Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
smyrsmn Tarafından Yapılan Yorumlar
Mevcut düzene muhalif hareketler aslında düzenin içinde meşruluk kazanıyor. Çünkü düzenin sınırları çerçevesinde hareket ediyor. Tarihin düz ve çizgisel bir ilerleme içinde olduğu önermesi gibi.
Tarık Ramazan, Hasan El-Benna'nın torunu olduğu için, siyasal İslamcılık ideolojisine objektif ve nesnel bir bakış açısı geliştiremiyor. Evet zaman zaman eleştirel söylemlerde bulunuyor ancak fazlasıyla yüzeysel kalıyor. Klasik olarak Müslüman Kardeşler ve diğer İslamcı hareketlerin uzun erimli diktatörel yönetimler altında ezildikleri varsayımına dayandığı için, Arap Baharını İslamcılığın yükselişi bağlamında "Arap uyanışı" olarak yüceltiyor. 2012 gibi erken bir tarihte yayınlandığı için, henüz Arap Baharı'nın neye evrileceği belirsizdi. Şimdi nurtopu gibi radikalizmde çığır açan IŞİD var mesela.
Adam Hanieh, marksist bakış açısıyla Körfez ülkelerinin ekonomi politiğini sağlam verilerle ortaya koyuyor. Modern Orta Doğu'nun temel taşı Suudi Arabistan'ın ve diğer Körfez ülkelerinin sermayesinin uluslararasılaşmasının tarihini inceliyor. Birkaç yüzyıldır Müslüman dünyada derin bölünmelere yol açan Vahhabileştirme politikasının ardındaki küresel ekonomi politiğini ve Batı ittifakını görmek mümkün. Arap Baharının en önemli ülkesi Mısır'daki gelişmelere de değindiği için ayrıca önemli.
Bir Rus tarihçisinin gözünden Orta Doğu ve Arap dünyası analizi. Osmanlı'nın hakimiyeti altındaki Arap coğrafyasını 16.yy dan Birinci Dünya Savaşı bitimine kadar kendine göre önemli gördüğü kısımlar bağlamında ele almış. Avrupa'nın sömürge politikalarına eleştirel bir dil hakim.
Kahire Üçlemesinin ilk kitabı Saray Gezisi. İngiliz işgalinin kanıksandığı, Birinci Savaş'ın sona erdiği henüz geleneksel pratiklerin baskın olduğu bir sokakta bir ailenin hikayesini başlatıyor yazar. İnsan karakteri tasvirlerinin yanında 1919 devrimi koşullarını, Mısırlılık bilincinin şekillenişini öğreniyoruz. Dinin, aile ve toplumsal yapıda ne kadar da pragmatik bir içerikle içselleştirildiğini, aslında Mısır, Türkiye veya diğer İslam ülkelerinin hepsinin temel realitesi olduğunu acı bir şekilde ortaya çıkarıyor yazar.