Toplam yorum: 3.285.289
Bu ayki yorum: 6.815

E-Dergi

CemC Tarafından Yapılan Yorumlar

24.03.2002

Selam,


Bu kitabı bir arkadaşın tavsiyesi üzerine okudum. Kitabın birinci bölümü cidden etkileyici ve sürükleyiciydi. Gizemliydi ve sürüklüyordu; ancak ikinci bölümde yazar üslup değiştiriyor ve bu ne yazık ki kitabın gizemini yok ediyor. Geriye bitse de bitmese de bir ilgi uyandırmayan bir roman kalıyor. Bu ikinci bölüm sanki birincinin başarısı üzerine yazılmış bir devam kitabı gibi. Keşke daha iyi yazılsaydı.
18.04.2001

Bu kitap ne yazık ki Ergun Candan'ın Kıyamet Alametleri adlı kitabı kadar derin ve kapsamlı değil. Şu an dek 9 baskısı yapılmış ve ilk iki baskı da kasım 99'da. Büyük depremin ardından insanlardaki kıyamet beklentisine çok uygun düşüyor. İyi de, gene de kitap sanki biraz çabuk yazılmış gibi. Önsözle beraber 7 bölümde tek orijinal konu Fırat'la ilgili olanı. Diğer her konu bir şekilde bilinen, yazılıp çizilmiş konular. 99'da yazıldığı için 2000 sendromu başlıklı bölüm anlaşılabiliyor. Bill Gates'in deccal olduğuna dair Aktüel dergisinin yazısı ise insanı güldürüyor. Böyle deccal düşman başına.

Bence kitapta en çok eksik olan konu kıyametle alakalı bir çok iddia ve kehanetin es geçilmesi. Sırf Aziz malaki'nin papalar kehaneti bile kitabı götürmeye yeterdi. Bunu, yani kapsamlı olmayı yapmaktansa yazar bir şekilde kendi yoğunlaştığı konular üstüne yazmış. Sanırım kıyamet çok daha geniş bir konu. Kıyamet konusu ile ilgilenen kişilere ergun Candan'ın Kıyamet Alametleri kitabını öneriyorum. Fikirlerine katılın katılmayın, çok daha fazla bilgiyi bir arada görmeniz mümkün.
15.04.2001

Bu kitabı ilk okumaya kalktığımda yarıda bıraktım.Sonra öğretmen bir arkadaş muhakkak okumamı istedi. İyi ki sözünü dinlemişim. Okuyunca etkilendim. Diğer arkadaşlara katılıyorum. Doğu'nun etkisi çok büyük ve sanırım batılı okuyuculara bu kadar etkileyici gelmesini en büyük sebebi bu, zira okuyucuya bütün mistik ve doğu'yu bütün gizemiyle sunuyor. Mesela okuyucu doğu'da bombalarla havaya uçan doğulu insan yerine mistik dertleri olan ve kendini tamamen buna adamış kişiler görmeyi hep tercih ederdi. Çöl, güzel kadınlar ve Yaradan da burada. Ama hepsi de masalsı bir hava içinde.

Kitaptan çıkan öz, insan hayalini peşini bırakmamalıdır. İnsanlar kişisel menkıbelerini kendileri yaratırlar. Bir de edward albee'nin bir oyununda şöyle bir söz vardı ve bence bu kitaba çok çok uyuyor: BAZEN KISA BİR YOL GİTMEK İÇİN UZUN BİR YOLU KATETMEK GEREKEBİLİR. Okuyanlar ne kastedildiğini anlamıştır.

İyi okumalar
15.04.2001

Bu kitabı okumamın sebebi David Cronenberg'ün kitaptan uyarlama filmiydi. Filmi izledikten sonra okudum kitabı ve açıkçası filmin kitaba birebir uyduğunu düşünüyorum. Kişisel fikrim, çok rahatsız edici bir kitap olduğu. Sırf kitabın ilk bölümünün okunması dahi buna yetiyor. Neyi anlatıyor kitap? Sırf bedenlerine dönüşmüş ve içleri boşalmış insanları anlatıyor. Bu insanlar öylesine yaşama aykırı ve tersler ki araba kazalarından, bedenlerindeki yaralardan haz alıyorlar. Her biri ölmeyi diliyor ve onu izlemeyi seviyor. Ve bunu erotik olarak algılıyorlar. Yapaylar ve yara kabuğu gibiler. Derilerini kaldırsanız irini görmek çok kolay.

İyi ve bol sabırlı okumalar.
15.04.2001

Doğu Perinçek'in bu kitabı eşcinsellik konusuna ilgi duyan insanlar için iyi bir başvuru kitabı, ancak burada da bir çok başka kitapta olduğu gibi gerçekler yerine ideolojinin gözlükleri ile bakılıyor.

Sosyalistler 70li yıllarda çevreciliğe de zerre kadar yer vermezdi ama artık bu yeşilçilik dünyanın gündeminde. Eşcinsellik de Perinçek ve diğer sosyalistler tarafından sanırım kapitalizmi yermek ve insanda yol açtığı tahribatı göstermek amacıyla kullanılıyor. Tabii bu da ister istemez gerçeklerin göz ardı edilmesine yol açıyor.

Eşcinsellik de diğer bir çok rahatsız edici gerçekler gibi insan gerçeğinin sadece bir parçasıdır. Onu bu kadar karmaşık hale getiren de insanların onu algılayış biçimidir. Kitabın özellikle eşcinsellik ve mutluluk adlı bölümü çok komik. Standart ve herkesin kabul ettiği bir mutluluk ölçütü dahi yokken eşcinsellik ve mutluluk nasıl söz konusu edilebilir. heteroseksüellik ve mutluluk diye bir şey duymadım ben. Bu insana komik geliyor. Çünkü heteroseksüellik mutluluk duyulacak bir şey değildir. İnsanlar heteroseksüel olduğu için mutlu olmazlar. Söz konusu eşcinselliği yaşayamamaktan kaynaklı mutsuzluk ise bu konu sadece eşcinsellikle sınırlandırılamaz. Kadınlar da erkekler de aynı dertten muzdarip.

Sonuç: Kitap eşcinselliği sömürü düzenine bağlayarak aslında insanın insana yabancılaşmasının sonucu oluştuğunu ortaya koyuyor. Sosyalist bir bakış açısıyla yazılmış bir eser. Ve bu yüzden de sadece soldan bakıyor. evet, eşcinselliğin soldan görünüşünü merak edenler kitabı okumalı. Diğer perspektifleri merak edenleri ise daha farklı okumalar bekliyor.