Toplam yorum: 3.285.127
Bu ayki yorum: 6.653

E-Dergi

kerimow Tarafından Yapılan Yorumlar

28.06.2005

Çağdaş Bulgar yazrlarından Dimitır Dimov'un bu eseri bulgaristan devletinin edebiyat ödülünü almıştır..
Eserde 2. dünya savaşı yıllarında Nazi işgaline uğrayan Bulgaristanın, en önemli ürünlerinden biri olan TÜTÜN'ü (Bulgaristan Tütün ve gül üretimi ve kalitesinde Türkiyeden sonra Dünyada 2. sıradadır) diken,toplayan köylüleri,atölyelerde işleyen ve sigara haline getitren fakir ve korumasız ama gururlu emekçileri ,onları ve bütün Bulgaristanı sömüren,Almalara peşkeş çeken Tütün tekelleri ve Alman sanayii Tröstleri,Hükümet,Bulgar Çarının durumunu anlatıyor..İşçilerin ayaklanmaları,Tütün patronlarının kendi aralarında çıkar çatışmaları Almanlara daha fazla Tütün satma planları anlatılıyor..
Olayların kahramanı Boris isminde Fakir ama çok kib,irli faşist bir köy öğretmenin üç oğlunfdan biri olan olan Boris'in tütün atölyelerinde işe girmesiyle başlıyor. uyanıklığı,açıkgözlüğü ve kıvrak zekası sayesinde şeflere ve en sonunda patrona kendi kabul ettirmesiyle ve partonun güzel ama hasta olan kızıyla envlenmesi ve şirkette söz sahibi olmasıyla devam ediyor...
Daha sonra patron ölüyor ve şirketin sahibi oluyor ilerei dahada büyütüyor..
Bu arada Köydeki eski aşkı Polisin kızı (üniversitede okumuz doktor olmuş) ile karşılaşıyor ve onu kendisine metres yapıyor..
Gözünü bürümüzş olan daha çok zengin olmak savaşın nimetlerinden faydalanmak içki hırs ve daha çok kzanmak için el attığı yunanistana yapmış olduğu gezide yakalandığı malarya hasatlığı sonunu getiriyor..
. dünya savaşında Hitlerin başarıları ve yenilgileri neredeyse Borisin başarı ve yokolması ile eşzamanlı ve birbirine çok benziyor...Bu sırad ihtilal oluyor ve
hitler orduları bulgaristandan çıkarılıyor..
Kısacası "toplumasal gerçekçilik" akımı içinde yazılmış en mükemmel eserlerden diuyebilirim ..Mihail Şolohov'un "Durgun Akardı Don" eseri kadar ilgi çekici bir uslupla ve yalın bir dille yazılmış..
Çok akıcı bir eser...Bulgar edebiyatından okmaanız gerelken en önemli eserlerden biridir...
28.06.2005

Anar Rızayev'in "Bir Fırsatını Bulsam" adlı eserini okuduktan sonra ne kadar kitabı varsa -Türkçeye çevrilien- hepsini okudum..
Ama içlerinde en Güzeli "Beş Katlı Binanın Altıncı Katı" dır...
Evet eserin adı biraz saçma gibi geliyor adama ve para verilmez okunmaz gibi bir hale oluşturuyor insanda ilk bakışta...Hatta otobüslerde bu kitabı okurken birkaç defa başka yolcuların kitabın ismine bakıpta kitabı ve beni alaya alan konuşmlaraına bile şahit olum ..
Ama şukadarını söyleyeyeim çok güzel bir roman...
Azeri edebiyatının Bu daldaki en iyileri Elçin Ve Anar'dır herkese tavsiye ederim..

28.06.2005

Kore savaşı yılları ve hükümet başkanı Menderes siyaset ve ordu içieçe askerle
siyasiler arasındaki mücadele "ya siz ya biz" denene yıllar..
Önce korede savaşmış sonrada 60 ihtilalini Atatürkçü ve halkçı bir yönetimi tekrardan diriltmek için devrim komitesine giren bir yüzbaşı ve
feminist bir gazeteci kızın içinde yer aldığı olaylar anlatılıyor..
ilk 120 sayfası biraz sıkıcı geliyor insana Kore savaşınıda Türk tugayını anlatıyor ama bundan sonrası asıl yaraya tuz basılması gereken olaylar başlıyor...
24.06.2005

Tek kelime ile mükemmel bir eser..
Sevdalinka'yı okuduktan sonra çağdaş Türk edebiyatının en büyük kadın yazarının Ayşe KULİN olduğu kanısına vrdım..
Çok etkileyisi herlkes trafından muhakkak okunmalı.Bosna savaşı yıllarında gazeteci-televizyoncu Boşnak Nimeta ile meslekdaşı Hırvat Stefan arasında yasak aşkı ,Nimeta'nın ailesi bu arasında Bosna savaşının hepsinin hayatlarına yansımasını anlatıyor roman..
Gerçekten okurken kendiniziNimetanın ailesinin bir komşusu gibi hissedeceksiniz,yada Bosnada bir öğlen şehirde alışverişte iken sırp bombardmanına yda ateşine tutulmuş ve köşebaşındaki bir duvarın arkasına saklanmış ateşin kesilmesini bekliyor bulacaksınız..
24.06.2005

Nobel ödülllü Çinli yazarın Bu romanı
aslında birinci tekil kişi tarafından anlatılıyor kendi yaşamöyküsünü anlatıyor..Ancak bir yabancının öyküsünü anlatıyormuş gibi bir tarzda yazmış..Komünist Çin'in 1930'lrdan 1990'lara kadar olan yaşantısını kendi
başından geçenlerle anlatıyor..Aşk,haksızlık,başıboşluk,hüzün,sevinç kısacası herşeyvar...