Toplam yorum: 3.100.259
Bu ayki yorum: 4.800

E-Dergi

KY-96098 Tarafından Yapılan Yorumlar

13.02.2006

eğer rus klasiklerine yabancı değilseniz bir aşamadan sonra bütün rus kitaplarında ortak birçok yan bulunduğu farkediyorsunuz.bu kitaptada kuşak çatışması ama genelde insan ilişkileri irdelenmiş.nihilizmi sonuna dek savunan bazarov karekterinin hayatının sonunda pişmanlık hissetmesini sağlar yazar.önemli olanın herşeyden öte sevgi olduğunu belirtir.
kitap güzel ancak benim çeviri için birkaç sözüm olacak.sanırım bu kitap romanın rusça aslından değilde ingilizce çevirisinden dilimize çevrilmiş.(nihal yeğinobalı'nın ingilizceden çeviri yaptığı biliyoruz.)
tavsiyem orjinalinden çevrilen kitaplardan okuyun.
13.02.2006

ikiye bölünen vikont kısacık garip bir hikaye.savaşta türk güllesinin ikiye böldüğü vikont,ülkesine yarım insan olarak döner.sağ bölümü kötü sol bölümü ise iyi huyları toplamıştır.ne var ki sol taraf daha sonra gelecektir.aynı kızı seven bu yarım vücutlar düelloya tutuşur yaralanınca da doktor tarafından birleştirilirler.yarım yine tamamlanmıştır.kitap bu minval üzerine kuruludur.
yalnız bir mantıksızlık göze çarpıyor ister istemez,surları delen top güllesi vikontumuzu adete bir kılıç gibi baştan aşağı hiç zarara uğratmadan,vücudunda hiçbir hasara yol açmadan ortadan ikiye bölüyor....herhalde yazar osmanlının şahi toplarını değilsede toplarını ve güllelerin hiç görmemiş.
ben şahsen çok da beğenmedim.
11.02.2006

ingiliz edebiyatı denince akla gelen kitaplardan birisi aşk ve gurur.daha doğru bir çeviriyle söylersek gurur ve önyargı.çevirmeni görünce bu yayınevinin basımını aldım.eğlenceli bir kitap.fakat bende iz bırakmadı.ingiliz edebiyatının baş yapıtı olduğunu düşündüğüm Jane Eyre gibi etkilemedi beni.bu kitap salt olaylara odaklı.tasvirler,duyguların yoğunluğu eksik kalmış.bence tercihiniz nihal yeğinobalı'nın çevirdiği Jane Eyre olsun.ikisinide okuyanlar farkı farketmişlerdir sanırım.
11.02.2006

belli başlı klasikleri okumalıyım diyerek aldım anna karenina'yı.güzel bir kitap olmadığı söylenemez.çevirisi de başarılı bence.fakat kitap o kadar uzun ki insanı bıktırıyor.rahat 500 sayfaya sığardı kanımca ama tolstoy amcamızın tasvirleri ile 1000 küsür sayfaya ulaşmış.nedense rus klasiklerini bizim roman anlayışımızla bağdaştırıyorum ben.onları okumak hoşuma gidiyor.lakin bu kitabı sabrınız varsa okuyun.
11.02.2006

elif şafak'ın bir kitabında tanıdım tante rosa'yı.1 saat içinde de bitirdim .açıkçası beni eğlendirdi.bazı yerleri kopmuş sanki hikayeden.sonu aceleye gelmiş gibi.fakat değişik bir yazım ve ilginç bir hikaye.bazı bölümler çok hoş.örneğin,yaşlandığını görünce tante rosa kendiyle konuşur:
(...)ancak bir ağaç kuruyuverir,bir ev yıkılıverir,bir makina duruverir,bir pabuç aşınıverir,ansızın bu anlaşılıverir ve hiç önemli değildir bu.öncesiz ve sonrasız,bağlantısız ve belgesiz tükenivermek bir ağacın,bir evin,bir pabucun hakkıdır.bir insanın,bir insanın ama,bir Rosa'nın niçin eskidiğini bilmem gerek,yeni Rosa'yı bunun üstüne kurmam gerek.(...)
velhasılı hoş bir kitap tavsiye ederim ama çok da elzem bir kitap değil kanımca.