Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Edebî Tarafından Yapılan Yorumlar

20.02.2005

İlk bölüm "Ak Liman"da Német adlı bir kişinin yaşamı ve iş ortamındaki olaylar anlatılıyor. İkinci bölüm "Beş Katlı Binanın Altıncı Katı"nda ise Német'le aynı işte çalışan Zaur ve Tehmine'nin aşkları anlatılıyor.
Bu kitap Anar'ı tanımama ve çok beğenmeme sebep olmuştu. Sınıf arkadaşım Nagehan'ın yorumuna kelimesi kelimesine katılıyorum.
20.02.2005

Geleneksel ahlak anlayışıyla kendi ahlak anlayışı arasında gidip gelen genç bir adamın öyküsü anlatılıyor. İç ve dış mekan tasvirleri canlıdır.
30.01.2005

Hayal ve hakikat çatışmasının anlatıldığı tipik bir Servet-i Fünûn romanı. Halit Ziya'nın çoğu romanında olduğu gibi bu romanında da parçalanmış, kırık hayatlar var.Kısacası "tutunamayanlar"ın romanı.
30.01.2005

J.İnan'ın isteği üzerine yazılan romanda bilinç akışı tekniği kullanılarak Atatürkçü, idealist, çalışkan ve örnek bir bilim adamı olan Mustafa İnan'ın hayatı ve meslekî başarıları belgelere dayandırılarak anlatılmıştır.
20.12.2004

Roman, bir böcek bilimcinin röportaj sırasında tanıştığı Clarence ile arkadaşlarının, dünyayı ileriki yıllarda tehdit edecek erkek nüfusu fazlalığına (çoğunluğun erkek çocuk sahibi olmak istemesi nedeniyle) ve erkek çocuk doğumunun fazlalaşmasını sağlayan biyolojik ilaçlara( skarabe baklası vb.)karşı verdiği savaşı anlatır.
Böcek bilimci anılarını anlatırken ilkgençlik yıllarından beri kız evlat sahibi olmak istediğinden bahseder. Béatrice, Clarence ile onun kızıdır. Kızının doğumunda dünyada olup bitenleri bir deftere kaydeder. Defterde anlatılanlar romanın fabl zamanını oluşturur. Hikâye zamanını ise böcek bilimcinin bir ya da birkaç gün boyunca( zamanı belli değil) defteri tutmasına sebep olan olayları ve bu olaylardan önce meydana gelen olaylar oluşturur.
Bana göre roman ilerledikçe asıl konudan uzaklaşıyor. Romanda, dünyada erkeklerin fazlalığından doğan nüfus dengesizliği vb. sorunlar değil de siyasi görüşler sonucu ortaya çıkan bir savaş hali veya savaş benzeri bir durumdan bahsediliyor. Yani roman bir tür doğu-batı( Hristiyan-islâm) çatışması içine itiliyor. Yazar da, her ne kadar mantıklı sebepler sunuyor görünse de açık açık taraf tutuyor. Bu da en çok "gökyüzü gemisi" projesinin anlatıldığı kısımda görülüyor(İslâm ülkelerinin geri kalmışlığı, İslâm ülkelerinde kız çocuklarının durumu vb. durumlarda arka planda Batı(Hristiyan) dünyasını övme vardır.Kötü gidişe örnek gösterilen ülkeler arasında Türkiye'ye de yer verilir).
Baba ile kızının ilişkisini direkt olarak anlatan cümleler çok azdır(Yani aradaki sevgi bağını okuyucunun yaşanan olaylar sonucu kendisinin çıkaracağı cümleler).Oysa romanda hep babanın dile getirdiği bir çeşit tek taraflı sevgi vardır.Bu da baba-kız ilişkisini geri plana atmıştır. Yaşanan olaylarla anlatılan sevgi hem romanı monotonluktan kurtarır hem de romanın uzamasına yardımcı olurdu.