Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Rıza Nejat Özsönmez Tarafından Yapılan Yorumlar

Cengiz Aytmatov yaşadığı döneme ışık tutan ve her daim kalemi okunası bir yazar. Bu eseri de Gün Olur Asra Bedel adlı eserin eksik kalan yanlarını tamamlayıcı niteliğindedir.
Birisi size sihirli bir değnek verse ve ailenizdeki her bir bireyin iç dünyasına, yaşadıklarına ışık tutma imkanı tanısa ancak bu kitaptaki kadar etki bırakabilirdi. Kitap bir nefes kadar uzağımızda bulunan ana ocağımızda, komşumuzda, mahallemizdeki o mutfaklarından ışıklar süzülen evlerde aslında neler yaşandığını, hayal kırıklıklarını, sevinçleri, göz yaşlarını iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor.

Kitabın dili ise oldukça yalın ve akıcı. İçerisinde süslü ve ağır betimlemeler bulunmuyor. Bu da kitabın bir solukta okunmasını sağlıyor.

Kitabı bitirdiğinizde ise etrafınızda vuku bulan olaylara, kişilere ve durumlara karşı ne kadar ön yargılı olduğumuz gerçeğiyle baş başa kalıyor ve insanlara karşı olan olumsuz düşüncelerimiz sebebiyle onlardan aslında sebepsizce ne kadar uzakta kaldığınızı anlıyorsunuz.
Konu olarak sanayilesmenin getirdigi yeni duzen karsisinda tarın işçisi bir ailenin kendisine yer edinme cabasi ve bir diyardan baska bir diyara sürüklenmesini anlatılıyor.
Burada şüphesizki makineleşen sadece sanayi değil aynı zamanda naiflikten, empatiden soyutlanmış insan beynidir.
İnsanoğlunun acımasızlık ve para kazanma hırsı uğruna büründüğü vizdansızlık o dönemde yaşayan kitleleri nasıl bir çıkmazın içerisine sürüklendiğine vurgu yapıyor.

Yüz temel eser içerisinde yer alan bu kitabı özellikle Amerikan edebiyatina ilgi duyuyorsaniz alip okuyabilirsiniz.
Bu zamana kadar çoğu kez duyduğumuz ancak bir türlü somut olarak ispat edilemeyen "Uzayda yalnız değiliz" tezini doğrular nitelikte insanlıktan asırlarca ileride yaşayan uzaylılar Prof.Andrew'in tüm galaksinin sonunu getirmesi muhtemel bir matematik hipotezini çözmesiyle ayağa kalkıyor ve gerçekleşmesi muhtemel bir felaketi önlemek adına insan formunda aramıza karışıyor.
Ölümsüzlüğü keşfetmiş, acıyı yok etmiş, son teknolojiyi kullanan ve aile kavramı olmayan bu uzaylı, bizi yani insanlığımızı her ne kadar en korkunç yanlarımızla eleştirsede, zamanla o beğenmediği insanlığa ısınıyor ve aşık olma, üzülme, sahiplenme gibi başka hiçbir yerde olmayan kavramların aslında bizi biz yapan duygular olduğuna vurgu yapıyor ve zamanla bizden biri haline dönüşüyor.
Konu basit ancak bir o kadarsa düşündürücü ve sorgulayıcı nitelikte. İnsan olmak nedir? Şan,şöhret,para peşinde koşmak mı? İnsan olmak değer vermek, sevmek, acı çekmektir ve bir insanın ulaşabileceği en yüksek makam insan olabilmektir.
Bu zamana kadar çoğu kez duyduğumuz ancak bir türlü somut olarak ispat edilemeyen "Uzayda yalnız değiliz" tezini doğrular nitelikte insanlıktan asırlarca ileride yaşayan uzaylılar Prof.Andrew'in tüm galaksinin sonunu getirmesi muhtemel bir matematik hipotezini çözmesiyle ayağa kalkıyor ve gerçekleşmesi muhtemel bir felaketi önlemek adına insan formunda aramıza karışıyor.
Ölümsüzlüğü keşfetmiş, acıyı yok etmiş, son teknolojiyi kullanan ve aile kavramı olmayan bu uzaylı, bizi yani insanlığımızı her ne kadar en korkunç yanlarımızla eleştirsede, zamanla o beğenmediği insanlığa ısınıyor ve aşık olma, üzülme, sahiplenme gibi başka hiçbir yerde olmayan kavramların aslında bizi biz yapan duygular olduğuna vurgu yapıyor ve zamanla bizden biri haline dönüşüyor.
Konu basit ancak bir o kadarsa düşündürücü ve sorgulayıcı nitelikte. İnsan olmak nedir ? Şan,şöhret,para peşinde koşmak mı? İnsan olmak değer vermek, sevmek, acı çekmektir ve bir insanın ulaşabileceği en yüksek makam insan olabilmektir.