Babam Abdülhamid / Saray ve Sürgün Yılları Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
rhnzdmr 31.12.2012
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yıllarca hakkında nice karalamaların asılsız iddiaların ortalıkta gezdiği insanların çirkin yakıştırmalar yaptığı Sultan Abdülhamid Han hakkında bilinmesi gereken gerçekler...
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
İbrahim Şahin 02.04.2011
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
II.Abdülhamid’i ve dönemini merak edenler için okunması gereken bir kitap. Kızının sürgünde yaşadıklarının da anlatıldığı kıymetli bilgiler içeriyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
hano89 25.08.2010
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kızıl Sultan olarak da adlandırılan büyük devlet adamının devlet yönetimindeki yöntemleri izlediği yolları ve sahip olduğu düşüncelerini hep başka bir devlet adamında veya devrin gazetecilerinden okuduk ancak bu kitapta Abdulhamit'i onun kendi kızından bir devlet adamından ziyade bir aile babası olarak tanıyoruz.Onu hiç bilmediğimiz yönleriyle tanıtıyor bizlere.Hem onun kişiliği ve alışkanlıkları ve günlük sade yaşantısını hem de harem içerisindeki yaşantıyı bizlere anlatıyor, kesinlikle okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gumash 23.02.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
öncelikle güzel bir kitap, bilmediğim bir çok şeyi kitaptsn öğrendim, ancak tam olarak beni tatmin etti mi? hayır. ben daha çok sultan abdülhamit hayranı olduğum için onun hayatına dair detaylı bir şeyler görmek, öğrenebilmek adına bu kitabı okudum hoş bazı yerler çok hoşuma gitti ama ulu hakandan çok şadiye hanımın hayatı ve detayları var kitapta.okunması gereken bir kitap ama sultan abdülhamitle ilgili çok beklentiniz olmasın.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
KY-317165 27.05.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri oln Ulu Hakan Abdülhamid han hakkında yazılan bir çok eser yazıldı, özellikle de tarihin o bildiğimiz tarih olmadığı anlaşılmaya başlandıktan sonra. Bu çalışmada ise bir evladın gözünden bir babayı okuyacak ve "Kızıl Sultan" denilen Dünyaya gelmiş olan gelki de en zeki ve en siyasi dehanın gerçek hatıralarını okuyacaksınız. tavsiye ederim tarih bu kitapta.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
arslanalii
20.11.2015
Yurttan çıkarılan saray mensuplarının anlatıldığı üzere fakir bir hayat yaşadıklarının aksini gözler önüne seren bir kitap. gayet varlıklı bir hayat sürmüş Şadiye Osmanoğlu. Ayrıca babası 2. Abdülhamit kısmı biraz kısa ama o zaman hakkında birçok şeyin öğrenilebileceği bir kitap. tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
derya.kse 23.03.2009
Kitabın dilini çok beğendim. Gayet akıcı ve nezih bir anlatımı var. Ama yazar sanıldığı gibi babası Abdulhamid'in değil, kendi hayatını anlatıyor. Kitabın yarısında Sultan Abdulhamid ölüyor, Şadiye Sultan'ın hayatını okumaya devam ediyoruz. Yine de çağı ve yaşadıklarını çok güzel anlattığı için okunmalı diye düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ismail_atan 03.03.2009
