Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarın bizde çevrilen ilk kitabı "Her Bir Sır"ı çok beğenmiş, birkaç ay önce okuduğum "Hayalet Yazar"ı vasat bulmuştum. "Masum Bir Yalan" neredeyse tek oturuşta bitti diyebilirim. İşi gücü bırakıp tüm gününüzü bu kitaba ayıracak kadar ilgi çekici bir hikâyesi vardı. Hem yazarın anlatımı akıcıydı, hem de merak duygusu sonuna kadar hiç dinmedi. On yedi yaşındaki gencimiz ne saklıyor sorusu kitabın sonuna kadar devam etti. Ben en çok o gencimizin yalan söyleyip söylemediğine kafa yordum. Sonu ise ters köşelerle doluydu. Tavsiyemdir.
Kitap absürt polisiye-psiko-mizah denilebilecek bir türü kapsıyor. Bu tarz kitaplar genellikle sosyal eleştiriler içerir. Günlük yaşamın kurallarını yok sayar. Ciddi bir olay anlatılırken araya mizah katılarak okuru güldürmeyi başarır. Örneğin ceset parçalanırken saksağanın bir parmağı alıp kaçması gibi. Okuru günlük yaşamın monotonluğundan uzaklaştıran, güldüren, eğlendiren, mantıksız bulduğumuz tuhaf davranışlara mizah ekleyerek okura keyifli saatler geçirmesini sağlayan aykırı bir polisiyeydi. Bölüm başlarında yazılan psikolojik analizler, hayata olan bakışımızı sorgulatan cinsten. Ben çok keyif alarak okudum.
Kitapta, ünlü seri katillerin işlediği cinayetleri kopyalayıp aynı yöntemle öldüren biri veya birilerinin peşine düşüyoruz. Konu klişe olsa da kurgusu aksamadan, hızlı bir şekilde akarak ilerliyor. Olaylar arasında çıkarımlarda bulunabilmemizi sağlayan kuşku tohumlarını da serpmiş yazar fakat üzülerek belirtmeliyim ki finali hem bana absürt geldi, hem de hikâye tam anlamıyla sonuçlanmadı. Daha doğrusu son 14 sayfada geçen bir karakter bu örüntüye ters düştü. Hadi tüm bunları da geçtim, serinin devam kitapları farklı bir kurgu ve farklı karakterle devam ediyor. Yani finalde ne gerek vardı başka bir karakteri de dahil etmeye diye yazara sormak istiyorum. Titizlikle inşa ettiği her şey bizzat kendi eliyle bozuldu, büyük bir gürültüyle yıkılıverdi.
Kitapta Venedik'in tarihi ve kültürel durumunu, Hitler'in savaş ilan etmesini, Venedik'te yaşayan Yahudiler'in savaştan endişe duymasını, Venedik'in çevre tasvirini, resim sanatını ve bir aşk hikayesini okuyoruz. Yazar tasvirlerle Venedik'i kusursuz bir şekilde resmetmiş fakat biraz ipin ucunu kaçırmış. Resmen gezi rehberini elimize almışız gibi Venedik turuna çıkıyoruz. Ben tarihi yerleri gezmeyi, okumayı seviyorum, okurken hayalimde canlandırabildim fakat bazı okurları memnun etmeyebilir.
Kitapta her ne kadar tasvirler çok olsa da büyük bir keyifle okudum. Sonu nasıl bağlanacak, bu gizem nasıl sonuçlanacak diye diye kitabı bitirdim. Tarihi yerleri gezmeyi seviyorsanız, gizemli bir geçmişi okumaktan keyif alıyorsanız okuyun derim.
Mutlak Güç Değişimi'ni hayatımda ilk kez duydum. İkili ilişkilerde baskın-itaatkar'dan efendi-köle'ye geçmek. Yani evlilikte tam kontrolü birinin eline vermek. Hayatımda böyle saçma bir şey duymamıştım. Ayrıcalıklı ve lüks bir hayat için özgürlüğünü kocasına satan bir kadın. Ne yiyeceğini, nasıl giyineceğini, kimlerle arkadaşlık kuracağını, ne zaman evden çıkacağını hep kocası belirliyor. Öte yandan pamdemi'de beş parasız kalmış, yaptıkları yüzünden yaşadığı şehri terk etmek zorunda kalan, evsiz bir kadın. İkisinin yolları kesişiyor ama ne kesişme. İki arabanın kafa kafaya çarpışması gibi. Çarpışmanın etkisiyle savrulan yalanlar, ihanetler, şüpheler ve ölüm. Saf kötülük akıyor sayfalardan. Zalim ve istismarcı birinin yaptıkları kan dondurucu cinsten. Kitap bitti bitmesine ama tadı da damağımda kaldı diyebilirim.