Martin Eden Hakkındaki Yorumlar


23.10.2019
Muhteşemdi. Sıkılmadan okudum
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
13.12.2018
çok güzeldi kitabın kapak tasarımını da çok beğeniyorum . Martin eden serüveni çok güzeldi
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
25.07.2018
klasik kitaplara başlangıçta girmek zordur ama martin eden ilk sayfalardan itibaren sizi içine almayı başarıyor
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
07.06.2017
Yer yer sıkılsam da etkileyici bir kitap...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
29.07.2015
güzel bir kitap okunmasını tavsiye ederim
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
17.03.2012
burjuva kulturunu oylesine dogru oylesine derin elestirtirmistir ki insanin bir daha bir daha okuyasi gelir. kucuk burjuva sinifindan, burjuva ozentisi biri okursa kitabi bunalima girip intihar seviyesine gelebilir. butun hayalleri yikilir, ulasmak istedigi yerin ne kadar bos oldugunu gorur. o kadar ki etkilidir.

hayatimizin icinden onlarca ornek verir kitap. hepimiz martin eden gibi dusunurken kendimizi, eksiklerimizi yuzumuze vurmaktadir. 100 yil once yazilmis bu kitabin hala bizleri etkileyebilmesi, hala milyonlarca insanla bulusmasi ise ayri konudur.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (23) Hayır (2) Yanıtla
01.11.2011
Martin Eden'in duyguları aslında bize çok uzak değil.Her insan yeni şeyler öğrendikçe biraz daha yabancılaşmaz mı yaşadığı ortama...Bişeylere sahip olunduğunda onun değeri sahip olunmadan önceki değerle aynımıdır? Hayattaki bazı amaclarımızı gercekleştirdiğimizde düşmez miyiz boşluklara yeni amaçlar oluşturana dek...Ben Martin Eden'de kendimi buldum..Siz de kendinizen bişeyler bulacaksınız, eminim...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (40) Hayır (1) Yanıtla
08.01.2018
Okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim en iyi Jack London kitabı diyebilirim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
06.10.2015
Kutuphanenizde kesinlikle bulunmasi gereken bi kitap.hala almamissaniz hic dusunmeden alin
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1) Hayır (0) Yanıtla
13.09.2013
İnsan ilişkileri ancak bu kadar güzel ve açık anlatılabilir , sanki kitabın içinde ve yaşıyorsunuz ... Yazarın diğer kitaplarınından farklı bir yeri olduğu aşikar...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1) Hayır (0) Yanıtla
10.02.2013
Kitabın üzerine onlarca kitap okudum hala aklım bu kitap da bazen aklıma Martin Eden geliyor.Favori kitabım kütüphanemde birinci sırada.Çoluk çocuk herkes okusun.Martin Eden'den öğreneceğimiz çok şey var
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (1) Yanıtla
14.09.2012
bir solukta okumuştum kitabı. martin edenin azmi yaşam mücadelesi beni çok etkiledi
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (1) Yanıtla
Gençlik yıllarında okumuştum. Şimdiki gençlerin okuyabileceğine pek ihtimal veremiyorum. Ağır gelir. Canımı en çok sıkan şey kahramanın hayatına son vermesi. Çok mücadeleci olmasına rağmen saplantısı yüzünden düştüğü feci durum çok trajik. Yani kitabın ibretlik bir yönü var.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (4) Yanıtla
14.04.2012
