Toplam yorum: 3.286.003
Bu ayki yorum: 7.533

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

24.05.2019

MÖ 610-580 yılları arasında yaşadığı tahmin ediliyormuş Sappho’nun. Yazdıklarını okuyup ve değerlendirirken yaşamış olduğu yüzyıl aralığına bakılması gerektiğini düşünüyorum.

Homeros’un öncüsü olduğu Yunan epik şiir geleneğinde ‘lirik şiir’ öncüsü olarak da Sappho gösteriliyor.

Kimi yazdıklarında dönemin kadın tanrıçalarıyla sürtüşmesini okurken kimi yazdıklarında da insan, acı ve aşka dair etkileyici satırlar bulacaksınız.

Günümüzden 2500 yıl önce neler yazılmış diye merak eden edebiyat sever dostlara..
24.05.2019

Philip Milton Roth. Amerikalı yazar. Eserlerinde genel olarak Yahudi karakterler ve Antisemitizm konularını ele alıyor.

Bu eserinde de kahramanımız Marcus Messner ve ailesi yahudi kökenli bir aile. Marcus çalışkan, itaatkar ve en önemlisi duygusal bir delikanlı.

Babası koşer (bizdeki helal et kesimi) bir mahalle kasabı. Oğlunun özgür olma isteği ve eğitimine katkı sağlaması amaçlı uzaktaki bir taşra üniversitesine yazılmasına ‘red’ cevabı vermiş olsa da bu dileği gerçekleşmez.

Üniversitede tanıştığı arkadaşları, öğrenci birlikleri, kabul edilemez okul gelenekleri Marcus’u kabul edilemez bir yola sürükler. Ve en önemlisi tanıştığı zeki, güzel ve arzulu kadın Olivia Hutton.

Zamanla kalıplara sığamayan, davranışlarında romana da ismini veren ‘öfkesine’ yenik düşen bir Marcus okuyoruz.

Mesaj, eserin Son cümlesinde zaten. Tabiki onu yazmayacağım buyurun.
22.05.2019

İlber Hocamızı anlatarak zamanınızı çalmak istemiyorum. Zira ülkemizde hayattayken değerinin bilindiğini ve yeterince tanındığını düşündüğüm ender güzel insanlardan.

İlk basımı 2011 yılında Timaş Yayınlarından yapılan Ortaylı kitabı.

İki bölümden oluşan eserinde İlber Hoca ilk bölümde tanışıklığının olmadığı; fakat kendi alanlarında değerli gördüğü şahsiyetleri anlatırken ikinci bölümde bir şekilde tanıştığı, aynı ortamda bulunduğu insanları anlatıyor.

İllaki kimler var diye soracak olursak:
Bir Sezar’ı da görüyorsunuz bir Fatih’i de.
Bir Tolstoy’u da görüyorsunuz bir Enver Paşa’yı da.
Bir Halil İnalcık hocayı da görüyorsunuz bir Cemil Meriç’i de.

Açık konuşmak gerekirse ben naçizane İlber Hocanın sön dönem kitaplarının dilini beğenmiyorum. Televizyon programında konuşur gibi yazmaya başladı sanki. Buna en büyük örnek son eserlerinden olan Atatürk kitabı.

Son olarak. 2011 basım yılı olan Portreler su gibi akıp giden bir Ortaylı kitabı.
21.05.2019

Dedesi dilbilimci Samih Rifat Bey.
Babası büyük şair ve yazar Oktay Rifat.
Ve kendisi fotoğraf sanatçısı, yazar ve çevirmen Samih Rifat.

Özellikle Fransızca’dan yaptığı çevirilerden tanıyoruz onu. Burada da kendi kalemiyle çıkıyor karşımıza. Şiir sanatıyla.

Kimi zaman mitolojiden kimi zaman halk kültüründen beslenen dizeler karşılayacak sizleri.

Belki vurucu diyebileceğimiz parçalarla karşılaşmayacaksınız; ama o büyük dil ustasını bir de kendi kalemiyle tanımak adına okunabilir.
20.05.2019

Lawrence için başlama kitabı olarak seçmiştim Ölen Adam’ı. Sanki yanlış biryer şu yaptım. Konusu ilgimi çekip kısa bir roman diye elime almıştım; fakat sayfalar ilerledikçe hiç de öyle yalın bir roman olmadığını görüyorsunuz.

İki bölümden oluşan roman dirilen ve çaresizlik içinde gezinen bir adamın hikayesi. Tabiki yazarın anlatmak istediği yalnız bir adamın hikayesi değil burada.

İsa, üzerinden metaforlar sunarken bunu mitlerle zenginleştirip bizlerin görmesini istiyor Lawrence.

Bilge Karasu Türkçesiyle okumak da ayrı bir zevk tabiki.
Sıkı okurlara.