Ayşe Osmanoğlu Hanımefendi'nin kaleme aldığı "Babam Abdülhamid" adlı yapıta göre biraz farklı geldi bana. Ayşe Osmanoğlu kitabını kaleme alırken, ismiyle örtüşür biçimde daha çok Sultan Abdülhamid Han'dan bahsetmişti; ancak Şadiye Osmanoğlu Hanımefendi daha çok kendi anılarını kaleme almış. Elebbet bunun içinde Sultan Hamid Han'ın da geçtiği pek çok yer var. Bunu elbette eleştirmek için söylemiyorum; zira Şadiye Hanımefendi'nin kaleminden çektikleri (!) sıkıntıları okumak da ayrı bir anlam ifade etti bana. Gerçi Şadiye Hanım Sultan, çok fazla sıkıntı, en azından açlık çekmemiş. Zira biz Sultan Abdülhamid Han'ın zevcelerinden, kızlarından ve oğullarından bazılarının sıkıntılar içinde vefaat ettiklerini biliyoruz. Hiç değilde Sultan Vahdeddin gibi cenazelerine haciz koyulacak kadar sıkıntı içine girmemişler. Tekrar dile getirmemde yarar var. Bütün bunları eleştirmek adına söylemiyorum; çünkü kendilerine yapılan onca haksızlığa rağmen her defasında vatan sevgisinden ve Cumhuriyet Hükümeti'ne dualarından bahsettiklerine de tanık oluyoruz. Kendilerini rahmet ve minetle anıyorum. Hepsinin ruhları şad olsun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
SYILDIZSS 26.10.2008
Abdülhamid'i en birinci ağızdan dinleyip değerlendirebildiğimiz bir çalışma.Bazı gerçeklerin iftira atılarak karalandığı Sultan Abdülhamid'i bu eserde tüm yönleriyle görebiliyoruz.Tarihimizi bilmek ve iyi anlamak için okunması gereken eserlerden biri...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Z.T. 29.04.2008
kitap bilindiği gibi sultan abdulhamid'in kızı şadiye osmanoğlu'nun hatıratından. yalnız kitabın yalnız 70 sayfası sultan abdulhamid'e ayrılmış. geri kalan kısmında ise şadiye sultan kendi hayatını anlatıyor. yani kitabın ismiyle içeriği arasında ticari kaygıdan ötürü bir uyumsuzluk var. bu uyumsuzluk ise okuyucuda hayal kırıklığına yol açıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
dumlupınar 30.08.2007
Bu gün sultan Abdülhamit hakkındaki kötü yöndeki eleştirilerinin çoğunun iftira olduğu anlaşılmış vaziyette. Memleketi birlikte ve dirlikte tutmak için elinden geleni yapmaya çalışan tarihimizin dehalarından biri olduğunu kimse inkar edemez.
Şadiye Osmanoğlu' nun kitabın sonunda yaptığı değerlendirmeler bana çok ilginç geldi bunlar için dahi kitap okunmalıdır
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yasin özcan 04.07.2007
Bilindiği gibi Şadiye sultan, Sultan II, Abdulhamid'in kızı.Bence bu eseri kaleme almakla gayet iyi bir tarihi vazifeyi yerine getirmiştir.Keşke bu duyarlılık bütün saray mensuplarında olsa idi.Fakat yinede ben bu eserin çok kısa olduğu kanaatindeyim.Sarayda onca sene geçirmiş ve Sultan ile yaklaşık 1 yıl Selanik’te bulunmuş bir insandan daha hacimli bir eser beklerdim.Bu arada Sultan II,Abdulhamid'in,diğer bir kızı olan Ayşe Osmanoğlu'nun hatıraları da var.İnşallah bir yayınevi çıkarda onu bastırır.Bizde okumuş oluruz.

