınlanan Flexner Raporu, vakıfların Amerikan tıbbına verdiği bir ültimatom niteliğindeydi. Yarattığı rüzgârla birlikte çok sayıda tıp okulu kapatıldı; Amerika'nın siyahiler için açılmış sekiz tıp okulundan altısı ve kadın öğrenciler için sığınak vazifesi gören 'hakiki olmayan' okulların büyük çoğunluğu da buna dahildi. Tıp, kati şekilde bir 'yüksek' eğitim branşı olarak kurulmuştu ve ona ancak çok uzun ve pahalı bir üniversite eğitimiyle erişilebilirdi." (s. 86) Orta sınıf beyaz bir erkek için ideal mesleğin doktorluk haline gelmesinin, kadınların alandan yavaş yavaş uzaklaştırılmasının hikâyesi baştan sona.
Ebru Çalışkan Helvacı
Kaşif
Bu kitap kadınların sağlık sisteminde verdiği mücadeleyi anlatmaktadır. İlk etapta Cadı olarak nitelendirilen ve canları ile bunu ödemek durumunda kaldılar. Tıp fakültesine bile kadın öğrenci almadılar. Sadece erkek öğrenci eğitimi bulunuyordu. 19.yüzyılın başlarında bu mücadeleleri sonuç vermeye başladı. İlk etapta Ebe ve Hemşireler olarak Tıp Fakültesine girebildiler. Kadın doktor olarak kabul görmesi için mücadeleye devam ettiler. İster adına şifacı deyin isterseniz de Ebe ve Hemşire deyin kadınların Tıp alanında verdikleri mücadeleyi çok güzel aktaran bir kitaptır. Kitap ince ama çok kapsamlıdır. Okumanızı tavsiye ediyorum.. Kitapla kalın...
davutcar
Kitapkurdu
16.03.2026
Sağlık çalışanı iseniz ve anlamaya çalışıyorsanız okumalısınız.
Murat Ç.
Kitapkurdu
27.01.2026
Ehrenreich ve English, tarih boyunca kadının "şifacı, ebe, otacı, hemşire ya da cadı" olarak bilinen tıptaki merkezi rollerinden nasıl dışlandığını anlatıyor. Kadının geçmişte çekmediği acı, dışlanmadığı konu yok. Fark yaratan bir metin. Tehlikeli görülen kadın, her dönem kolay hedef olmuş. Ortaçağ karanlık bir dönem olarak tanımlanır. Çoğunlukla engizisyon mahkemeleri ve cadı avlarıyla bilinir. Erkek otoriter bir anlayış her konuya hükmetmiş, başa çıkamadığında ise kadını suçlamış. Toplumun korkularını, bilgisizliğini ve bastırılmış öfkesini en kolay şekilde ona yönelmiş. Tıbbın profesyonelleşmesiyle birlikte kadınların bilgisi "bilim dışı" ilan edilirken, erkek egemen bir sistem onların yüzyıllar boyunca aktardığı deneyimi değersizleştirmiş. Yayımlandığı dönem kadın tıp öğrencileri ve hemşireler arasında hızla yayılmış. Kısacası "Cadılar, Ebeler ve Hemşireler", hem öfke hem de farkındalık yaratıyor. Konuya ilginiz olsa da olmasa da merak edip okumanız gereken bir kitap.
Betül Yaşık
Kitapkurdu
07.10.2025
henüz okumadım ama bir Ebe olarak merak ettiğim için aldım
ipek karatosun
Üstat
06.06.2025
yeni yeni cok guzel bilgiler ogrendim. sasirdim bircoguna. aydinlanmak icin okunmasi gereken bir kitap.
Geceloji
Kitapkurdu
03.06.2025
Bir kadın ve bir ebe olarak okudum bu kitabı. Edindiğim bilgiler beni şaşkına uğrattı diyebilirim. İyi bir çeviri ve oldukça verimli bir kitap. Kadınların toplumdaki ve sağlık alanındaki rolünün gelişimini bir dönem üzerinden değerlendirmek doğru olmaz ama kitapta bahsi geçen yıllar bu hususta kesinlikle can alıcı noktalardır. Okuyun okutturun.
AYŞİN AĞRITMIŞ
Hezarfen
28.03.2025
Bu kitapta 5.Yüzyıldan başlayarak 13. yy'a kadar kilise tarafından tıp bilminin önünün kesildiği, Galen'den Paracelsus'a 18. yy sonlarına kadar da kilise tarafından da bilge kadının nasıl yok edilmek istendiği oldukça açık bir dilde ve özet olarak anlatılmış. Tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerinin okumasını özellikle tavsiye ederim.
Pelin Mil
Kitapkurdu
07.03.2025
Okumaya başlamadım fakat çok güzel bir kitap olduğundan eminim.
Cengizlider
Kitapkurdu
15.02.2025
belli bir görüş aşısıyla da olsa pek te çalışmamış bir konunun eldeki kısıtlı kaynaklar ile ilgilenenlere aktarımı diyebileceğimiz, çok derine dalmadan kısa sürede okunup hazmedebilecek bir çalışma.okuyup düşünmek için güzel bir neden
Nefne Yılmaz
Kitapkurdu
01.12.2024
Erkek egemen kültürün pek çok alanda olduğu gibi sağlık alanında da kadını pasifize ederek erkini devem ettirmesinin tarihi örneklerini görüyoruz bu kitapta.
Bogkckvlkkk
Kitapkurdu
06.11.2024
Tarihi, kimin yaşadı ile kimin yazdığının farkının, nelere sebep olduğunun spesifik ama önemli bir anlatımı. Önemli ve etkileyici
Elif Naz Dursun
01.11.2024
Çok beğendiğim ve bolca tarihi bilgi öğrendiğim bir kotap oldu benim için.
Seda nur Demir Balcı
Avrupa'daki cadı avlarının ve cadı olarak anılan kadınların hemen hemen her toplumda görülen halk içindeki ebe kadınlar ve günümüzdeki hemşirelik mesleği ile olan bağlantısını anlatıyor.
Furkan Selim Şengül
Bilge
Sade anlatımlı bir kitap ancak içeriği daha detaylı olsa iyi olacağını düşünüyorum. Onun dışında meraklısına tavsiye ederim.
Merih Balcı
Kitapkurdu
10.06.2024
konu itibariyla ilgi cekici. Yayinevi de basim konusunda iyi is cikarmis.
Pervin Uçak
Kitapkurdu
30.05.2024
Kadınların her meslekte olduğu gibi sağlık sektöründe de karşılaştıkları sorunları ve yapılan ayrımcılığı anlatan güzel bir kitap.
van kedisi
16.05.2024
Kampanyadan aldım, ilgi çekici bir konu, sadece sağlık sektöründe çalışanlar için değil genel kültür mahiyeti ile okunmalı
Oğuzhan  Şahan
14.05.2024
Sağlık sektöründe biri olarak çalıştıktan sonra etrafıma çok önerdim. Tarihi az çok fark etmeksizin bilen herkesle ortak yorumumuz bu "kadar olur mu?!" diye bir çok tepkiyle şaşırarak aramızda konuştuk. gayet güzel bir kitaptı kendine yeni bir pencere katmak isteyenlerin bir seceneği olabilir
Batuhan Karakaya
Üstat
10.05.2024
Biraz feminist bakış açısıyla yazılmış, tarihsel olarak çok da haklı oldukları bir eser. neyse ki artık kadınlar özellikle sağlık olmak üzere her alandalar. Ben mesleğim olması nedeni ile çok beğendim. Tavsiye ederim.
1 2