Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Adem Yaprak

Arabulucu - Avukat. 37 yaşındayım. 2009 yılında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. Yaklaşık 12 yıldır aktif olarak avukatlık yapmaktayım. Mesleğim gereği yaptığım okumalar dışında tarih, felsefe, psikoloji ve kişisel gelişim alanlarında da okumalar yapmaktan keyif alıyorum. Edebiyata ve müziğe olan ilgim her geçen gün artarak devam ediyor. İçimizdeki okuma aşkının hiç sönmemesini diliyorum.

Adem Yaprak Tarafından Yapılan Yorumlar

Yazarın "söyleme bilmesinler" romanını okuduktan sonra bu romanını da okumaya karar verdim. Her zaman kullandığı sade dil ve betimlemeler bu romanda da yerini almış. Ayrıca roman karakterleri hayatın içinden oldukça gerçekçi. Bizden birilerini romanlarda okumak her zaman hoşuma gitmiştir. O yüzden bu romanı da keyifle okudum. Dilinin sade olması nedeniyle kitap oldukça kolay okunuyor, akıp gidiyor adeta. Bunu yazarken kitabın basit olduğunu söylediğim anlaşılmasın. Yazar olay örgüsünü gayet güzel kurmuş ve karakterlerin özellikleri onları daha gerçekçi olarak görmemizi sağlıyor. Yaşlılık, yaşlanma halinin getirdikleri, ebeveynlik, çocukluk, toplumun yaşlı insanlara bakışı gibi pek çok konu romanda işlenmiş. Ayrıca roman karakterlerinin özellikleri toplumsal tepkilere ve davranışlara ayna tutuyor adeta.

Yazarın diğer romanlarını da okumanızı tavsiye ederim. Hatta imkanınız olursa yazar tarafından açılan kelime müzesini de ziyaret ederseniz çok güzel vakit geçireceğinizi garanti edebilirim.
Sinirbilim uzmanı olan yazarın okuduğum 4. romanı oldu bu. Önceki romanlarında da teknolojik gelişmelerle sinirbilim alanındaki gelişmeleri bize oldukça güzel şekilde aktaran yazar, bu kitabında da insan bedeni, bedenin oluşumu, ölüm, ölüm sonrası yaşananları oldukça güzel bir şekilde aktarıyor. Kitabın dili zaman zaman bilimsel bir anlatıma kaysa da meraklılarına oldukça keyifli gelecektir. Ben biyoloji, insan bedeni ve hücre oluşumu konularına meraklı olduğum için bana oldukça keyifli geldi. Okurken zamanın nasıl geçtiğini fark edemedim.

Yazarın en büyük özelliği gerçek dünyada teknolojide yaşanan gelişmeleri kitaplarında bize roman karakterleri aracılığıyla anlatıyor olması. Böylece hem gündemi takip etme fırsatımız oluyor, hem de roman okuma keyfini elde etmiş oluyoruz. Sürükleyici, oldukça keyifli, bilgilendirici ve son derece etkileyici bir roman. Yazarın diğer kitaplarını okumadıysanız onları da okumanızı tavsiye ederim. Hatta önceki kitapları üçleme olarak çıkmıştı. Birbirinin devamı niteliğinde olan kitaplar yazmayı seviyor yazar. Bu romanının da devamının geleceğini düşünüyorum. Keyifle okuyacağınız bir roman.
Kurumlara niçin güvenmiyoruz, güvenemiyoruz sorusunun cevabını yer yer akademik incelemeler, yer yer de gerçek örnekler üzerinden anlatan bir kitap. Devlet teorileri, devletin ortaya çıkışı, devlet-insan ilişkisi üzerine merak duyan bir şeyler öğrenmek isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap.

Yazılış dili akıcı, okuması kolay bir kitap. Fazla detay ve akademik dil kullanmadığı için sıkılmıyorsunuz. Hatta bazı yerlerde bir sonraki bölümü merak ettiğiniz dahi oluyor. Zaten devlet, yönetim şekilleri, kurumlar, kurumsal güven ve algı gibi konulara ilgi duyuyorsanız bu kitabı okumaktan da keyif alırsınız.

