Sen "Alo" Demeden Önce Hakkındaki Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Sen "Alo" Demeden Önce..
Sunuş kısmında Calvino'nun kaygılarını görürüz. Faşizm can çekişmektedir, en azından aktif zorbalık ortadan kalkmak üzeredir, öyküler bu dönemlerde ortaya çıkmıştır ve ahlaksal öykünün zulüm dönemlerini yansıtması, o dönemlerin bilinmesiyle değer kazanır. Sonrasında öyküler simgesel anlamlarını taşımayı sürdürürler ama bağlamdan kopmuşlardır, değişim öykülerin canlılıklarını paslatır, en azından anlatılan açısından. Yazarın dönüştüğü de malum; Calvino daha çok çabalayıp daha iyisini başarabileceğini düşünür ama ahlaksal zorunluluk yakasını bırakmaz, yazmaya başladığı zamanlarda çağdaş anlatım biçimlerini kullanıp en iyi şekilde anlatmayı düşünürken gerçeklere dayalı nesnel anlatımla ilerlemeye karar verir. İtalyan Komünist Partisi'ndeki görevinde edindiği izlenimler dahil olmak üzere ahlaki disiplinini etkileyen ne varsa öykülerinde kullanmak zorundadır, ancak bu şekilde tatmin edici bir anlatıma kavuşabilir. "Çoğu kez insanı yazmaya iten şey yaşanan tatminsizliklerdir ve kâğıt üzerinde ulaşılan anlatım yaşamın anahtarıdır." (s. 9) Sokaklar, işçiler, yoksullar vs. kozmokomikliğin dışında kendilerine has bir gerçeklik yaratırlar ve sanırım Calvino'yu tatmin etme noktasında daha başarılı olmuşlardır.
Kıssalar ve Hikâyeler bölümü 1943-1958 arasında yazılan öyküleri kapsıyor.
Teresa'ya Seslenen Adam: Bunu okulda, teneffüste okuduğumu çok iyi hatırlıyorum. Dönemin son sınavlarını yapacaktım, kişisel problemler yüzünden geleceğe dair hiçbir fikrim yoktu, kapana kısılmış gibi hissediyordum ve öykü bittikten sonra çok mutlu olmuştum, hatta öyküyü hemen Cemile'ye göndermiştim. Vay be.
Basit; kaldırımın kenarında bir adam Teresa'ya seslenir. Birkaç kişi yanaşır, onlar da bağırmaya başlarlar. Birbirlerine akıl verirler, daha yüksek sesle bağırırlar. Sokaktaki kalabalık Teresa'nın cama çıkmasını bekler, durmadan bağırır. Uyumsuz sesler bağıranları rahatsız eder, düzen kurmaya çalışırlar.
"Teresaaa!"
Orada Teresa diye biri yoktur, ilk bağıran adam şehrin öbür ucunda yaşadığını söyler, Teresa diye birini tanımamaktadır. Son kez bağırırlar, kimse çıkmaz. Kalabalık yavaş yavaş dağılırken arkada kalan son kişi bağırmayı sürdürür, inat etmiştir.
Bu ne incelikli bir öykü!
Şimşek: Tedirgin ruhlar anlayacaktır.
Anlatıcının başına bir kez gelmiştir, kalabalığın içinde. Bir şeyler ters. Bir şeyler yolunda gitmiyor. Trafik lambaları, yollar, binalar, anıtlar, üniformalar... Hüseyin Peker'in dediği aslında; uygarlık boğucu bir şeydir. Adamımız yanındakilere hissettiklerini söyler, kimse saçma ya da yersiz bir şey göremediğini söyler. Oysa bir parıltıdır o an, farklı bir bilgeliğe kavuşmaktır. Her şeyin bambaşka olabileceği duygusunu, belki öngörüsünü fark etmektir. Fark ihtimalinin kaybedilişinin üzüntüsüdür. Topyekun bir yıkımın özlemiyle yaşayan insanları tanımadınız mı hiç? Anlatıcı öyle değil, aşırı yoruma kaymayayım ama bu hissin yeterince uzun sürmesi kıyameti dört gözle beklemeye yol açar.
Elindekiyle Yetinmesini Bilmek: Yasakların delirttiği halk ve etki-tepki üzerinedir. Tepeden inme hiçbir şey iyi değil, "halkın iyiliği" çok kaypak bir mevzu.
Vicdan: Luigi, Alberto'yu öldürmek için askere yazılıyor. Alberto kim? Düşman. Bu kadar, Luigi Alberto'yu bulana kadar önüne kim çıkarsa öldürüyor, teslim olan Alberto'yu da. İnsan görmek istemez, görmez.
Dayanışma: Kimliksizleşme üzerinedir. Anlatıcı polis, hırsız ve duyarlı halkın bir ferdi sanılır, oradan oraya koşturup durur. Kimin kim olduğu birbirine girer falan. Kaypak insanoğlu.
Yüz Karası: Yozlaşma üzerinedir. Birey yozlaştırır, toplum yozlaştırır, devletler yozlaştırır ve sona kalan dürüst adam açlıktan ölür. Ne güzel.
