Toplam yorum: 3.285.202
Bu ayki yorum: 6.728
E-Dergi
AiseHümeyra Tarafından Yapılan Yorumlar
İçerisindeki yaklaşık 75 hikaye ile ufkunuzu açacak ve sohbetlerinizde insanların zihinlerini dinlendirecek ve konuyu daha iyi anlamaları adına bir hikaye ile hayallerinde şekillenmesine vesile olmak için güzel vesileler olan hikayeler deponuza güzel şeyler katacaktır.
Toplumdan “normal” bir ailenin evine bir pencere açmış Sabiha Ateş Alpat hanımefendi. Normal kelimesini tırnak içine aldım, çünkü normal olmaması gerektiği halde normal ve standart aile yapısı haline gelen bu tür bir aile yaşamı, ne yazık ki İslam’ın normal saydığı değil de konjonktüre göre yani şartların “çağın” gerektirdiği duruma göre hayatını yaşamaya çalışan ama bu yaşamın fıtrat ile çelişmesi kaçınılmaz olması nedeniyle dert ve sıkıntıdan başka bir payesi olmayan getirilerinin ağır faturalarını ödeyen bir aileye ve heder olan gençlere şahit olacaksınız. Esasen toplumumuzun hali pür melalının yansıtıldığı bir tablo ile karşılsacak ve her sayfada içleneceksiniz.
Ayşen ve Yunus adında iki çocuklu bir de yük görülen bir babaanne ve onun ağzından çıkan nasihatlere kulağı ve gönlü kapalı gelin ve oğuldan müteşekkil bir evde geçen günler…
Müterciminin kısa ve nasihat dolu güzel bir takdiminin ardından ölümle beraber bizi bekleyen aşamaların ele alındığı satırlar arasında muhasebe turuna çıkacaksınız.
Öncelikle ölüm anı ve ölüm meleğinin görünüş hakkında bir kaç sayfa anlatıldıktan sonra ölümden sonra kabire dair bir kaç malumat verilmiş. Ardından Kıyamet ve Haşir’e değinilmiş. Diriltildikten sonra bizi bekleyen Mahşerde yaşanılacak hadiseler vurgulanmakta. İnsanların bu sıradaki ahvali, sefaat için Rasulullaha müracaat edişi, kıyametin manzaraları, Hesap kitap telaşeleri, Mahkeme-i Kübra, sırat…
Cehenneme de değinmiş yazar. Oraya düşenlerin zilletli hallerini yansıtmış bizlere. Adeta, “tek fırsatın olan bu ömrünü değerlendirmezsen ve böylece öldüğünü farzedersek gideceğin yerin burası olduğunun farkında mısın. Ömür sermayen bitmeden kendini kurtar” mesajını vermekte…
Kitabın 1/3’i Cennet bahsine ayrılmış ve onun güzelliklerinden, orayı hakedeni bekleyen muhteşem yaşantı ve nimetlerden bahsediyor.
“çocuk için oyun, asla bir oyun değildir” sözüne kesinlikle inanıyorum. Oyun onlar için; öğrendiklerini uyguladıkları, pratik yapma fırsatı yakaladıkları bir saha.
Her annenin veya daha evlenmemiş bekar bayan kardeşlerimizin almasını tavsiye ettiğim bir kitap kesinlikle. Keşke dediğim tek bir husus oldu, o da oyunların çocukların yaş seviyesine göre belirtilmesi. Fakat her anne çocuğunun seviyesini az çok takdir edebilir diye düşünüyorum. Bu konuda fikir isterseniz, Adem Güneş’in “Çocuk terbiyesinde doğru bilinen yanlışlar” kitabından Çocuğun yaşına uygun ne tür oyuncak alınabileceğine yönelik 96-99 sayfaları arasındaki tavsiyelere de bakabilirsiniz.
Boykot meselesini izah etmek üzerine yazılmış bu kitap, evvela Ümmetin durumunun bir tahlilini yapıyor ve zaferin bizim için olduğuna dair ayet ve hadisleri belge ve Allah’ın vaadi olarak önümüze seriyor.
Bunca sektöre bir ahtapot gibi yayılmış bu zihniyetin yıkılacağı müjdesiyle birlikte, onları gözümüzde büyütmememiz ve ondan da güçlü ve kadir olan Cenab-ı Hakka itimat etmeyi tavsiye ediyor ve Kur’an – Sünnet kaynağından bol bol beslenmemiz ve susuz kalmamız gerektiğine vurgu yapıyor. İman zaafiyeti sonucu gelinen bu noktadan yine imanları canlandırarak kurtulacağımızı ifade ediyor.
Birinci bölüm tüm bu konuları ihtiva ederken, İkinci bölümde kitabın asıl teması ve gayesi olan Boykot mevzu geniş hatlarıyla ele alınıyor. Boykot ile ne gibi bir başarılar elde edileceğini izah ediyor.
Son olarak da bu ürünlerine alternatif üretmekle sorumlu olan Müslümanlara bir yol gösterici olarak „Müslüman işletmecilere/üreticilere bazı kısa nasihatler“ verilmiş.