Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
econozzy Tarafından Yapılan Yorumlar
Korkuyu yaşam ilkesi haline getirmiş, "ne varsa yalnızlığıma borçluyum" diye yazabilen bu büyük yazarın otoriteyle kendince hesaplaşmasının abidesi gibi bu eşsiz metin. Kamuran Şipal'ın kusursuz çevirisiyle sizi bekliyor. Tadını çıkarın..
Mine G. Kırıkkanat'ın 1989 yılında kaleme aldığı ve Türkiye'de dört baskısı yapılan "Gülün Öteki Adı" isimli kitabı, Fransız e - dite yayınevi tarafından genişletilmiş olarak basılmış.
Balkanlarda Bogomilizm, İtalya'da Patarinizm ve Fransa'da Katharizm diye bilinen Hıristiyan mezhebinin çıkış noktası olan Anadolu'ya iki yüz yıl sonra geri dönerek Şeyh Bedrettin öğretisinin temelini oluşturduğu fikrini konu alan ve iki din doktrini arasındaki coğrafya, tarih ve düşünsel izdüşümleri işleyen "Gülün Öteki Adı", 1998 yılında Jacques Jeulin ve Mine G. Kırıkkanat'ın ortak çalışması olarak yeniden yazılmış.
Rıdvan Turan da, MHP'nin tarihi ve kuramını merkez alarak bir faşizm çözümlemesine girişmiş. Faşizmi burjuvazinin kurumlarıyla, partileriyle ve bir bütün olarak bir sınıf tavrı, iktidarının bir biçimi olarak tanımlamak yerine, MHP'den ibaret görüyor. Herhangi bir olayın, dönemin, kurumun, partinin, kişinin vb. faşizmle olan ilişkisini, MHP ile olan ilişkileri üzerinden ölçüyor. Bu bağlamda, MHP'nin yükselişi, 18 Nisan başarısı, hükümet deneyimi ve bunlarla ilişkili olan "faşizm tehlikesi", kitapta da Temel Demirer'in önsözünde de genişçe konu ediliyor.
Pencere Yayınları Almanya'ya giden yurttaşlarımızın ve orada yetişen kuşakların öyküsü, anlatmakla bitmez. Anarbay da bu öyküye bir katkı olmaya çalışan bir roman. Anarbay, babası Almanya'da maden işçisi olan bir Türkiyeli çocuk. Son derece hareketli, yetenekli, zeki bir çocuk olan Anarbay'ın öyküsü, keyifle okunuyor. Kahramanımız, iyi bir eğitim alsın diye, istemeye istemeye Almanya'ya getirilip okula verilir ve kısa sürede insanlarla çok güzel ilişkiler kurar. Aradan zaman geçtikçe her iki topluma da dahil olmakta güçlük çeken Anarbay, saldırgan, huysuz, tembel bir çocuğa dönüşür. Öğretmenleri ve annesi evlerine temizliğe gittiği sırada tanıştığı Alman genç kız Marie, Anarbay'a sorunlarını aşmasında yardımcı olur. Bambaşka kültürler arasında kendi kişiliğini bulmaya çalışan bu yumurcağın öyküsü oldukça düşündürücü ve öğretici de aynı zamanda.
Gazeteci-yazar Zeki Coşkun, bir hafıza ve hatıra kitabı olarak tanımladığı Aylar ve Haller isimli kitabında ayların anımsattıklarına değiniyor ve bir zaman haritası çıkarıyor. Zaman, geride kaldıkça bıraktığı izlerle birlikte bir albüm olarak tasarlanmış Zeki Coşkun'un kitabında. Her bir ayın, salt bir zaman kavramı olarak değil, kişisel ve toplumsal anlamda çağrıştırdıklarının izini sürerek bu albüme bakıyor Coşkun. "Paper Moon; kağıt ay tarikatıyla-teşkilatıyla tanışmadan, US$; Amerikan Doları'na teslim olmadan, ona tapınmadan önce, hayatımızı görüntüye-gösteriye, küresel köyün dış mahallesinde havaihallere havale etmeden önce ne yapardık biz?.."