Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

25.05.2021

ona aşina bir okursanız ‘yeni’ ve ‘muazzam’ karşılamayacaksınız muhtemelen bu yazılanları.

Fakat kendi söylemiyle “gazetede yazmak, ona sınırlı bir alanda geniş bir konuya açıklık getirebilme yetisini” kazandırmış durumda. Bu açıdan değerli bir kitap elbette.

‘Şapkasız deliler’ tayfasının göçenleri ve kalanlarına ‘belgeli cevapları’ olacak Sinan Meydan’ın.

Samsun’a çıkış, İdam Kararları, Sözde Ermeni Soykırımları, Sevr-Mondros-Lozan ve Montrö, 30 Ağustos, Yunanistan-Adalar-Antlaşmalar, Cumhuriyet ve Modernizm, Asılanlar-Asılması Gerekenler ve daha birçok konu başlığı.

Yine bol Kaynakçalı, Makaleli Sinan Meydan. Buyurun.
22.05.2021

#k:284707 ve #k:1038 sonrası bu eserine geldim Bener’in. Ona ilk kez başlamak istiyorsanız bu iki eserini önerebilirim naçizane.

Zira burada ‘daha özel’ anlatılar yer alıyor. Arka kapakta Orhan Koçak’ın da bahsettiği gibi bir ‘yaşamın kurgusu’ veya ‘bir kurgusal yaşam’ söz konusu.

Edebiyatımızın ‘dil ve üslup emekçileri’ var. Bilge Karasu, Demir Özlü ve Refik Halid Karay bu isimlerin en belirgin olanları galiba. Bener’de onların arasında kanımca.

Mızıkalı Yürüyüş’de ‘otobiyografik’ olana daha fazla yer ayırıyor. Çocukluk yıllarından askeri okula, askeri okuldan ailesine ve ailesinden çevresine kadar birçok detaya değiniyor. Yer yer yorabilir.

Kara Tren’de ise daha çok ‘kurgusal’ olana dönüyor. Kısa anlatılarla kendine ve edebiyat çevresine yer ayırıyor.

En başta da söylediğim gibi bu eserini diğerlerinden sonra okuyabilirsiniz. Elbette yine kıymetli. Buyurun.
19.05.2021

Birkaç sözcüklü başlıklar altında, birkaç sayfalık denemeler var burada.

Denemelerde kimler mi var?
Süryani Dedo Nine, At yarışçısı Apo Bey, hükümdar Behram, Harf Yorumcusu, Büyükada planı yapanlar, Pazar Yalnızları;

Peki, hangi mekanlar mı var?
Hayal Kahvesi, Kuzguncuk Postanesi, Sabah Çorbacısı, Kitapçı Erol, Öğrenci Evleri;

Peki sadece insanlar ve mekanlar mı?
Mevsimler, şehirler, şehri dolduranlar. Birçoğu mevcut burada.

Ve özellikle son sayfalar. Yazar-eser bombardımanı. Okunası, bilinesi isimler.

Son olarak TRT-2’nin Edebiyat Söyleşileri, 47. Bölümünün de konuğu olmuş Ayçil. Oraya da bakabilirsiniz.

“İyisi mi sakin adımlarla in merdivenlerden, apartman kapısından çıkınca başını kaldırıp göğe bak; göğe bakmak insanı kısaltır.”(s.72)
17.05.2021

En sonda yazacağımı yine en başından yazayım. Bazı eser ve yazarlar var. Belli ‘kitle veya yığınlara’ mal edilen.

Kitabın inceleme ve alıntılarına bakıyorum da rahatsız edici ne çok mesaj var. Yapmayın. Esere, yazara ve onu ilk kez okuyacak olanlara haksızlık etmeyin.

İlk Mehmed Uzun eserim bu. Roman diyeceğim ama ‘ekşi sözlükte’ yer alan şu cümle bana geri adım attırıyor:

“Mehmed Uzun’un romanı diye yutturulan mükemmel şiiri bu kitap.”

Aynen öyle. Daha ‘ilk’ sayfadan acıyla yoğrulan şiirsel bir metin karşılıyor sizleri.

Gılgamış’ın ‘ışığı’ bulmasıyla kazandığını anlatan bir alıntıyla başlıyoruz kitaba.

Oysa Baz için öyle mi?
O ışığı, bulduğunda kaybedecek galiba.

Yer yer rahatsız edecek belki sizleri; ama son sayfaya ulaşın derim ben. Çok iyi bir eser bu!
14.05.2021

Necip Fazıl’da da aynı şeyi söylemiştim. Tarikat-cemaat konularına girmeyeceğim.

Zira Sâmiha Hanım bir tarikata gönülden bağlı ve yazdıklarında hep bir ‘maneviyat’ kokusu alıyorsunuz. Rahatsız etmeyen asla.

Buradaki yazıları birkaç sayfalık meseller diyebiliriz. Zamanında çeşitli mecmualarda yayımlanmış meseller.

Yazarın kendi ismiyle açılmış internet sitesinde Yusufcuk için Sadık Yalsızuçanlar’ın uzun bir inceleme yazısı mevcut. Fazlasıyla faydalı olacaktır.

Ve yine YouTube üzerinde TRT Belgesel aracılığıyla çekilmiş 50 Dakikalık bir video da bulunuyor.

“Herkes bu meydana bir zafer için gelir; ben ise sâde sana yenilmek için geldim.”(s.15)

Şu cümle ne özeldir değil mi?
İçerisinde ne manalar barındırır.

Onunla tanışmak isteyenlerin giriş kapısı olabilir Yusufcuk. Nahif, derin ve samimi. Buyurun.