Toplam yorum: 3.098.070
Bu ayki yorum: 2.600

E-Dergi

CyRaWarrior Tarafından Yapılan Yorumlar

10.12.2014

Deniz Som'un 1989 yılında yazdığı bu kitabı araştırmacı gazeteciliğin iyi bir örneği niteliğinde. Özellikle bilinmezlerin hakim olduğu savunma sektörüne yönelik bu kitapta her ne kadar basımından bu yana yaklaşık 30 yıl geçmiş olsa da ülkemizin ve dünyanın bazı gerçeklerini görme imkanı mevcut.
10.12.2014

TSK'ya yönelik adli olayların arka planları ile ilgili günümüzde ortaya çıkan pek çok gerçeği Cem Gürdeniz Paşa bütün vatanseverliğiyle anlatmaya çalışmış ancak kimi bölümlerde artık gerçek anlamda tarih olmuş olayların üzerinde çok durması ve kimi bölümlerde de Deniz Kuvvetlerine yönelik bence fazla övgüsü nedeniyle kitap okuyucuyu sıkabiliyor diyebilirim. Donanması bir takım ülkelerin zorlama izniyle alınmış gemilerden oluşan bir kuvvetin çok aşırı övülecek bir tarafı yok diye düşünüyorum. Ancak yazılış amacı ve günümüzde ortaya çıkan gerçekler göz önüne alındığında anlamlı bir kitap.
25.08.2012

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın medenileşen toplumumuz ve beraberinde değişen çalışma hayatlarımızı hicvederek kaleme aldığı bir roman. Askerliğimin yorucu acemilik ve sıkıcı usta askerlik başlangıç günlerini geçirdiğim süreçte boş zamanlarımı eğlenceli hale getirmek amaçlı okuduğum bu kitabın beni bulunduğum ortamdan soyutlayıp başka dünyalara taşıyabildiğini pek söyleyemeyeceğim. Bu belki bulunduğum ortamın ruhsal yapım üzerindeki etkisinin daha büyük olmasından kaynaklanmış olabilir. Belki benim kitap okuma zevkimle de ilgilidir; yazarın üslubunda edebi sanat kullanımının ağır bastığı kitapları okumakta zorlanıyorum. Daha önce bu nedenle Vadideki Zambak'ı yarım bırakmıştım. Yazarın üslubunun ve romanda geçen çok fazla sayıdaki karakterin yanı sıra özellikle kitabın başlarındaki birbirinden bağımsız olaylar da çok olunca ikinci bir Vadideki Zambak vakası olacak diye korktuğumu itiraf etmeliyim.

Ancak yine de yazarın Türkiye'deki devlet kurumlarının organizasyon ve çalışma şekilleriyle ilgili bizim kültürümüzle ilişkilendirerek ortaya koyduğu eleştirel bakış açısını ve mizansel dilini beğeneceğinizi düşünüyorum. Baştaki bölümlerinde her ne kadar sıkılsamda sonraki bölümlerinde bir o kadar eğlendim diyebilirim.
26.10.2010

1 Mart 1992 - 14 Aralık 1995 yılları arasında Sırpların, müslüman Boşnaklara duyduğu büyük nefretin tezahürü olarak ortaya çıkan savaşta Avrupa tarihindeki en büyük soykırımlardan biri yaşandı, hem de tüm dünyanın gözü önünde; Birleşmiş Milletlerin koruması altında olan bir bölgede. Bu savaşa ilişkin çocukluğumdan aklımda kalanlar haberlerde gördüğüm kurşuna dizilmiş Bosnalılar, kaybettikleri eşlerinin ve çocuklarının ardından ağlayanlar ya da savaşın dehşetinden korkmuş çocuklardı.

Meğer savaşın bir de görünmeyen bir yüzü varmış ki onu ancak büyüyünce anlayabilmek mümkünmüş. Aslında bu kitapta anlatılanlara ya da Bosnalı kadınların belgesellerde bahsettikleri bu olaylara "savaşın diğer yüzü" demek de hiç doğru değil. Savaşın da bir ahlakı olduğunu, tarihteki pek çok millet gibi Sırplar ve onlara bu olayları gerçekleştirme fırsatı tanıyanlar da unutmuşlar.

Bosna savaşında esir düşen genç bir kız Leyla. Alman gazeteci Alexandra Cavelius'un kaleme aldığı bu kitapta Leyla'nın toplama kamplarında ve sonrasında götürüldüğü yerlerde yaşadığı hazin ve gerçek hayat hikayesini bulacaksınız.
10.10.2010

İngiliz Edebiyatının ünlü yazarı Thomas Hardy'nin 1874'de kaleme aldığı bu roman, ülkemizde Issız Adam filmiyle ün yapmış ve bir dönem yok satmış. Öncelikle Oda yayınevinin baskısı hakkında eleştiride bulunacağım, kitabın bir kısmı sayfa çevirdikçe elimde kaldı. Bu derece ünlü ve klasik bir romanın daha iyi bir baskı kalitesini hakettiğini düşünüyorum.

Oak adlı sağlam kişilikli, tatminkar ve çalışkan bir sığırtmacın (çoban) yalnızlık ve şanssızlık dolu bir hayat kesitiyle başlayacağınız romanın ilerleyen sayfalarında, kendinizi ilginç bir aşk "üçlemesinin" içinde bulacaksınız. Kendisine farklı hayatlar teklif eden 3 erkeğin farklı tonlardaki aşk teklifleri arasında kararsızlıklar yaşayan ve genç yaşta yönetmekte zorlandığı çiftliğinin sorunlarıyla boğuşan "Batsheba"yı tanıdıkça etrafınızdaki Batsheba'lar gözünüzün önüne gelecek belki de kendinizi göreceksiniz. Duyguların mantığı nasıl alt ettiğini, aşk körlüğünün nelere sebep olabildiğini gördükçe romanı elinizden bırakamayacaksınız. Adres tanımayan aşkın neden mantıkla yoğurulması gerektiğini anlatan güzel bir kitap.