Yolunu Şaşıran Alay: Emre itaat ve beyinsizliğe berat. Yolunu şaşıran bir ordunun çatılara çıkması, subayların kafa karışıklığı üzerine güzel bir çuvaldızlama.
Kütüphanede Bir General: Bu şey, geçenlerde bir kısa film çıkmıştı. Polisin kovaladığı gençler kitapların içinde kayboluyordu falan, Türk yapımı. Onu seven bunu da sever. Askerler yasaklı kitapları belirlemek üzere kütüphaneye girerler ve okudukça değişirler ama dünya aynı kalır, kendilerinin de aynı kalması lazımdır çünkü onlar askerdir, askerliğin mantığı bellidir ve dünyaya böylesi zıt bir mantık varlığını kütüphanede nasıl sürdürebilir?
Muhteşem öyküler var, anlattıklarımı fikir versin diye kısalardan seçtim ama geri kalanlar müthiş.
Öyküler ve Diyaloglar bölümü 1968-1984 arasında yazılan öykülerden oluşuyor.
Dünyanın Belleği: Zihin bir kütüphanedir, kütüphane kendini çoğaltır, zihin de çoğaltır ve doğurduğuna her şeyini aktarır, en büyük parçada en küçüğün izlerini bulmak mümkündür, tersi de mümkündür. Belleğin uzamda sürmesi ve diğerleriyle eş zamanlı olarak devinmesi üzerinedir. Anlatıcı istifa etmiştir, yerine atanacak olan Müller'i çağırtır ve hikâyesini anlatmaya başlar, anafora Müller, anlatıcının eşi ve pek çok karakter katılır, döngü tamamlandığında silahın doğrultulacağı daha baştan belliyse de bu döngüden okurun haberi olmaz. Sonlara doğru olur, olaylar adım adım çözülürken Müller'in anlatıcı tarafından doldurulan kişiliği bir yapı, anlam oluşturur ve nihayetinde çöker. Gerçeğin belleği öznel bellekten farklıysa, çoğaltılanlar birbirine eklemlenir ve gerçek düzeltilir.
Başkanların Boynunun Vurulması: İktidar, kaybedeceği çok şey olduğunda görevini iyi yapar mı? Devrim, güç ve toplum üzerine bir kurgu.
Neandertal Adamı: Bu arkadaşla bir müddet beraber yaşamışız, sonrasında her şeyi tükettiğimiz gibi bunu da tüketmişiz. Yetmemiş, bir de karşımıza alıp röportaj yapıyoruz ve birbirimize üstünlük kurmaya çalışıyoruz. Daha doğrusu biz ondan daha iyi, yaşamaya daha değer olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz.
Sen "Alo" Demeden Önce: Özlenen bir kadının bütün kadınlara hatta adım adım bütün dünyaya dönüşmesiyle ilgilidir. İyidir.
Calvino'yu da "tüketmek" istemiyorum, her yıl bir kitabını okuyacağım. Muazzam bir öykücü; insanın anlık durumlarını, düşüncelerini yakalayıp yeni bir dünya kurabiliyor. Diyelim ki ağaç, dere. Ağacın dallarının eğilip derenin üzerinde köprü oluşturduğunu düşünürseniz Calvino bu olaydan bir öykü çıkarabilir, başta anlattığım görüşlerinin süzgecinden geçirerek. Tavsiye, tavsiye, tavsiye…
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
edebiyatkokusu
07.07.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Calvino'yu mutlaka okumalısınız.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
yagmurd17
27.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yine calvinonun muhteşem bir öykü kitabıydı
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
sakalıkirlibirderviş
10.06.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
calvino denilince orada bir dur ve al oku.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Beyazebru
27.04.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Calvino okumak belli bir birikimi gerektiriyor
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
sumeyya_
02.02.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
adıyla hiç bağdaşmayan gayet başarılı tavsiye ederim
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
asfiya12
10.09.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikayelerinin yoruma açık olması yarım bütünden çoktur sözünü hatırlatıyor, güzel bir kitaptı tavsiye ederim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
KY-379822
04.07.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Calvino harika bir yazar. Harika bir hayal gücü. Okurken dikkatli okunmalı.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Özgeee
29.06.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dikkat verilmesi gereken okunabilcek bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
Kadir Alpar
13.04.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa hikayelerden oluşuyor. Bazıları ilginç, bazılarını anlamak için sakin bir kafa ve ortamda okumak daha iyi oluyor..Yine ne anlatmak istediğini sorguluyor insan. Tabi yazarı biraz tanımak ve yaşadığı dönemin şartlarını anlamak gerekiyor..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla
barist
06.03.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarı ilk olarak Ağaca Tüneyen Baron isimli kitabı ile tanımıştım. Ağaçta yaşamaya başlayan iki kardeşten birinin öyküsünü anlatıyordu. Kitap, hiç düşünmediğim muhteşem bir sonla bitmişti. Yazarı daha iyi tanımak için bu kitabını da aldım.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0)
Hayır (0)
Bu Yorumu Yanıtla