Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

CemC Tarafından Yapılan Yorumlar

10.04.2001

Kitap herhalde reenkarnasyonla alakalı herkesin ilgisini çekecek türden bir kitap. Ancak tek hayal kırıklığı da sonuçta bunun anekdottan öteye gidememesi. Yani evet, iyi, güzel, bu insanlar eski hayatlarını hatırladıklarını söylüyorlar ama acaba bunun gerçekliği ne kadar? Her bunu iddia eden insanı kabul edecek miyiz? Veya her hatırlandığı söylenen şey doğru mu? Berrin Türkoğlu kitabının sonuna Yeni çağ açısından reenkarnasyonun açıklamasını koymuş. Ancak bunun da sonuçta tıpkı anektodlar gibi bir çeşit zan olabileceğini kabul etmek gerekiyor. Ben bunlara rağmen alanında tek olması nedeniyle kitabın okunması gerektiğini düşünüyorum. Reenkarnasyon yanında haberci rüyalar ve elbette ölüme yakın deneyimler de kitabın konuları arasında.
10.04.2001

Bu kitap reenkarnasyon üzerine çok önemli çalışmaları ile tanınan Amerikalı bilim adamı Dr. Ian Stevenson'ın bazı araşatırmalarının bir toplaması. Çok orijinal yazılar yer alıyor burada. Örneğin reenkarnasyonun mümkün olabileceğini düşündüren en önemli kanıtlardan ksenoglosi (yani hiç olanağı olmadığı halde anadilinden başka bir dili konuşup anlayabilme) yeteneği ve daha başka bir çok reenkarnasyon kanıtı yazılarda ortaya konuyor. Tabii en dehşet verici olansa doğum izleri. Bu doğum izleri bir önceki hayatında nasıl ölmüşse yeni bedenlerinde o izle doğuyorlar. Bu yazıda resimler de var. Bir tanesi de bir Türk çocuğu. Önceki yaşamında başından silahla vurulduğunu hatırlıyor. Şu anda da başının sağ ve sol yanlarında vurulmasının izleri var. Çok ilginç. Bu kitabın tek olumsuz yanı pek iyi olmayan çevirisi. Okumayı zorlaştırıyor. Bunun dışında eğer bu konulara ilginiz ya da küçük bir şüpheniz varsa okumanızı öneririm. Çünkü Dr. Ian Stevenson'ın en önemli özelliği bir Yeni Çağcı olmaması. Tek derdi mümkün olduğu kadar nesnel olabilmek. Ne ün ne de para peşinde bir insan bu. Türkiye'de de çeşitli vakaları incelemiş. Benin en hoşuma giden noktalardan bir tanesi de kitabın son bölümlerindeki Ölüme Yakın Deneyimlerle alakalı yazılar oldu. Sadece Batı'da bu konuya ilgi duyulduğunu sanırken örneğin Hindistan'da da bu konuyla ilgili araştırmaların yapılması çok güzel. Sanırım Türkiye'de bu konuyla uğraşan yok. Tabii bu krizde millet yaşamaya çalışıyor. Ölüme Yakın deneyimi ne yapsın..
08.04.2001

Gece'de en önemli şeylerden belki de en önde geleni dilin kendisi. Belki çok nadiren insan okudğu dilin bu kadar canlı olduğunu ya da sadece kelimelerin ardarda sıralanmaktan farklı bir şey olduğunu hissedebilir kitap okurken. İşte Gece böyle bir kitap. Her kelime kendini hissetiriyor. Tabii Bilge Karasu okumaya devam ederseniz bunun zaten yazarın en önemli özelliği olduğunu görüyorsunuz. Onda bütün sözcükler kanlı canlı! Gece ayrıca içerik olarak tamamen günümüzü işaret ediyor. Gecenin işçileri ve gündüzcüler arasında sürüp giden bir ışık kavgası.
08.04.2001

Bu kitabın çok çok iyi bir çevirisi var. Mükemmel. Ayrıca kitap iki farklı okuma seçeneği sunuyor okuyucuya. İsteyen sadece ilk 52 bölümü okuyor ve gerisini bırakıyor. İsteyense yazarın kitabın başında verdiği okuma planına göre okuyor. Mesela önce 112. bölüm ardından 1. bölüm ardından 104. bölüm gibi. Julio Cortazar'ın bir çok kitabı Türkçe'ye çevrildi. Hepsinde de özenli bir çeviri göze çarpıyor. Çok hoş öyküleri var yazarın. Okumayanlara tavsiye ederim.
08.04.2001

Bu kitap gerçek bir klasik ve muhakkak okunmalı. Aslında çocuk kitabı. Çok yoksul bir ailenin çok yaramaz oğlu Zeze'nin öyküsü...ama öyle bir öykü ki. Yazar Vasconselos'un gerçek hayat öyküsü bu. Kitabın iç kapağında yazdığı gibi günün birinde acıyı keşfeden bir çocuğun öyküsü. İsa çocuklar gibi olmadıkça cennete giremezsiniz diyor ya, nedeni sanki bu kitapta ortaya çıkıyor. Ben her sene muhakkak yeniden okuyorum ve benim için hala eskimedi. Bu kitabı okuyan büyükler Küçük Prens'i de okumalı.