ben şu anda öğretmenim. bu kitabı 7. sınıftayken bir öğretmenim tavsiye etti ve ben de şimdi öğrencilerime tavsiye ediyorum. eğer hala okumadıysanız bence önemli bi eksik kesinlikle alın ve okuyun. ben ikinci kez okudum
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (1) Yanıtla
29.10.2011
Size klasikler ve basit romanlar arasındaki farkı tekrar hatırlatacak bir kitap. Betimlemeler, Martin Eden'in mücadelesi, düşünceleri o kadar başarılı bir şekilde anlatılıyor ki, olayları adeta yaşıyorsunuz.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (1) Yanıtla
İster işçi sınıfından olsun ister burjuva sınıfından olsun isterse Martin Eden gibi bireyci olsun bir insan yaşadığı toplumun değerleri ile fazlaca ters gitmemeli. Herkesten farklı olmaya çalışmak, kimsecikleri beğenmemek, eninde sonunda insanı felakete sürüklüyor. Jack London, “bu roman bireyciliğin eleştirisi” demiş. Ancak romanda bolca burjuva insanları ve sınıf bilinci olmayan işçiler de eleştirilmiş. Jack London’ın romanında gizli bir hedef de vardı bence. Kurgu aşk üzerine bina edilmiş ancak Martin Eden için aşk romanı diyemeyiz. Satır aralarında sürekli olarak entellektüel tartışmalar serpiştirilmiş ve bu tartışmalar bir nevi propaganda amaçlı. Romanın oto-biografik yanı da var. Martin Eden’in yazarlık serüvenini anlatırken Jack London kendi hayatından alıntılar yapmış olmalı. Yoksa bu bölümler bu kadar gerçekci yazılamazdı.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (1) Yanıtla
28.01.2010
Tek kelime ile muhteşem.En etkileyici tarafı, Jack London bu kitapta bile hazin sonunu kurguluyor.Yani sanki defalarca intiharı denemiş düşünmüş gibi ama maalesef sonunda başarılı oluyor.Her cümlesi bu nasıl bir ifade gücü dedirten eser.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (2) Yanıtla
06.04.2008
Bu kitabı ben ilk defa 1986 yılında bir arkadaşımın paketle bana göndermesi sonucu okumuştum. Çok etkilendiğim nadir romanlardan biri. Etkisi üzerimde yıllarca sürdü. Sonra geçen sene tekrar bu kitabı okudum. Aradan 20 sene geçmiş olmasına rağmen yine aynı solukta okudum. Çok güzel bir kitap.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (10) Hayır (2) Yanıtla
27.11.2007
Kuzenimin büyük ısrarları sonucu hiç istemeden aldığım bir kitap. Azimli ve onurlu bir gencin hazin öyküsü var kitapta. Beyaz Diş' le tanıştığım Jack London Martin Eden'de de güzel bir eser meydana getirmiş. Okunmaya değer.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (7) Hayır (5) Yanıtla
13.02.2007
İlginç ve de kitaplarını sevdiğim bir yazar.Kitabın arka kapağındaki yazı ilgimi çekti.İyiki de okumuşum.Çok beğendim.Azmin zaferi diyesin geliyor ama sonu pek öyle bağlanamadı.Duygusal olarak çökmüş bir insanın hazin hayat öyküsüydü.Başarılı oldu ama sonunda elinde bir şey kalmamıştı.Onca didindi,uğraştı ve başarı oldu ama bulunduğu yerde gördükü sevdiği insanlar onu değil de onun bulunduğu mevkiyi seviyorlar.Zaten kendini haddinden fazla yıpratmıştı ve son.Bekliyordum ama gene de şaşırdım ve de üzüldüm.Geldiği yere geri döndü.Tavsiye ederim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (3) Yanıtla
05.01.2007
Büyük yazar Jack London'un, en iyi üç eserinden birisi. Klasiklerin arasında bazen rastlanan sıkıcı romanlardan çok uzakta, sizi sarıp sarmalayacak mükemmel bir eser.
