Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

sevilkus Tarafından Yapılan Yorumlar

17.01.2006

türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olma özelliğini taşıyan bu kitap biraz acemice yazılmışıtr.ama yinede okunmaya değerdir. suadla süreyyanın birbirlerine karşı olan yoğun duyguları ne kadar güçlü ise toplum baskısı da o kadar güçlü idi. bu yüzden iki aşığın kendilerini ateşe atmaları aslında bir kurtuluştur.ağır osmanlıca tamlamalarla dolu olan bu kitap eski türkçe meraklıları için de vazgeçilmez olacaktır.
17.01.2006

türk edebiyatının batılı anlamdaki ilk gerçek romanı olan mai ve siyah okunmaya değerdir.günümüzde romanlar gelişme göstermiş mai ve siyahın çok ötesine geçmiştir ancak edebiyatımızın aldığı yolu görmek amacıyla dünyaya ahmet cemilin penceresinden bakmalı mavi bir gökyüzünde bir hayal kurmalı ve onun peşinden gitmeliyiz dili aslında ağır olan bu kitap günümüz tercümeleriyle okunabilir
14.01.2006

çok değişik bir hayatı olan bellanın hayatı çoğumuz için sadece romanlarda anlatılabilecek şeylerle dolu.akılhastanesindeki hayatı ile başlayan kitap geriye göndermeler yaparak tüm bellanın hayatını açıklıyor.eşi ile yaşadığı sorunlar ve tüm sorunlara karşı verdiği çabalar,eşi onu dolandırıp kaçınca gösterdiği irade,selin ile olan ilişkisi,eşinin müslüman olması ve eşinin tarikatı ile ilgisi,eski arkadaşı barışla olan ilişkisi...herşey sıradışı.eğer bunları gerçekten yaşamışsa birisi zaten düşeceği yer akıl hastanesidir.bu kadar inişli çıkışlı b,ir hayat ve anlatımda hiçbir sansür yok.yazarın hissettiği her duygu yeri gelince küfürlerle bile açığa çıkıyor.bu küfürler bile yerinde.sadece bu kadar olayı bi kişinin yaşaması biraz imkansız gibi geliyor insana ama roman işte:)
14.01.2006

3lü seri halinde olan bu kitabı okumaya hep hevesliydim.ancak ilk başları bana çok sıkıcı geldi.her kitapta böyle olur diye düşündüm ama korsanlar tarafından sofia nın kaçırılışına kadar yaklaşık 50 sayfa boyunca olaylar uzun uzun anlatılıyor.osmanlı hanedanı ile bağlantısına ulaşmak için kitabın yaklaşık olarak yarısını okumak gerekiyor ki bu da insanı çok sıkıyor.buna rağmen bu kadar ses getiren bu serinin devamını da okumaya niyetliyim
22.07.2005

çok yalın bir dille anlatılan kitap aslında yüreği kocaman olan bir sürü insanın küçücük bir apartmanda nasıl yaşadığını anlatıyor.her odada farklı bir aile yaşıyor.her oda farklı bir dram.beni en çok altın dişi olan teyze kısmı şaşırttı.çok da akıllılar ellerindekini en iyi şekilde değerlendirip paraya dönüştürebiliyorler bir da tabi çocuğun ayakkabısı olmaması ve komşu kızının ayakkabılarını hayranlıkla anlattığı kısım var.aralarındaki komşuluk bağı giderek kuvvetlenmiş ve onlar adeta aile olmuşlar.ellerinde olmayan şeylerini bile paylaşabilen bir aile.çoğumuz böylesine içten ve sıcak bir ortamı düşünerek yaşıyoruz ve bu kitapta herşey az herşey yetersiz birtek aralarındaki bu güçlü bağ var.başka bir şeye de ihtiyaçları olduğu pek söylenemez zaten