Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

05.07.2021

“Peki niçin minimal, diye sorulacak olursa, yalınlığa, daha çok yalınlığa, artık hiçbir fazlalığı içinde barındırmayan yapıya ulaşmak için diyebilirim. Ayıklamak, arıtmak…”(s.8)

Az, çoktur. Kim demiş, yazmıştı?
Kimlerde izleri vardı?

Kafka, Çehov, Beckett, Borges?

Bizde Demir Özlü, Vüs’at Bener, Bilge Karasu?

Bir mermer yontuç gibi. Bir emekçi gibi.
Özüne, mesajına, derinine varmak.

Böyle hikayeler bunlar.
Edgü’nün kaleminden. Buyurun.
24.06.2021

Novella ve biyografilerini okudunuz. Peki onun güncesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Dünün Dünyası ile birlikte Zweig’ın yaşamına ve Avrupa’ya dair görüşlerine netlik kazandırıyor Günlükler’i.

1912 - 1918 arası yoğun bir akış mevcut. Genel itibariyle ‘edebiyat dünyası, eğlenceler, dostluklar ve ilişkilerine dair’ notlar yer alıyor.

1918 - 1931 arası büyük bir boşluk söz konusu. Sanıyorum Zweig’ın en huzurlu ve üretken olduğu dönem.

1931 ve özellikle 1935 sonrası İkinci Dünya Savaşı’nın verdiği huzursuzluğu günlüğüne damla damla akıtan bir Zweig söz konusu artık.

Novellaları kadar akıcı değil elbette. Yer yer yorulacaksınız. Değecek mi o zahmete, tabiki.

Rolland, Verhaeren, Rilke, Andre Gide, Hesse ve nicesi de eşlik edecek satırlar arasında biz okurlara.

Sahi Zweig kimdi, neydi? Merak ediyorsanız buyurun buradan.
18.06.2021

1886’da #k:234985’u yayımlamıştır Jules Verne. Oradaki çılgın bilim adamı Fatih Robur’u burada da okuyacağız. Aslında bir devam kitabı.

Okuyacağınız tadı elinizden alacağını düşünmesem de Fatih Robur’u okuyup buraya gelmeniz daha doğru olacaktır.

Carolina’ya bağlı Morganton adlı kasabada sakin yaşamlarına devam eden halk, bölgedeki ‘Great Eyrie’ adlı tepede meydana gelen ‘hareketlenme’ sonrası huzursuz günler yaşayacaktır. Tabi onlarla birlikte tüm Amerika kıtası.

Başvuracakları yer elbette Polis Teşkilatı.
Müdür M. Ward ve müfettiş John Strack.

Strack, Great Eyrie zirvesine ulaşma amacı taşıyan tırmanışı sonrası olayların daha da çözümsüz bir hal aldığına şahit olacaktır.

Yukarıda da söylediğimiz gibi Fatih Robur geri gelmiştir. Çözülmeyi bekleyen gizemleri vardır ve bu gizemleri çözmek isteyen bir müfettiş.

Tutarlı gelecek senaryoları, içine düşülen insanlık halleri ve nefes nefese maceralar.

Seveceksiniz. Buyurun.
16.06.2021

34 yaşında vefat ediyor Simone Weil. Tam bir direniş örneği aslında.

İlginç ve takdir edilesi bir yaşam.

‘Bir’in ne denli önemli olduğunu gösterir şekilde bir yaşam.

Agnostizm, Marksizm ve Mistisizm.

İşçi hareketleri, politik yazılar ve cephede savaşlar.

Andre Gide, Albert Camus ve T. S. Eliot gibilerinden gelen övgüler, yorumlar.

Kitaba yazdığı önsözde Gustave Thibon onun sağ ve sol ‘yakınlaşamamasını’ şu şekilde anlatıyor:

“Halka beslediği sevgi ve her türlü baskıya duyduğu nefret onu sol partilere bağlamak için yeterli değildir;

gelişmeyi reddetmesi ve geleneğe duyduğu saygı da onun sağ düşünce içine sokulmasına olanak vermez.”(s.19)

Ve Simone Weil söylemiyle;

“Bağlanma, yanılsamalar üretir ve her kim gerçeği istiyorsa bunlardan kopmak zorundadır.”(s.46)

Bağlanamazdı. Bağlanmadı da.

Yerçekimi ve İnayet.
Zorunluluk hali ve iyilik.
Mecburiyet ve Tanrı’nın Lütfu.

Bunlar bir nebze açıklıyor eserini.
Ama asla kafi değil.

Buyurun.
14.06.2021

“Hayatta mısın, karnımın tokluğu?”(s.105)

Andrey Platonov. 1899’da açtığı gözlerini 1951’de çileli şekilde kapatıyor.

Kızıl Ordu, mühendislik, gazete ve dergiler, savaş muhabirliği ve Stalin zulmü. Nefes almak mümkün mü! Alamadı da.

1930’da son noktayı koyuyor elinizdeki eserine. 1968’de yayımlanabiliyor; ama kendi topraklarında 1980’lerin sonlarını buluyor yayımlanması eserin.

Çukur. Bizim ‘garip babası çetelerin’ dizileri gibi bir şey yok burada. Baya baya ‘emekçileri’ okuyacaksınız.

Devrim sonrası ‘tüm emekçilerin’ birlikte yaşamasına imkan sağlayacak devasa bir bina temeli kazılıyor burada.

Öyle ‘çalgılı-çengili’ kazılayamayacak bu çukur. Stalin var. Atılan adımlar huzurlu olabilir mi sizce?

Her karakterin bir düşünceyi temsil ettiği, birçoğunun şimdi’den uzaklaştığı, sadece geçmiş ve geleceğe odaklandığı bir roman bu.

Ben gibi Platonov’u ilk kez okuyacaklar için doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum. Buyurun.