Jack London, her zaman olduğu gibi bu eserinde de okuyucusunu romanın içine alıyor, roman kahramanı ile birlikte üşütüyor, ısıtıyor, sevindiriyor ve üzüyor. HERKESE önerebileceğim bir başyapıt.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (5) Hayır (3) Yanıtla
28.11.2005
Bir arkadaşımdan aldığım, ısrarla anlatmadığı gizemli şeyler söylediği bu kitap varya okuduğum en iyi roman. her anı sürükleyici. Azmin zafer bu adamın yaptıkları. İyilikleri, kendi ailesine, çevresine verdiği savaş. ve en sonunda kazandı derken bir seyahatte intihar. Ben kitabın sonuna çok üzülmüştüm. Bir kitap bu kadar mı mükemmel mi yazılır. Bence bu kitabı okumayanlar çok şey kaybediyorlar. Yorumlardan belli, yorumlara katılanlardan da.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (8) Hayır (1) Yanıtla
05.09.2005

Romanlarında kendi kendini yaratan insanların hayat hikayelerini ele alan ünlü Amerikalı yazar Jack London'ın en önemli eseri şüphesiz "Martin Eden" isimli romanıdır.

Martin Eden, bilgisiz, aşağı tabakadan olan, eğitimden yoksun, kaba bir gençtir.Tesadüfler onu bir gün, kibar ve kültürlü bir ailenin kızı olan Ruth'la karşılaştırır.Genç kızın yüksek kültürü, ince ve asil güzelliği, zarif davranışları bu kaba genci ilk görüşte büyüler.Bu büyülenme gün geçtikçe, hayranlık ve saygı karışık bir aşk halini alır.Kültür seviyeleri arasındaki korkunç fark, Martin'in kıza yaklaşmasına, aşkını itiraf etmesine engel olur.İnsanlık şuuruna sezgi yoluyla da olsa vakıftır.Martin Eden, insanlar arasındaki gerçek farkın eğitimden geldiğini anlar.Taparcasına sevdiği kızın yanında aciz, değersiz ve kaba olmayı gururuna yediremez.Derin bir kültüre ve köklü eğitime sahip olmak için kendini insanüstü bir gayretle okumaya, çalışmaya verir.Öyle çalışır, öyle okur, kendini öyle geliştirir ki, en karışık felsefe konularında bile fikirlerini söyleyebilecek, savunabilecek hale gelir.Ama Martin bunu yeterli bulmaz.Ulvi aşkına ulaşmak için sadece bilginin ilahi nuru ona yetmez; ihtiras ve azim doludur.Kendi üzerine eğilir ve yazmaya karşı kabiliyeti olduğunu hisseder.Bunun üzerine gece gündüz yazmaya koyulur.Karşılaştığı güçlükler, ilk başarısızlıklar onun hızını artırır.Öyle bir an gelir ki, kültür ve edebiyat yönünden Ruth'u ve çevresini geçer.Öte yandan Ruth da bu sağlam yapılı, yakışıklı, saf ve azimli genci sevmiştir.Sonunda nişanlanırlar.Ruth'un ailesi Martin'in bir işe girerek hayatını tanzim etmesini ister.Oysa Martin sönmez bir azimle başladığı yoldan dönmek niyetinde değildir; yazmak yazmak; bu yolda doruğa çıkmak ister.Ruth'un sevgisine, desteğine, hayranlığına ihtiyacı vardır.Ama Ruth ona gereken anlayışı göstermez, ailesinin tesiri altındadır.İçlerine çöreklenmiş ve bakışlarına sinmiş olan küçümseme duygusunun etkisiyle Ruth ve ailesi Martin'in başarıya hiç bir zaman ulaşamayacağına inanmaktadırlar.Çok sevdiği Ruth'un kendisini anlamaması ve inanmaması üzerine ayrılığın acı bunalımına düşer Martin.Çabalarının değerlendirilemediğini acı acı hisseder.Zorlukların yenemediği Martin'i terkedilmek, inançsızlık ve umutsuzluk adeta yıkar.Öyle ki, içindeki sanat kıvılcımı Ruth ile başlamış ve onunla sönmüştür.

