Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

12.05.2019

Thomas Bernhard ülkemiz okurlarının şu an için yabancı olduğu bir yazar. İlerleyen günlerde eminim ki gerekli ilgiyi görecektir.

Yalnızlık, yorgunluk, varoluşsal sorunlar, aşk ve bitiş üzerine birçok eseri mevcut.

Onunla tanışmak için SEL Yayıncılıktan çıkan otobiyografik beşlemesini önerebilirim naçizane.

Muhabir Kurt Hofmann’ın, Bernhard’ın yaşamının son dönemleri olan 1981-1988 yılları arasında gerçekleştirdiği söyleşileri yer alıyor.

Kitaplardan medyaya, yayın dünyasından sanata kadar birçok konuda görüşünü bulacaksınız.
11.05.2019

1913 tarihli Thomas Mann eseri. Malum
1. Dünya Savaşı öncesi yazılan bir eser. İnsanın veya insanlığın çıkmazları Thomas Mann’ı bu eseri kaleme almaya itti belki de.

Kahramanımız Aschenbach kırk yaşında ünlü bir yazardır. Yazıya ara verip kısa bir dinlenme programı için Venedik’i tercih etmiştir.

İlk günlerinde Venedik ve İtalya’nın tarihi, insanları dikkatini çekerken ilerleyen günlerde bir kafilenin içindeki Polonyalı Tadzio’yu görecek ve bu duru güzellik karşısında büyülenecektir.

Platon’un güzellik kavramını da işlediği Phaidros adlı eserine de son sayfalarda değinerek güzellik kavramı ile ölüm arasında bir bağ kuruyor yazar.

Özünde varoluşu ölüm ve aşk ile sorgulayıp harmanlayan bir eser okuyacaksınız.

Yine Thomas Mann’ın o uzun ve etkileyici betimlemeleri Behçet Necatigil çevirisiyle daha bir başka.
10.05.2019

Ona başlama eserim. Sizlerin de bu şekilde başlamanızı önerebilirim. Zira otobiyografik eseri bu.

İstanbul doğumlu ama Mardinli. Çocukluğu, gençliği, üniversite dönemleri ve sonrasına dair birçok şey bulacaksınız burada.

Bazen sobalı bir göz oda bazen bolluğun içinde bir saray yavrusu. Bazen gülen yüzler bazen bol hüzün. Bazen sonsuz güven bazense hayal kırıklığı.

Çok şey var bu satırlarda. Hele bir de ben gibi Mardin’i bir dönem tadabilme şansı yakalayanlarda çok daha başka bir his bırakacaktır eser.

Kelimeleri ilmek ilmek işleyen bir adam Mungan. Bir de üstüne samimi, yalın ve gizden uzak anlatımı eklenince daha başka bir tat alıyorsunuz.

Onun deyimiyle:
“ Umarım okunması, yaşanmasından daha güzel bir hayatın kitabı olmuştur. “
05.05.2019

Tabucchi İtalyan roman, öykü, deneme yazarı. Onunla tanışma kitabım.

Kitap ismi ve içeriğiyle dikkatleri çekiyor haklı olarak.

Ovidius’tan Rabelais’e, Stevenson’dan Rimbaud’a, Çehov’dan Pessoa, Mayakovski’den Freud’a birçok şair, yazar, ressam ve besteciyi birkaç sayfada ele alıyor.

Bu yazdıklarında o yazarların Düş dünyalarına girerek ‘acaba neler düşlemiş olurlardı’ sorusuna cevap arıyor.

Özel bir eser olduğunu düşünmüyorum. Farklı bir anlatı sadece.
04.05.2019

Arka kapak yazısında Thoma Mann’a ait bir ifade yer almakta:

“ Bozkırkurdu’nun deneysel cesaret anlamında Ulysses’ten aşağı kalmayan bir yapıt olduğunu söylemeye gerek var mı? Bozkırkurdu, okumanın ne demek olduğunu uzun zamandır ilk kez hatırlattı bana. “

Tam anlamıyla bu hissi bırakacak sizlerde Bozkırkurdu.

1927 tarihli Hesse eseri. Öncelikle kendisine yabancı kahramanımız Harry Haller. Onun üzerinden ‘parçalanmış, bölünmüş kişilik’ nedir bunları okuyoruz. Aynı zamanda öğreniyoruz da.

Kendisi de bir dönem psikolojik tedavi gören Hesse’den “yaşamı kaçıranlara, ona geç kalanlara, tutunamayanlara, herkese veya her şeye yabancı olanlara“ dair bir başyapıt.

Aslında çok şey yazmak istiyorum; ama aynı zamanda yazamıyorum da.
Farklı; ama okuyucuyu kitabın derinliklerine çekecek bir kurguyla başlayıp devam ediyor eser.

Yorulacaksınız çok fazla yorulacaksınız. Bir kez okumak asla ve asla yetmeyecek. Özellikle ilk okumadan sonraki okumalarınızda altını çizmekten de yorulacaksınız.