Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Romanista Tarafından Yapılan Yorumlar
"Adnan Algın'ın bu kıymetli kitabını öncelikle yazın dünyasında herhangi bir şekilde yer alan tüm insanlığa takdim ve hiç çekinmeden tavsiye ederim. Okurken elde edeceklerinizi burada yazıp iştahınızı kapatmak istemiyorum lakin sıkıntılarım var, anlatmam lazım. Bu kıymetli kitabın neden etrafta ziyadesiyle ilgi görmediğini, edebiyatla yatıp kalkan gençleri geçtim de reklam sektöründe farklı ünvanlarla çalışan güzel insanların neden bu kitap hakkında bir şeyler konuşmadığı benim çok canımı sıktı." Devamı için: http://ortakdefter.blogspot.com/2011/05/fax-taxi-sex.html
Bazı kitaplar daha önce de dediğim gibi birkaç kez okunmaya mecbur hissettirir insanı. Aslında Cemil Meriç'in her kitabı böyledir. Yıllar önce okumuş olduğum "Bu Ülke"yi yeniden okumaya başlamıştım, dün akşam da bitirdim. Bir Cemil Meriç klasiğidir; sık sık not alır ve altını çizersiniz. Üstelik cümle cümle değil, paragraf paragraf. Fırsat bulduğumda "Jurnal", "Işık Doğudan Gelir" ve "Mağaradakiler" gibi yine daha önce okumuş olduğum kitaplarını yeniden okuyacağım. Kütüphanemde okumamı bekleyen onlarca kitap olmasına rağmen, "şaheserler" olarak adlandırdığım bu tip kitapları zaman buldukça yeniden okuyor, yeniden hayranlık duyuyor, yeniden kafamın içindeki dinamitleri patlatıyorum.
Emrah Serbes'in bu kitabını geçen yıl okumama rağmen, tekrar okuma isteği hissettim. Daha önce "Erken Kaybedenler" ve "Her Temas İz Bırakır" kitaplarını okurken bitmesin diye günde sadece 20 sayfa okuduğum olmuştu. Murat Menteş, Alper Canıgüz olsun, Hakan Günday ve Emrah Serbes olsun, bu güzel adamların kitaplarını okurken insan hemen bitmesin istiyor. "Her Temas İz Bırakır", Behzat Ç'nin ilk bölümüydü. Hikayenin ikinci bölümü ise "Son Hafriyat" ile devam ediyor. Kimi zaman gülmekten kırılıyor, kimi zamansa "Hangi cümlenin hangi paragrafın altını çizsem de bir kenara yazsam?" diye düşünüyorsunuz. Tez zamanda yeni bir Emrah Serbes kitabıyla yeniden "okuşmak" dileğiyle.
Özgür Gümüşsoy, benim yıllardır tanıdığım ve adeta manevi kardeşimmiş gibi gördüğüm Seda Gümüşsoy'un abisi olur. Özgür Gümüşsoy, kelimelerle adeta savaşıp şiir severlerin önüne harika öyküler koyuyor. Öyküler diyorum zira "Her şiir aslında bir öyküdür" der Cesare Pavese. Şairliğin fersah fersah derinliklerine inerek, hiç beklemediğimiz anlarda beklenmedik vuruculukta sözleri serpiştirerek adeta bizi kendi yaşamının içine dahil ediyor Özgür. Şu sıralar 2.kitabı da çıktı, onu da mutlaka en yakın zamanda alıp okuyacağım. Şiirlere düşkünlüğü olan okurlar, mutlaka Özgür Gümüşsoy ile tanışmalı. Cezmi Ersöz'ün dediği gibi "Özgür Gümüşsoy, sunduğu sözcük zenginliği ile göz kamaştırıyor" adeta.
Çamlıca Basım Yayın'ın tanıtım maksadıyla gönderdiği kitapları fırsat buldukça okuyorum. Zira bu yayınevi hem Yedikıta Dergisi'yle hem de çıkardığı kaliteli ve önemli arşiv değerine sahip kitaplarıyla dikkatleri üzerinde toplamaya devam ediyor. Bu kitapta tarihin unutulmaz, fakat unutulmaya yüz tutmuş sayfaları birer birer hatırlatılıyor beyinlerimize. Kimi zaman duygu seli, kimi zaman da büyük bir özlem duyuyorsunuz maziye. Tarih severlerin okumasını tavsiye ederim. Dönüp dönüp tekrar okunacak sayfalar var bu kitapta.