Tesadüflerin garip cilvesine bakın ki, Martin bir eserinin ilgi görmesiyle birden meşhur olur.Başarılar birbirini takip eder.Bir an gelir ki, tükendiği bir anda kendini başarının zirvesinde bulur.Her yerde kitapları kapışılmakta, her yerde kendisinden bahsedilmektedir.Fakat ne yazık ki yıldızı parladıkça içi söner; bir yanı kopmuş, dağılmış, bütünlüğü parçalanmış garip bir ruh hali içindedir.İçinde açılan korkunç ve dayanılmaz anlamsızlık çukuruna en zavallı haliyle düşmüştür.Sonradan Ruth'un çıkıp gelişi, dizlerine kapanışı bile onu bu durumdan, küskünlükten kurtaramaz.Bir insan olarak, aşık olarak, yaratıcı olarak tükenmiştir Martin.Hastalıklı bir hayatı, gösteriş budalası bir çevreyi yenmenin çaresini şu mısralarla bulur:

"Hayata yönelen aşırı sevgiden
Ümit ve korkudan kurtulan bizler,
Kısa teşekkürlerle şükranımızı sunarız
Tanrıları, tanrı diye ne varsa;
Ki, hiçbir hayat ebediyyen yaşamaz;
Ki, ölüler dirilemezler;
Ki, en yorgun nehirler bile,
Bir yerde denizle birleşirler."

Çevresindekilerin varlığını göklere çıkarttığı bir sırada kendi kabuğuna çekilen Martin, kendini denize atar.

"Martin Eden", yaratıcı güçlerini bütünlemek arzusundan alan azimli bir sanatçının hayat hikayesidir."Martin Eden" bir sanatçı dramıdır.Tanrısal bir ifade gücüne sahip olup da eksik ve kusurlu yönleri değerlerle donatmaya çalışan bir insandır sanatçı.Şüphesiz onlar da fert olarak mükemmel değillerdir.Özel yaşantılarında hepsi türlü bunalımlarla kıvranırlar; hayatın anlamsızlığını en acı bir şekilde hissederler.Sanatçı doldurulması imkansız bir anlam kuyusudur.Zevkleri karışık bir labirent görünümü arzeder.Bir parça ekmek ve su, aç bir insanı mutlu kılabilir.Ama sanatçı öyle midir?İcabında Tanrı olup kendini, alemi değiştirmek hevesinde arar mutluluğu, icabında duvar diplerindeki kertenkelelerin oynaşmasında...Sanatçı, ruhu yanmaya hazır bir ocaktır; aşk, tatminsizlik, iktidarsızlık, ihtiras gibi haller de onun ateşi.Her sanatçı bir bakımdan Martin Eden'dir; kendine bir ideal seçerek onu hayatın özü, sanatın kaynağı yapar; kahramanlar gibi çalışır, didinir bunun için...Gerçeklerin isli görünümleri inanç dünyalarının ufuklarında parlayan bu ideal yıldızcıklarını kurumlandırır; kendi siyahlığı içinde yok eder.Hedefini kaybeder sanatçı...İsyanla dolu ruhunu, ağlayan bakışlarını çevresine, topluma çevirir, destek ister, inanç ister, mutlu bir evrenin yaratılması için zemin ister.Çevre nankördür, kördür, kötümserdir; ancak uzaktan parlayan şeylere rağbet eder.Güce inanmaz, maddeye nüfuz etmek ister.Yaratıcılık konusunda sanatçı yalnızdır.Birazgüç almak için uzattığı eller, daima boş kalmaya mahkumdur.Ümide, inanca ekmek kadar, su kadar muhtaçtır sanatçı ama çevre sadece ümitsizlik verir ona.Geceyi gündüze katmalar, bir ömür harcamalar, en saf, en ateşli, en berrak duygular çevrenin kayıtsız bakışlarındaki küçümseme duygusunu yenemez.İşte, sanatçıyı yıkan da budur; gayret yerine itimatsızlık nişanesi vermektir.

