Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

10.07.2024

Tomris Uyar'ın yazdığı bu hikaye kitabında on iki farklı hikaye var. Bana sanki bazı hikayeler birbirinin devamıymış gibi geldi. Devamı değilse bile bir hikayede işlenen vakayı başka bir hikayede başka bir karakterin açısından gördük, buna eminim. Ayrıca bir de Şahmeran başrollü hikaye var. Hikayelerin çoğu İstanbul'da geçiyor yalnızca Şahmeran hikayesi Adana'da geçiyor. Benim bu 13 hikaye içinde favorim ise kitaptaki ilk hikaye olan Önsöz oldu. Bir genç kızın tüm yaşamının ailesinin verdiği kararlara göre şekillenmesiyle ilgiliydi. Kız çocuklarının böyle baskılanmasıyla ilgili ne kadar gerildiğimi söylesem az. Zaten Tomris Uyar'ın hikayeleri ekseri kadın hikayesi oluyor, okuyanlar bilir.
04.07.2024

Önce, aslında görece yorucu bir diyalektik açıklaması yaptı. Kavramlardan bahsetti. Sonrada tamı tamına 38 haklı çıkma yönteminden bahsediyor. Hile 1, hile 5, hile 18... şeklinde. Favorim öfkelendirme yoluyla ikna hilesinden yana. Öfkeli insan doğru yargılara varamaz diyor Arthur'cuğum (evet samimi olduk bu kitap sayesinde kendisiyle), sen de karşındaki düşünemez durumdayken derdini anlatır arkana yaslanırsın diyor hile 8'de. Bazı hilelerde de çamurluk yapabilirsinize getiriyor ama abartmadan. Sonra kavgaya dönüşür, hoş olmaz demeyi de ihmal etmiyor. Ben daha önce Mutlu Olma Sanatı kitabını da keyifle okumuştum. Anlaşılacağı üzere bu kitabı da sevdim. Sabahtan akşama bitti kitap.
04.07.2024

Ömer Seyfettin külliyatını okurken bir açıdan Osmanlı'nın son dönemini takip ediyor gibi hissettirdi. İlk 50-100 sayfadaki hikayeler eski kelimelerle bezeliydi. Okurken neredeyse her satırda okuduğum kelimeleri araştırma ihtiyacı duydum. O bölümleri hızlı geçince devamı daha keyifliydi. Çocukken, ilk gençliğimde, okuduğum Ömer Seyfettin hikayeleri de vardı kitapta. Falaka gibi, Ant gibi ve elbette Pembe İncili Kaftan gibi... Öte yandan ilk defa okuduğum çok güzel hikayeler de mevcuttu. Üç Nasihat onlardan birisiydi. Bazı hikayelerinde güttüğü koyu milliyetçilik yoruyor olsa da Türk Yazınının önemli yazarlarından birisi olduğu için, kitap armağan edildiği için, okumanın gerekliliği fikriyle başlamıştım. Fakat yalan yok, severek bitirdim. Bu kadar daha olsa, bu kadar daha keyifle okurdum ki ikinci cildi de varmış şimdi gördüm. İlerde bir alışverişte de onu edinir, devam ederim diye planlıyorum.
18.06.2024

imparatorluğun yıkılış sürecine girmesiyle vatanseverlerin ülkenin kaderini etkilemek için ilk cemiyetlerin kurduğu 2 Haziran 1889'dan, yeni ülkenin kurulduğu ve Mustafa Kemal'in Kurtuluş Savaşı'nı bir nevi temize çektiği Nutuk'un okunduğu 15 Ekim 1927'ye kadar geçen 38 senelik dönemden seçmece bazı tarihler var. Bu tarihler Türkiye'nin kuruluşu için ESG Hoca tarafından önem atfedilmiş günler. Paşa'nın İzmir'de, savaştan sonraki dönemde geçirdiği günler beni her okuduğumda, dinlediğimde çok etkilemiştir. Bu kitapta da okurken en keyif aldığım bölümler İzmir'de geçirdiği günlerdi şüphesiz.
08.06.2024

Small, psikolog kariyerinde görüştüğü kendi tabiriyle "sıra dışı" vakaları sıralamış kitapta. On beş farklı vaka işlemiş. Kimileriyle yıllarca görüşmüş, kimileriyle dönem dönem, kimileriyse kısa sürmüş. Elbette etik kaygılardan ötürü direkt isim vermeden anlatmış olayları. Bazen çok derin sorunları çözmeye çabalarken bazense basit fizyolojik etkilerle psikolojileri bozulan bu danışanlara yardımcı olmaya çabalamış. Kitabın geneline "psikolog danışanı olanlar deli yaftası yiyor artık bunu sonlandıralım gençler" havası hakim ki kendi adıma yaşlanmakla birlikte en büyük endişemdir akıl sağlığımın bulanıklaşması. Zaman zaman herkes kadar benim de kırılgan veya kaygılı hissettiğim anlar elbette oluyor. Fakat bugün itibariyle çözemediğim bir sıkıntım olmadı, şükürler olsun. İşte kendiliğinden çözülemeyen sorunlarımız olduğunda profesyonel bir destek almak da aklımızda bir seçenek olarak kalsın diyor kitabın alt metni. Aklımıza yazdık, kitabın en büyük katkısı da bu oldu.