Toplam yorum: 3.285.995
Bu ayki yorum: 7.525

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

01.06.2019

Suları Islatamadım ilk basımı 1983 yılında yapılan ve şairin 12 ciltlik Bütün Şiirleri halkasının 3. kitabı.

Abdurrahim Karakoç, bazı sanatçılarda olduğu gibi sanatını yorumlarken ‘siyasi görüşlerinden’ etkilenilmemesini düşündüğüm güzel insanlardan.

Türk-İslam kültürüyle yoğrulmuş ve hayatının belki de her adımında dimdik kalabilmiş Ender insanlardan olduğunu düşünüyorum naçizane.

Burada da onun özellikle İslami Temaları işlediği şiirlerini bulacaksınız. Tabiki yanında hiçbir zaman unutmadığı Türklük’ünü de.

Buyurun.
01.06.2019

Lise sıralarında edebiyat öğretmeni olduğunu düşündüğümüz eğitimciler gelir ve tekrarlardı:
“ İlk edebi romanımızın adı, İntibah. “

‘ İçeriği nedir, neden o güne dek yazılanları edebi olarak değerlendiremeyiz, yazar eserini hangi şartlarda yazmıştır ‘ gibi soruların hiçbirine cevap alamazdık. Ezberleyin, sınavda çıkar.

Vatan ve özgürlük şairimiz, büyük mütefekkir Namık Kemal’in eseri İntibah.

20’li yaşların başındaki genç Ali Bey’in ‘son pişmanlıkların fayda etmeyeceği bir tükenişe’ sürüklenişini okuyacaksınız.

Edebiyatımızın kült eserlerinden biliyorsunuz. Kötülük timsali Mehpeyker, köle olarak alınmış tertemiz bir kız olan Dilaşub, Ali Bey’in annesi Fatma Hanım ve arkadaşları Atıf Bey ile Mesut Bey sarmalında gezinen bir Tanzimat romanı.

Zevkle okuyup dersler alacaksınız.

Unutmadan.
Mithat Cemal Kuntay’ın şu an yeni basımı Alfa Yayınlarından yapılan ve “iki bin” sayfaya yakın muazzam bir Namık Kemal biyografisi mevcut. İlgililere öneririm.
30.05.2019

Bahaeddin Özkişi ile nasıl tanıştım hatırlamıyorum. Peyami Safa roman yarışmasında başarı ödülü almış bir eser belki de oradandı tanışıklığım. İyi ki o rastlaşma gerçekleşmiş diyorum şimdilerde.

Yaşamının son yılı olan 1975 basımı bir eser Sokakta.

Zorlayıcı bir dil ve kurguyla başlıyor eser. Ne okuyorum ben sorusuna ilk sayfalardan cevap aramayın derim. Kısa bir sürede açılıp akıp gidiyor zaten roman.

Polisiye okuma amaçlı başlayacağınız eserde böyle soluk soluğa satırlar bulamayacaksınız. Daha çok karakter tahlilleri ve yer betimlemeleri karşılayacak sizleri.

Kurgu, bir Sokakta yaşayanların ‘din ve maneviyat’ üzerine eğilmeleri noktasından yakalanmış. Ve bu nokta üzerinden işlenen birtakım cinayetlere de parmak basıyor.

Ömrü çok fazla eser bırakmaya yetmediği için sanırım basımı yapılan dört kitabı var. Şans verilmeli.
28.05.2019

11 yaşındaki Gorki ile başlayan eser 16 yaşlarındaki haliyle son buluyor.

Okul yaşamından uzakta iş ve ekmek peşinde koşan bir Gorki okuyacaksınız. Gemide bulaşıkçılıktan ressam yardımcılığına, temizlikçilikten mimar yamaklığına kadar birçok ve farklı işteki adımlarını anlatıyor bizlere.

Satırları okurken sadece onun yaşamına tanık olmuyorsunuz ilk ciltte de olduğu gibi. Sovyet Rusya’nın içerisinde bulunduğu buhran, insanların birbiriyle iletişimi, işçi ve emekçiler konu ediniyor onun satır aralarında.

İlk cilt kadar akıcı olduğunu düşünmüyorum naçizane. Gorki diyaloglara boğmuş sanki bu cildi. Aksine bazı anlar yaptığı tespitleri okurken heyecanlanıyor ve neden devamını getirmedin diye kızadabiliyorsunuz örneğin.

Bernhard’ın da otobiyografik serisi için kullandığı cümle gibi “şu an ne hissettiklerimi değil, o gün ne hissetiklerimi yazıyorum” şiarını benimsediğini düşünüyorum Gorki’nin.

Rus edebiyatının ‘acıyla yoğrulan kalemlerinden’ Gorki.
25.05.2019

Nurettin Topçu hem yaşadığı dönemde hem de vefatından sonra bir türlü hakettiği ilgiyi görmediğini düşündüğüm mütefekkirlerimizden.

Sosyoloji, psikoloji, felsefe, eğitim ve insan üzerine birçok eseri mevcut.

Burada da onun Varoluşçuluk adını verdiğimiz ve şu an özellikle edebiyatta yetkin temsilcilerini gördüğümüz felsefe türünü açıklayan yazılarını bulacaksınız.

Yer yer diline yabancı kalabiliyorsunuz Topçu’nun. Sahip olduğu bilgi birikimi ve kelime hazinesi onu bizlerden uzaklaştırabiliyor maalesef.

Topçu’nun bu eseri öncesinde Sartre’nin ‘Varoluşçuluk’ adlı eserini öneririm sizlere.