Çevrenin pespaye, soysuz, anlayışsız tutumları şimdiye kadar kaç Martin Eden'i ma'nen öldürmüş ve öldürecektir de...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (2) Yanıtla
12.08.2005
Martin Eden hepimize çok şey öğretti; aşkı, sefaleti, cesareti ve en önemlisi azim ve yenilmezliği. sonunda hayatla kavgasında pes etsede, bu kahraman benim için bir azim idolüdür.
onun için üzülelim evet, onun ve toplumdan soyuttlanıp yaşayan, tepkisiz, ilgisiz ve kendi haricindeki kişi yada kişiler için bir ideali olmayan diğer bütün insanlar için.
bu kitabın verdiği en önemli ders, günümüz bireylerinin her durumda en öne oturttukları kendi menfaatlerinin ve bununla beraber bomboş bir maneviyatın insanları sürükleyecekleri nokta, yok olmaktır.
hayatın merkezi birey değil hayatın ta kendisidir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (1) Yanıtla
15.04.2005
nasıl oluyor da böyle kitaplar yazılabiliyor anlayamıyorum.böyle net bir biçimde insan istediğini dile getirebiliyor.harika bir dev jack london.harika bir eser martin eden.martinin o zorlu çalışma günleri,hikayeleri yayınevlerinden geri döndüğündeki halleri,aç geçirdiği günleri,kız arkadaşı,geldiği yer ve hazin son.aslında hazin değil tamamiyle onurlu bir son.ve o sondan yola çıkacak milyonlar için yeni bir başlangıç.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (6) Hayır (2) Yanıtla
14.04.2005
Bu kitapta anlatılan aşk yazarın vermek istediği mesaja sadece zemin hazırlıyor. Başkarakter Martin önce bir yoktan varoluşu , daha sonrada yok oluşu temsil ediyor. Jack London'un yaşam öyküsünü biliyorsanız eğer bu kitabın da bir nevi otobiyografik bir eser olduğunu anlıyorsunuz. Bu bilgiden yola çıkarak yazarın vermek istediği mesajın " Bir insan tamamen kendi bireyselliği içinde mutluluk ararsa onu bekleyen sadece anlamsızlıklardır.Eğer bir insan hayatta varolamak istiyorsa o zaman kendini sosyal meselelerin varlığına adamalıdır."Eğer siz de hayata anlam verme gayreti içinde iseniz mutlaka bu eseri okuyun.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (0) Yanıtla
Yaşadığı sosyal çatışma sonucunda hırsla kendine bir zirve tayin eden, “inandırıcı olmayan bir hayal koca bir yalandır” diyerek hayaline sonuna kadar inanan ve bu sayede tayin ettiği zirveye ulaşan bir adamın öyküsü. Çıkarılacak çok ders var bu öyküden. Zirve yoluna çıkmadan önce, zirvedekilere; “Öldüğünüzde siz de benim gibi çürüyeceksiniz. Öyleyse nasıl yaşadığınızın ne önemi kalıyor!!??” diye sorabilen bir insan niye yine de o zirveye çıkmak ister, zirvedekiler gibi olmak ister anlayamıyorum!! Zirve yolculuğu sırasında da “her duygusal davranışın kılavuzluğunu mantık yapmalı” derken sanırım yanına kılavuzunu almayı unutmuş bir insandı. Zirvedeki hayal kırıklığını ise şu itiraf gibi cümle çok güzel anlatıyor; “herzaman olanın tersini arzulamak insanların, özellikle yolculukta olan insanların yaradılışında vardır.”
