Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

21.07.2021

“Gittin amma ki kodun hasret ile canı bile
İstemem sensiz olan sohbeti yârânı bile.”

Okuyanların kulaklarında çınlayan Neşati dizeleri bunlar. her şeyden önce ‘şiirin, musikinin, tını ve sızının’ romanı.

Mümtaz, İhsan, Nuran ve Suat. Ve dört başlık altındaki bölümlere de isimlerini verecekler.

Mümtaz. Belki de edebiyatımızın en zor karakteri. Korkuları, şüpheleri ve sevgisi.

“Hala bir tarafıyla boşlukta yüzüyordu. Kafamla vücudumun arasında ne kadar mesafe var?..”

Böyle bir adam Mümtaz. Bir sebebi vardı ama. Muzdarip olduğu bir konu:

“Halbuki Mümtaz, insanlardan kaçıyordu. Onların anlamamazlığından haraptı. Onlar meselesiz yaşıyorlardı. Yahut da… Yahut da ben çok biçareyim.”(s.329)

Nuran olacak. Eşi Fahir’den boşanma aşamasında tanışacak Mümtaz’la. Bence en az Mümtaz kadar zor bir karakter.

Gel git’leri, sevgi’nin anlamını bilmeyişi ve geride bırakamadıklarıyla zor.

Korkuların gerçekleştiği, huzursuzluğun hakim olduğu, yarım kalışların bitmediği bir roman
14.07.2021

1922’de yayımlanan Çalıkuşu sonrası 1926’da tefrika ediliyor Vurun Kahpeye.

Kurtuluş Savaşı yılları ve bir Anadolu kasabasıdır manzaramız. Yunan mezalimi yakındır; fakat İstanbul’dan (…) kasabasına gelen öğretmen Aliye birçok şeyi değiştirecektir. Öyle umuyoruz.

Hayır hayır. Asıl düşman on yıllardır hiç değişmedi. O hep eğitimsizlikti. O hep ‘inancı’ çarpıtmış ellerdi.

İşte tam da burada başlıyor Aliye’nin asli görevi.

Bir yanda eğitimine katkı sağlamak istediği öğrencileri, bir yanda sözde din adamları.

Bir yanda Kuvayi Milliye, bir yanda Yunan ordusu.

Peki onun için zor olan hangisini aşmak olacak sizce? Buyurun o zaman.
12.07.2021

“Ellerine baktı adam. Ne çağırıştı o? Küçücük, minicik bir insanın son seslenişi, çaresizliği içinde son umudunu koyvermemek için giriştiği son savaştı bu.”(s.9)

Uzun zamandır baskıları yoktu eserlerinin. Yapı Kredi, hikayelerini ufak kitaplar halinde basıp bir de üstüne tüm hikayeleri olan #k:26039’nın tekrar baskısını yaptı.

Onu her okuduğumda üç kelime düşüyor aklıma: Nahif, Duyarlı ve Kırılgan

1994 yılında yazmaya küstüğünde Türk Edebiyatı farkında değildi neleri kaybettiğinin.

Kırmıştık onu. Okur ve yazarıyla. Ve hikayesinde yazdığı gibi unutulmuştu sanki:

“İşte, onu, hayatının en önemli anında, kapalı bir kapının ardında unutuvermişlerdi. Hiç kimsenin düşüncesinde bile değildi.”(s.15)

Bu yayımladığı ilk öykü kitabı. Bilmiyorum var mıdır bir önemi ama TDK Öykü Ödülü’de almış.

Peki sana şöyle seslense:

“Sen hiçbir şey görmezsin ki! Zaten, kimselerin doğru dürüst gördüğü yok. Ne yıkıntıların farkındalar ne de kanat seslerinin.”(s.81)

Buyurun.
12.07.2021

“Ben bir şeytantırnağıyım,
Halk uzağı ellerde.”(s.209)

Bakın Doğan Hızlan neler yazıyor onun dili için:

“Sözcük uydurmuyor, kuralına göre şiirinin gereci olarak türetiyor. Sözlükten çektiği sözcüklerle bir öznellik yükleme amacına yönelik bir şiir çabası.”

Garip ve İkinci Yeni sonrası kendi şiir dilini yaratmış sanatçılardan. Ressamlığına da diyecek yoktur hani.

Ortası yok bence Eloğlu’nun. Ya seveceksin ya da uzak kalacaksın.

Duruyor, iki dize yazıyor:

“İnsan kendini pek ödeyemiyor
Sen dur bende var.”(s.448)

Bin dize yazsan karşılamaz belki de.

Cemal Süreya söylemiyle;

“Sapına kadar şair.
Delikanlı. Ödünsüz. İstanbullu.”

“Sevilere batmışım n’olur kurtaran olmasın hiç
Öte yıllara örtük kapınızı tıklarım gündüzleri

En andığım sevdiğim umduğum sen misin elbet
Nasıl unuturum nasıl söylenmedik sözleri”(s.599)
05.07.2021

“Direniyordu hastalığa acılara; yazılarını ihmal etmiyordu, hatta yürüyüşleri…”(s.15)

BBC Türkçe masasındaki Serpil Erdemgil böyle yazıyor Soysal’ın son günleri için.

1975 ortalarında başladığı ‘kanser’ mücadelesi 1976 Eylül’ün de Londra’da devam ediyor.

Eserin ilk bölümünü oluşturan metinler Londra’da yaptığı radyo konuşmalarını bir araya getiriyor.

İkinci bölümde ise adını koyduğu ‘bitmemiş’ romanı Hoş Geldin Ölüm yer alıyor.

Kısa denilecek ömründe tutsaklık ve sansür gölgesinde ürettiği birçok eser olan güçlü kadınlardandı o. Bir eseriyle daha tanışmak adına buyurun.