Kitap altı bölümden oluşuyor."Babam ve saray" bölümü,bize saray içindeki günlük yaşantıdan,sarayın kültürel ve soysal boyutlarından bilgiler sunuyor.Aslında her zaman,Osmanlı'nın siyasi değil de medeniyet tarihi daha çok dikkatimi çekmiştir.O yüzden bu bölümü çok büyük bir zevkle okudum.İkinci bölüm ise "Hal ve sürgün" adını taşıyor.Bu bölümde,Sultanın nasıl hal edildiği ve Selanik'e gönderildiği anlatılıyor.Bu sürgün ile alakalı bir çok eser okudum ve bu kitapta yazılanlarla tam bir uyum içinde olduğunu gördüm.Bu da sevindirici bir hadise tabi ki.Sultan Selanik'e sürüldükten sonra orada bayağı bir eziyet edilmiş.Alatini köşkü denen,eski bir Yahudi ailenin köşkünde muhafaza edilmiş.Dışarı çıkmak yasak,gazete dergi okumak yasak,hatta pencereleri açmak dahi yasak.Yani anlayacağınız tam bir mahpus hayatı.Neyse ki teras katı unutmuşlarda sultan arada bir terasa çıkıp orada bir hava alabiliyormuş.Sultanın ilk başlarda,muhafız komutanlığını yapan ise meşhur serbest fırka başkanı Ali Fethi Okyar,Şadiye sultan onun çok ahlaklı bir kimse olduğunu söylüyor ve daima kendisini övüyor.Bu Ali Fethi bey'in de "üç devirde bir adam" isminde bir kitabı var.Fakat bu kitabında baskısı yok.İnşallah bir yayınevi çıkarda onu da yayınlar,çok iyi bir hizmet yapmış olur.Kitabın üçüncü bölümü ise "Hastalık ve tedaviler" adını taşıyor.Bu bölümde ise Şadiye sultan hem kendi hastalığından ve hem de babasının hastalığından bahis ediyor.Kendisi 20 gün hasta olarak yatmış ve bilinçsiz bir durumda imiş.Bu arada babası vefat etmiş sultanın,ancak kendine gelince öğrenmiş ve çok feryadı figan eylemiş.Bu arada çok sevdiği kocası da vefat ediyor.Bu kocasından bir tane kızı var.Kitabın dördüncü bölümü "Gurbet ve kader yılları" isminde-bu bölümleri acaba yazar mı adlandırmış yoksa yayınevimi onu bilemiyorum-Bu bölümde ise hanedanın sürülmesi ve Fransa’ya yerleşmesini anlatıyor.Kızını da orada okutmuş,bir Türk’le tanışıp onunla evlenmiş.Aslında Şadiye sultanın başından bayağı bir maceralar geçmiş,bunu anlamak için kitabı okumak lazım.Beşinci bölüm ise "Kızımın ardından ve vatana dönüş "ismini taşıyor.Kızı Fransa da bir Amerikan subayıyla evlenip Amerika’ya yerleşiyor.O arada hanedanın yasağı kalkıyor ve İstanbul’a dönüyor.Son bölüm ise " Babamın siyaseti hakkında bana anlatılanlar" Bu bölümde Şadiye sultan,kısa bir tarih değerlendirmesi yapıyor.Fakat ben bu değerlendirmenin tarihi hakikatlerle tam örtüşmediğini düşünüyorum.Şadiye sultan kendi yaşadığı bazı olayları anlatabilir.Biz bunu bir noktaya kadar ölçü olarak kabul edebiliriz.Yani o anlatılanlardan bazı tarihi sonuçlar çıkarabiliriz.Fakat devlet yönetimi ile ilgili olan bazı yorumlarını ancak zan’ni olarak kabul ederiz.Tam olarak gerçek bilgi veya doğru bilgi verebileceği şüphelidir.Bunu kasıtlı olarak yaptığını veya yapacağını söylemiyorum.Fakat kendisinin de söylediği gibi saray içi yani harem kesinlikle siyasete karışamazdı.Bunu nerenden biliyorum;Sultan Abdulhamid bu konuda çok hassastı.Haremin,eskiden beri Osmanlı sarayındaki siyasi nüfuzunu çok iyi biliyordu ve bunun her zaman felaket getirdiğinin farkındaydı.O yüzden daha tahta ilk çıktığı gün analığı olan Perestu kadın efendiye gereken talimatı vermiş idi.Bir başka deyişle şunu ifade etmek istiyorum ki Şadiye sultan,bir devlet adamı veya siyaseti takip eden biri değildi bu yüzden onun yaptığı tarihi yorumun subjektif olması muhtemeldir.Bu da benim gözüme ilişmiştir.

Kitabın en son bölümüne ise Sultan Abdulhamid Han’ın çoçuklarının resimlerini koymuşlar .Bence okunması gereken bir kitap.Başta da ifade ettiğim gibi keşke bütün saray mensupları böyle eserler vermiş olsalardı.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir