Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
kalemimin ucu Tarafından Yapılan Yorumlar
Teröristbaşı Öcalan'ın Ekim/98'de Suriye'den çıktıktan sonra, Kenya'da yakalanıncaya kadarki sürecin anlatıldığı bir kitap. Öteden beri Batı'nın himayesinde olan Öcalan'ın özellikle Yunanistan hükümeti ve istihbaratıyla nasıl yakın ilişki içinde olduğu çok çarpıcı. Kitapta işlenen konu herkesçe çok malum olduğu için, mutlaka okunsun diyemem. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Asamazsan beslersin!..
Değerli kitap dostları ben bu kitabı okuyunca adeta şaşkına döndüm. Tarihi olaylara bile ideolojik yaklaşım ancak bu kadar olabilir. Yazar zaten Türkiye dışındaki Türkler'e "öbür" diyerek niyetini ortaya koyuyor. Tarihi konularda kitap yazmaya kalkışan birisinin olaylara objektif bakabilmesi lazım. Tarihi hakikatler ideolojik düşüncelere göre yazılamaz. Bu zihniyet, milliyetçilerin Türkiye dışındaki Türkler'e ilgi göstermesini de kabul edemiyor. Böyle düşünen bir yazar, Atatürk'ün Türk Dünyası ile ilgili görüşlerini de kitabına nasıl koymuş, doğrusu anlayamadım. (Kitabın giriş bölümünde, Atatürk'ün Türk Dünyası ile ilgili müthiş tespitleri var) Çünkü Atatürk'ün düşünceleri ile yazarın düşünceleri hiç uyuşmuyor. Türkiye dışındaki Türklerin ve Türkiye ile olan bağlantılarının ele alındığı kitaptaki bilgilerin son derece sığ olduğunu düşünüyorum.
Son zamanlarda gazete sayfalarında bu tür bulmacalar yayınlanmaya başlayınca ilgimi çekti ve çözdükçe gerçekten eğlenceli olduğunu anladım. İnsanı hem eğlendiren, hem düşündüren çok güzel bir bulmaca şekli. Rakamların belli kurala göre dizilmesi esasına dayanan bu bulmaca aynı zamanda düşünme gücüne de etki ediyor. Geçmişteki bulmaca zevkinize yeni bir heyecan katacak olan sudoku bulmacayı herkese tavsiye ediyorum.
"Şu Çılgın Türkler"i okuduktan sonra, bir arkadaşımda bu kitabı gördüm ve ismiyle de, kapaktaki tanıtım yazısıyla da ilgimi çekti. Ancak okuyunca kendime kızdım, yazarına da acıdım. Çünkü Bülent Akyürek, bu kadar abuk sabuk şeyleri yazarak kendinde yazar havası yaratmış. Hiçbir dayanağı olmayan, ipe sapa gelmez fikirlerle güya Türkler'in yılgınlıklarını tahlil etmeye çalışmış. Geyik muhabbeti desen, o da değil. Çünkü geyik muhabbetinin bile bir seviyesi ve mizahi yönü var. Okuyucusuna hiçbir şey vermeyen bu kitabı KESİNLİKLE OKUMANIZI TAVSİYE ETMİYORUM.
Osman Pamukoğlu'nun "Unutulanlar Dışında Yeni Birşey Yok" isimli kitabını müthiş bir heyecan ve hüzünle okumuş ve çok beğenmiştim. Aynı şeyleri bu kitaptan da umuyordum fakat umduğumu tam olarak bulamadım. Yazar, kitabın başına Franz Kafka'nın "...okuduğumuz kitap bir yumruk indirerek bizi uyandırmıyorsa ne işe yarar" sözünü koymasına rağmen, kitap bende bu etkiyi tam olarak göstermedi. Ancak bunları kitabı kötülemek anlamında söylemiyorum. Sadece yazarın bahsettiğim önceki kitabından dolayı oluşan beklentimi ifade etmeye çalışıyorum. Yoksa bugünki kuşatılmışlığı göz önüne aldığımızda, tarihten ders çıkarmak için okunması gereken bir kitap. Kitapta bir ülkenin ayakta durabilmesi için nelerin yapılması gerektiği çeşitli örneklerle verilmiş. Birçok tarihi şahsiyetin sözlerine yer verilerek de konulara vurgu yapılmış. Sadi’nin şu sözüne katılmamak mümkün mü: “Düşman, her türlü hileden aciz kalınca dost görünür; sonra dostlukla öyle işler çevirir ki, düşman yapamaz”