Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar

07.05.2025

Yazarı ilk olarak Kar Körlüğü kitabıyla tanıdık. Büyük bir zevkle okumuştum. Zaten yazarın Türkçeye çevrilen toplamda üç kitabı var. Kar Körlüğü bağımsız bir roman. Ardından yayımlanan Karanlık, Hulda serisinin ilk kitabıydı. Öyle bir yerde bitmişti ki, devamını büyük bir merakla beklemistim. Ancak serinin ilk kitabında Hulda 64 yaşındaydı; bu kitapta ise onu daha genç yaşında yani 50 yaşındaki hâliyle tanıyoruz. Yazarın dili sade, gereksiz detaylardan uzak, akıcı bir anlatımla ilerliyor. İlk kitapta da dedektif Hulda'yı tanımış, polisiye kısmının azlığından şikayet etmiştim. Aynı durum bu kitapta da kendini gösteriyor. Olayların çözümünden çok karakterlerin ruh halleri ön planda. Yine de okuduğuma pişman değilim. Öyle çarpıcı falan bulmasam da, bu kitabı da keyifle ve kısa sürede okudum. Eğer gizemli ve psikolojik derinliği olan bir polisiye okumayı seviyorsanız kerinlikle okumalısınız. Serinin üçüncü kitabı olan Sis'i büyük bir merakla bekliyor olacağım.
05.05.2025

Kitap baştan sona gizemli ilerliyor ve bilinmezliklerle dolu. Geceleri evde kim geziyor, Sarah ve kocası ne yaşadı da sahte kimlikle yaşamaya devam ediyorlar? Komşular neden onlara karşı mesafeli? gibi sorulara cevap arıyoruz. Yazar ayrıca travmalar, toplum baskısı, bastırılmış acılar ve geçmişin gölgesinde şekillenen bir psikolojik portre de sunuyor.
İşin ilginç yanı, terapist olan Sarah'ın kendi yaralarına merhem olamaması. Başkalarının karanlığını aydınlatırken, kendi içindeki fırtınayı dindirecek bir ışığı bulamıyor. Kitabın 3,42 gibi düşük bir puanı var. Bu kadar düşük puan alması büyük haksızlık. Çünkü kitabı çok beğendim. Finali de hikâyenin akışına uygun ve tatmin ediciydi. Elbette dört dörtlük bir kitap değil ama okumalısınız diyorum.
30.04.2025

"Yirmi", Sam Holland’ın Büyük Suçlar serisinin ikinci romanı. İlk kitaptan bağımsız bir eser olduğundan, seriyi okumamış olanlar için de rahatlıkla anlaşılabilir nitelikte. Zaten karakterler de tamamen farklı. İlk kitaptan tanıdığımız Dedektif Cara Elliott bu kitapta yalnızca yarım sayfalık kısa bir bölümde yer alıyor. Kısacası, seriye istediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz. Yirmi, ne yazık ki bende Gölge Adam kadar güçlü bir etki bırakmadı. Olay örgüsü her ne kadar sağlam kurulmuş olsa da, romandaki melankolik hava eserin temposunu zaman zaman olumsuz yönde etkilemiş. Gölge Adam daha çok polisiye unsurlar ön planda tutularak ilerlerken, Yirmi daha kişisel hikâyelere ve karakterlerin iç dünyalarına odaklanmış. Romanda işlenen yıpranmış ilişkiler bana gereksiz geldi. Sonuç olarak, Yirmi'yi okumaktan keyif alsam da, Gölge Adam kadar etkileyici bulamadım.
28.04.2025

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bu kitap ilkiyle kıyaslandığında daha başarılıydı. Ancak "başarılı" derken, öyle soluk soluğa okunacak, nabzınızı yükseltecek kadar heyecanlı ilerlemedi ancak ilk kitapta olduğu gibi olayların tesadüflerle ilerlemedigini görmek olumlu bir gelişmeydi. Kurgusu bu kez daha derli toplu ve mantıklı ilerledi. Fakat yine de sıradışı ya da klişelerden uzak bir kurgusu olduğunu da söyleyemem. Bildiğimiz klasik polisiyelerdendi. Cinayet işlenir, polis araştırır ve suçlu ortaya çıkar. Yaratıcılık açısından çok çarpıcı bir şey sunmasa da sade anlatımı, kolay okunabilir dili ve iyi bağlanmış finaliyle vakit ayırmaya değecek kadar güzel bir kitaptı.
18.04.2025

Kitap boyunca klostrofobik bir hava var. Bastırılmış anılar, yoğun duygular ve psikolojik çatışmalar. Bir de işin doğaüstü kısmı var tabii. Ben şahsen korkmadım ama hikâyeye iyi yedirilmiş. Özellikle anne-kız ilişkisi çok gerçekçi anlatılmış. Hikâye tamamen Alison’un gözünden aktarıldığı için, onun yaşadığı içsel çatışmalar ve tedirginlik doğrudan okura da geçiyor. Akıcı bir anlatımıyla da okuru içine çekmeyi başarıyor. Korku dozu bana hafif gelse de, bazı okurları gerebilir. Bence vakit ayırmaya değer. Okuyun derim...