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (8) Hayır (0) Yanıtla
Sefil bir denizciden, birşeyler öğrenmeye olan açlığı sayesinde büyük bir yazar oluncaya kadar geçirdiği hayatını anlatıyor yazar.Ve zengin biri olduktan sonra çevresindeki -birkaç kişi hariç- herkesin, sevdiği kızın bile sırf parası için onunla birlikte olduğunu anlayınca, çevresindeki herkesin yapmacık davrandığını anlayıca, hayatının artık boş olduğunu anlayınca intihar ediyor.Yazar bu kitapta kendi hayatını anlatıyor ve tıpkı hikayenin sonundaki gibi intihar ediyor.Bu kitap Jack London'un en sevdiğim ve zaten en iyi olan kitabı...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (0) Yanıtla
06.10.2003
Varoşlardan sosseyete girmek ve sevdiği kızı mutlu etmek için büyük bir yazar olmaya çabalayan bir denizcini hazin öyküsü. Ulaştığımızda amacımız bizi gerçekten tatmin
edebiliyormu?Yada koyduğumuz hedefe ulaşmak için o engeller bizi nekadar yıpratıyor ve
hayattan alacağımız bir şey kalıyormu?Bireyselliği hat safhada yaşatıyor bize bu kitapta London.Ama sosyalizminde herhangi bir işe yaramdığını görseydi çok üzülürdü heralde.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (3) Yanıtla
27.10.2002
Kitap insanın istedikten sonra eğitim almasa bile kendini geliştirebileceğini anlatırken paranın insanı nasıl değiştirdiğine de değiniyor.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (0) Yanıtla
Belki de hayatımıza anlam kattığını sandığımız bazı değerlerin, ne kadar boş ve yapmacık olduğunu görmemizi sağlayan bir kitap. Özellikle yazarın usta tasvirleriyle ve mükemmel finaliyle okuyucuya büyüleyici bir atmosfer sağlıyor.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (4) Hayır (0) Yanıtla
..mutlu son
bilinmezlikle hiç bir zaman mutlu olunamaz ama bu kitabı okuyupta en son sayfasını çevirdiğimde aklıma gelen ilk cümle bu olmuştu.Martin'in yaşamı,kişiliği ve mücadelesi için çok şey söylenilebilir.Manevi başarısının sonunda hep maddi hesaplar var.Aynı değerler isanoğlunun yaşamına da hep koşut fakat
basit şeylerden zevk almasını unutunca insan
sanırım hep aynı,
mutlu son..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (8) Hayır (0) Yanıtla
Hayatımda okuduğum en iyi kitap. Kitabın dili biraz ağır ama olayların akıcılığına kendimizi kaptırdığımızda bunun hiç önemi kalmıyor. Hala inanamıyorum bu kadar güzel ve etkileyici bir kitap olabilir mi dünyada. Kitapta kuvvetli ve güçlü bir denizci olan Martin Eden'in hayatı anlatılmaktadır. Birgün İngiltere'de soylu bir aileye konuk olur. Ordaki yaşam çok hoşuna gider. Ve evin sahibinin kızına aşık olur. Onlara layik olabilmek için kitap okumaya başlar. Kıza olan aşkını düşündükçe daha çok çalışır. Kitap okudukça bir yeteneğini keşfetmeye başlar. Bu yetenek yazarlıktır. Daha sonra para kazanmak için öyküler yazmaya başlar ama öyküleri bir türlü tutulmamaktadır. Aşık olduğu kızda onu bir iş bulması için sıkıştırmaktadır. Kitabın gerikalan kısmını siz okuyarak öğrenmelisiniz. Kitapta aşkı okadar güzel anlatmış ki Jack London sanki içinizde hissediyorsunuz o duyguyu. O kadar canlı ve gerçekçi bir anlatım tarzı var. Ve en önemlisi hayattaki hedefini kaybettikten sonra hayatın birnevi bittiğidir. Jack London bu kitabında bunu çok iyi şekilde ortaya koymaktadır. Hayattaki en ama en önemli şey insanın hedefidir. Ben bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. Böyle büyük bir yapıtı okumamak hayatta büyük bir eksiklik olur. Bu eksikliği en kısa zamanda telafi etmeniz sizin için çok iyi olur.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (14) Hayır (2) Yanıtla