Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

eryılmaz Tarafından Yapılan Yorumlar

15.09.2018

Nazım Hikmet’in Orhan Selim takma adıyla 1929 yılından başlayıp ağırlıklı olarak 30 lu yıllar(daha çok 34-35,36) ve 1960 yıllara kadar Akşam gazetesi ve değişik dergilerde yayımlanmış bulunan, Kültür, Sanat, Edebiyat ve Öz Türkçecilik adına yazılan yazılardan oluşuyor.
Belirtilen konularda düşüncelerini anlamak üzere okunabilir bir kitap, kitapta onun sevdiklerini, tenkitlerini, etkilendiği sanatçıları, hapishanelerini, yurt özlemini! Yer yer kavgalarını Tiyatro eserleri ve eserleri hakkında küçük bilgileri bulabilirsiniz.
Zaman zaman önceki söylediklerinden farklı şeyler söylediği konusunda sert eleştirildiği olmuştur. O bunu şöyle açıklıyor; “İyi-kötü, güzel –çirkin, ahlaklı-ahlaksız vb. değerler yaşanan zaman içinde gelişir ve değişirler. Dün iyi olan bugün kötü görünebilir. Aslında değişen onlar değil, süreç içinde değişen insanlardır.”14.09.2018 Aksaray
12.09.2018

Anlaşılan o ki KAFKA’nın bu mektubu yazdığı dönemlerde Babalar Günü falan henüz keşfedilmemiş ya da KAFKA Türkiye’ye hiç uğramamış! Şayet uğramış olsa idi; babasının cevapsız bırakmayacağını, o bir şey söylemese bile KAFKA onun ağzından bizlere şöyle söyleyeceğini yazardı. “Oğlum yazar olmuşsun, meşhur olmuşsun ama adam olamamışsın.” Latife bir tarafa Franz KAFKA’nın anlattıklarından Ataerkil bir yapıya sahip Anadolu’da çokça var.Gelelim kitaba; öncelikle bire bir çevirisi nasıldır bilemiyorum ama mektubun başlığı tam KAFKA’lık ve oldukça soğuk. “Çok Sevgili Baba” Bu başlık çok su götürür, götürüyor de zaten. Öncelikle KAFKA’nın anlattıkları gerçekse ve yazdıklarını babaya bir sitem olarak yazıp muhatabına ulaştırmaksa anlaşılabilir, şayet bunu edebi bir metin olarak yazıp yayınlama amaçlı ise oldukça düşündürücüdür. Yine notlardan anladığımız kadarıyla baba o kadar da olumsuz değil. Şayet öyle ise asıl siz bir de ANNE’yi düşünün
12.09.2018

Rahmetli KABAKLI Hocamızın gönül süzgecinden geçenleri, ermiş (yetişmiş-pişmiş) olduğuna inandığı gönül dostlarının da düşünceleri ile harmanlayıp sunduğu güzel bir kitapçık. İsa KOCAKAPLAN’ın Şeyhülmuharririn hakkında tafsilatlı bilgilendirmelerini beğendim.12.09.2018 AKSARAY
07.09.2018

İsminde anlaşılacağı gibi üç ana başlıkta hazırlanmış olan kitapçık ta;
İçimizde ki Şeytan’da Sabahattin Ali’nin aynı isimli romanında eleştirilere yer verirken Sabahattin Ali’nin kişiliği ve karakteri üzerinde duruyor. Roman kahramanı Ömer’i S.Ali’ye benzetmektedir. Ayrıca romanda ki çizilmeye çalışan şahsiyetlerin davranışlarının Türk ahlakı, ananelerine uymadığı, iyi görünenlerin aslında kötü oldukları, bu amaçla da Türk yaşantısını olumsuz gösterdiğini iddia etmektedir.
En sinsi Tehlike de; Türkçülüğün başka milletler hesabına dış kaynaklı gösterirken, solculuğun halkçılık, yutuculuk maskelemeleriyle parlatılarak taraftar toplamaya çalıştığını, bunu da en fazla N. Hikmet kanalıyla parlatılarak verildiğinden O'na cevap veriyor.
Hesap Böyle Verilir: Reha Oguz TÜRKAN ile kendi arasın da ki çekişmelerde şahsına yapılan eleştirilere cevap veriyor.07.09.2018 Aksaray
07.09.2018

Nazım HİKMET’in 1938-1950 yılları arasında çeşitli cezaevlerinde (İstanbul, Ankara, Çankırı, Bursa) mahkum bulunduğu sırada Bursa cezaevinden oğlu (öz baba oğul arasında bile az bulunur sevgi saygı ve ilgi) Mehmet Fuat’a yazılan mektuplardan mürekkep.
Basılma kaygısı ve ticari kaygı güdülmediği için olabildiğine içten samimi duyguları barındıran, cevap niteliğinde bulunduğu için de az çok Mehmet Fuat’ında neler yazdıkları tahmin edilebilen mahpushane gerçeklerinin yanı sıra baba oğul duygusallığının zaman zaman da baba şefkatiyle birlikte evladına ilgisinin ve öğretmen edasının sezildiği kısımlardan başka, Piraye’ olan vefa ya da vefasızlığının mektuplarıdır.07.09.2018 Aksaray