Kitabın anlatım şeklini sevdim. Tabii ki devlet teorisi ve kurumların yapısı hakkında aşırı detaylı bilgiler aktarmıyor. Bu kitabı okuduktan sonra merak ederseniz daron acemoğlunun kitaplarına bakabilirsiniz. Ya da en temelden başlamak isterseniz Platon'un devlet kitabıyla alana giriş yapıp oradan da detay kısımları öğrenmek için başka yazarlara geçiş yapabilirsiniz.

Günümüzde kurumların güvenilir olma durumu oldukça farklılaşmış, neredeyse devletlerin yerini büyük şirketler almıştır. Bu durumda devlet kurumlarının güvenilirliği bir yana artık tüm kişisel verilerimizi ellerinde bulunduran şirketlerin de ne kadar güvenilir olduğu tartışılmaktadır. Dolayısıyla kitap belki sizde bu konuya da ilgi uyandırabilir.
Yazarın bu kitabı aslında 3 kitaplık bir serinin sonuncusu. İlk iki kitapta anlattığı hikayenin devamı niteliğinde bir romanla bizi buluşturuyor. İlk iki kitaptaki kadar akıcı olmadığını söylemek isterim. Zira bu kitapta daha çok yapay zeka ile ilgili bilimsel bilgi aktarımı yapılmış. Tabii ki bu bilgileri bir makale tadında okumuyoruz. Yazar roman karakterleri içine yedirerek bu bilgileri bize anlatıyor. Sinirbilim alanında yaşanan gelişmelerin hayranlık uyandırıcı olması bir yana, yazarın bunları en basit haliyle aktarması da oldukça etkileyici. Böylesine karmaşık konularda bilgi sahibi olabilmek ve güncel bilimsel gelişmeleri takip edebilmek için bu tür anlatımların olması oldukça önemli. Romanı beğendim, okurken yer yer sıkılsam da bitirmekte zorlanmadım. Zaten ilk iki kitaptan hikayeye aşina olunca bu kitapta anlatılanlar da onların üzerine eklenmiş oldu. Kitabın sonunu beğenmediğimi belirtmem gerek. Yani tüm bu anlatılanlardan sonra kitabın sonu biraz sade kalmış gibi geldi bana. Sanki hikayeyi bitirememiş olmaktan kaynaklı bir son gibi düşündüm. Böylesi serilerde hikayenin sonunu getirmek kolay olmuyor. Bu yüzden bunu da anlaşılabilir buluyorum. Yazarın kitaplarını özellikle bilime, yapay zekaya meraklı herkese tavsiye ederim.
Kendisini bir video paylaşım platformundan izlemeyi çok sevdiğim, anlatımıyla ses tonuyla her zaman kendine has üslubunu yansıtan Beyhan Budak'ın bu kitabı oldukça sade ama etkileyici bir anlatıma sahip. Hayatın içinde yaşadığımız zorluklar, içinde bulunduğumuz durumlara karşı zihnimizden geçen olumlu veya olumsuz düşünceler, çözüm yöntemleri çok güzel bir dille anlatılmış. Derin bir psikoloji veya psikiyatri kitabındaki anlatımları hayal etmeyin. Bu kitap gerçekten de hayatın içinde herkesin anlayabileceği bir dilde anlatıyor psikolojik yaklaşımları. Beyhan Budak'ın yaşanan durumlara ilişkin yaptığı isimlendirmeleri çok sevdim. Mesela, pembe panter yanılsaması pek çok kişinin yaşayıp da anlamlandıramadığı bir durum. Bunu kitapta çok güzel anlatıyor. Kendi yaşamından, çalışma hayatından, aile yapısından örnekler vermesi ise sizi kitabın içine iyice çekiyor. Siz de okudukça kendinizden bir şeyler buluyorsunuz kitapta. Üstelik de kendinizi bulduğunuz anlatılarda, çözüme ilişkin ipuçlarıyla ilerlemek de daha kolay oluyor. Kitap çok uzun olmadığı için kısa sürede okunup bitirilebilir. Ancak benim tavsiyem altını çizerek not alarak okumanız. Çünkü eğer kitaptakileri iyice özümseyip uygulamaya da koyabilirseniz hayat kalitenizi yükselteceğini düşünüyorum.

Keyifli okumalar diliyorum.