Hortlağın 25 Öyküsü Hakkındaki Yorumlar


21.10.2019
Çok güzel kesinlikle almanızı tavsiye ediyorum. Hem sürükleyici hem öğretiler çok güzel harmanlanmış bir dolu hikaye.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
01.08.2019
Bir türlü sonu gelmeyen, peş peşe öyküler. Çok merak uyandırıcı...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
11.10.2018
hint edebiyatını sevenlerin ilgisini çekebilir...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
18.08.2018
Hint edebiyatı ilgimi çekiyor fakat özellikle uzun isimleri telaffuz ederken okuma performansımda düşüş olabiliyor. Bunun bir yolu olmadığı için düşe kalka okuyorum :)
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
23.03.2018
başka kültürlerin geleneksel hikayelerini, masallarını merak ediyorsanız ilginizi çekebilir. içinde hoş hikayeler var.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
25.07.2017
doğu edebiyatına ve hint masallarına meraklı olanlar kaçırmamalı
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
15.12.2016
Muhteşem bir kitaptı, bayıldım. Zaten Hindistan ile çok fazla ilgiliyim, çok eğlenceli buldum kitabı ve merakla bir diğer hikayeyi bekledim. Doğu edebiyatı bence Batı edebiyatından binlerce kat daha güzel ve yaratıcı.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
14.09.2013
hindistan inanç sistemi hakkında bilgi sahibi olmak ve eski öyküler okumak için ilgilenilebilir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (0) Yanıtla
13.06.2013
Çerçeve öykü tekniği, Doğu anlatı geleneğinin en önemli unsurlarından biri ve belki de insanlık tarihi kadar eski. Fakat bunun yanında okura metni okuma yolunda müthiş hazlar sunan bu teknik, Hortlağın Yirmi Beş Öyküsü'nde de metni zevkle okumamızı sağlıyor. Dolayısıyla bir çerçeve öykü içinde birçok öykü veya masal yaratma geleneği kitabın en dikkat çekici özelliği. Hortlağın Yirmi Beş Öyküsü (Vetalapançavimşati) de bu tür serilerden biridir. İlginç olan bir diğer yanıhortlak öykülerinden bazılarının, tarihsel dönemlerde İstanbul'a kadar taşınmış olması. Hikaye okumayı seven herkes mutlaka okumalı, zevkle okunacak bir eser..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (18) Hayır (1) Yanıtla
Masalların sonunda soruların olması,okuru farklı düşünmeye sevkediyor.İçiçe geçmiş masalları okurken elinizden bırakmak istemiyorsunuz..
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1) Hayır (0) Yanıtla
09.12.2012
Hint kültürü ve mitolojisine ilgi duyanlar ya da konu ile ilgili bir şeyler öğrenmek isteyenler için önemli bir eser niteliğinde. Kitapta Hint Mitolojisini öğrenirken, Hintlilerin aile yapılarını, dini inançlarını ve kast sistemii hakkında da bilgi edinebilirsiniz.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1) Hayır (0) Yanıtla
29.04.2006
Bir öykü etrafında toplanan birbirinden keyifli, maceralı ve akıcı 25 öykü. Öyküleri bir hortlak anlatıyor ve her öykünün sonunda da bir soru soruyor. Soruları bilemezseniz vay halinize....

Hint edebiyatı ve masallarına ilgi duyanlara şiddetle tavsiye edeceğim Hortlağın 25 Öyküsü doğu kültürünü ve felsefesini yakından tanımanız için mükemmel bir fırsat.

Kuvvetli bir hayal gücünün ürünü, bilmecelerle dolu bu öyküler bir çok dile çevrilmiş ve Hintlilere özgü olan çerçeve öykü tarzını tüm dünyaya tanıtmıştır.

Kısa öykülere, ders veren minik masallara, uzak diyarlarda devlerle, cadılarla ve canavarlarla maceralar yaşamak isteyenler durmayın hemen okuyun...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (0) Yanıtla
10.10.2001
Vetala, hintçede hortlak anlamına gelen bir sözcük. Her ne kadar yazar bu sözcüğün batıdaki vampirin karşılığı olduğunu söylese de, Brom Stroker’ın vampiri ile yakın bir akrabalığı yok. Vetala, ölmüş insanların bedenine giren kötü bir ruh. Belki Batı kültüründe tam bir karşılığı yok ama, Türk masallarına hiç de yabancı değil bu korku figürü.

