Çağımızın en önemli tarihçilerinden birisi olarak kabul edilen Eric Hobsbawm'ın, Terence Ranger ile birlikte derlediği, Geleneğin İcadı, nihayet Türkçeye kazandırıldı. Sadece tarih yazımını değil, sosyal bilimlerin diğer disiplinlerini de hayli etkilemiş olan kitapta, 'icat edilmiş gelenek' kavramı, "alenen ya da zımnen kabul görmüş kurallarca yönlendirilen ve bir ritüel ya da sembolik bir özellik sergileyen, geçmişle doğal bir süreklilik anıştırır şekilde tekrarlara dayanarak belli değerler ve davranış normlarını aşılamaya çalışan bir pratikler kümesi" olarak tanımlanıyor. Bu anlamda kavram, eski kültürel ve tarihsel malzemelerden yeni amaçlar için tarihsel süreklilikler inşa edilmesinde faydalanılmasına vurgu yapıyor. Osmanlı tarihçiliğini de son yıllarda bir hayli etkileyen çalışma, aslında toplumsal kuramın sorduğu sorularla ilgilenen tüm okurların ilgisini hak ediyor.
Kitaptaki makalelerde icat edilmiş geleneklerin oluşum ve gelişimlerine Britanya ve kolonilerinin tarihinden örnekler buluyoruz. Örneğin İskoç 'Highland' geleneğinde kökeninin antikiteye dayandığı savunulan, rengi ve örgüsü klanları gösteren ekose kumaştan dokunmuş kiltlerin, aslında büyük ölçüde modern icatlar olduğu, 18. yüzyılda İngiltere'yle birleşme sürecinde ortaya çıktıkları ortaya konuyor. Yine tarihsel süreklilik ve kadim gelenek iddialarının aksine, Gal kültürel kimlik ve geleneğine atfedilen özelliklerin son iki yüz yıl içerisinde yaratıldığı, en önemlisi de çağımızda artık geleneksel olanla eş tutulan Britanya monarşisiyle özdeş seremoni ve ritüellerin oldukça yakın bir geçmişe sahip oldukları vurgulanıyor. Avrupa'da icat edilmiş geleneklerin Hindistan ve Afrika bağlamlarına nasıl adapte edildiklerine dair makalelerse gelenek icadı süreçlerini küresel eşzamanlılık bağlamına yerleştiriyor.