Şair,insanın aklına gelebilecek her türlü konu hakkında en azından 2 mısra yazmış.Ve de hayatın gerçeklerini şiir dilinde çok iyi ifade etmiş.
Mesela:su...
"Kainatta ne varsa suda yaşadı önce:
Üstümüzden su geçer doğunca ve ölünce..."
Ne kadar çarpıcı ve ne kadar doğru bir tespit.Önemli olan da zaten;her şeyde,bitkide,hayvanda,eşyada şiiri görmek;o inceliği yakalamaktır.
Şiiri okurken ifadelerin tam gediğine oturdukları görülüyor.Sanki o şiirde kullanılan kelime ilk defa orada anlamını bulmuş gibi taptaze duruyor.Fakat nedense bazı şiirlerden de hiçbir şey anlaşılamıyor.Bunları da üstadın sırrına vermek gerek.Ayrıca ben şunu düşünüyorum:bu şiirler anlaşıldığı zaman gerçekten bilmediğimiz ilginç bazı hakikatleri de kavrayacağız.
N.Fazıl,şiirlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere hep 'fikir çilesi'çekmiştir ve O,bunun en büyük azap olduğunu belirtir:
"Azap var mı alemde fikir çilesine eş"
O'na göre hayatın kendisi çok zorlu bir çiledir,Vefatına yakın tarihlerde ise ölümle ilgili temaları işler.Ve ölümün kendisi için bir kurtuluş olduğunu ifade eder:
"Gelsin beni yokluk akrebi soksun!
Bir zehir ki,hayat özü faniye..."
N.Fazıl kitabının sonundaki 30 sayfalık şiirin unsurları bölümünde de çok çarpıcı tespitlerde bulunmuş.O'na göre şiir "Allah'ı bulamamacasına arama sanatı"dır.
Sonuç olarak "şiir"le ilgilenenlere "Çile"yi;özellikle bu son bölümünü okumalarını tavsiye ediyorum.
Saygılarımla...