Tarih boyuca, insan toplulukları korkuları ile başetmenin yolunu, korkuyu kültürel motifler biçimine dönüştürmekte, onları bir tür ehlileştirmekte bulmuşlardı. Bu tarz yöntemlerle, korku, ürperti, dehşet veren doğaüstü varlıklar bir kez ele geçirildileri mi, artık başkaları -korkuları henüz sürenler- üzerinde boyun eğdirme aracına dönüşürler. Kimi zaman halkı titreten canavarı dize getiren kralın gücünün meşruluğunu onaylatmak, kimi zaman toplumu bir arada tutacak ahlaki değerleri yerleştirmek için üretilir korku hikayeleri.

Hint mitolojisinden çıkıp gelen Vetala da benzer bir işlevi yerine getiriyor. Her hikayenin sonunda kendisini -sözünde durmak adına- sırtında taşıyan krala bir soru yönelten hortlak, böylelikle onun bilgisini ve erdemini sorguluyor. Elbette Hintlilerin efsanevi kıralı Vikrama’nın bu zorlu sınavdan yüzünün akıyla çıktığını söylemeye gerek yok. Belki de, -o tarihsel dönemde- insanların kanını donduracak gecede, hortlakla “dansetmekten” korkmayışını hikaye ettirmesi, yani öykünün kendisi yaratıyor efsaneyi.

*Binbir Gece Masalları”nı, “Dede Korkut Hikayeleri”ni, “Keloğlan”ı ya da “Çin mitolojisi”ni bilenler için tanıdık gelecek bir anlatım tarzı var bu hikayelerde. Tanrılar, insanlar, kötü ruhlar, kumarbazlar, din adamları, krallar; iyilik ve kötülük, ahlak ve ahlaksızlık, bilgi ve cehalet karşıtlıkları içerisinde bir araya geliyorlar. Doğu’ya dair ilginç inançlar da hemen kendisini belli ediyor. Hint kültürü özelinde, insanların ölüm korkusuyla başetme mücadelesine dair bir çok motif arasında, mesela; bir ölünün büyü yoluyla kendi küllerinden dirilivermesi -bir kaç- öyküde olağan bir şey olarak anlatılıyor.

Kitapta verilen bilgilerden, Vetala öykülerinin bir çok Avrupa diline çevrildiğini ve Boccacio’nun 14.yüzyılda yazdığı “Decameron”da benzer temaları kullandığı anlaşılıyor. Grimm kardeşler aracılığıyla da, Batı kültürüne masallar biçimine katılıyor Hint inanışları. Böylelikle, çok uzak olsalar da kültürler arasındaki etkileşimi, daha çok da Doğu mitolojisinin Batı’da yeniden üretilişini gözleyebiliyoruz. Ne yazık ki, farklı kültürlerden bir çok öğeyi kendi kültürüne eklemekte bir sakınca görmeyen, hatta onlarla daha da zenginleşen Batı, Doğu’yu “ötekileştirme”yi tercih ediyor hala.

Hayvanlar alemine dostça bir yaklaşım var Hint anlatılarında. Belki de en dehşet verici, tehlikeli yaratık gözüyle bakıldığından, hikayelerde yılanlar da insanileştirilmiş, -bizim şahmeran- gibi kendi krallıklarının hüküm sürdüğü bir medeniyet içerisinde, okuduğumuz hikayelerin kahramanları ile dostane ilişkiler kuruyorlar. İnsanın doğa ile kendisi arasında kesin bir ayrım yapmadığı, doğayı nesneleştirip doğadan yabancılaşmadığı bir zamanda ve mekanda, bizi belki korkutmayan ama bize korkunun kaynaklarını gösteren “Hortlağı 25 Öyküsü”, sözlü anlatının bütün akıcılığını barındırmasıyla da ilgi çekici.



Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (6) Hayır (0) Yanıtla