Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Fatih ERÇİN Tarafından Yapılan Yorumlar
O ömrünü ve gününü en mükemmel şekilde geçirdi. İki günü birbirine eşit değildi. Hep önceydi, hep öndeydi. 1400 yıl önce getirdiği esaslar sanki bugün konulmuş gibi taptaze ve bütün ihtiyaçlara cevap veriyor. Çünkü o ezeli ve ebedi olan bir kaynaktan besleniyordu. Ebeden beslenen elbette ebedi olur.
O mükemmel ve değişmez kurallar koydu ve ilk kendisi uyguladı bu kuralları. “İki günü eşit olan zarardadır, Deniz kenarında da olsanız israf etmeyiniz” diyen o idi. Bugün dünyada en çok bulunan su ve onun kıtlığından bahsediyor olduk. İleride su savaşları olabileceğinden bahsediyoruz. Sebebi; israf! Her türlü zararlı ve kirletici şeyleri düşünmeden müsrif bir tarzda harcıyoruz. O’nun deniz kenarında da olsanız israf etmeyin düsturunu günümüze uygulasak ve her alanda günü onun gibi yaşasak elbette bugünkü sıkıntılarımızdan kurtulacağız. Günü onun gibi yaşayanlar ne mutlu…
Ey şehidoğlu şehit isteme benden makber
Sana aguşunu açmış duruyor peygamber
Onlar bu vatan için Çanakkale için canlarını vermekten çekinmemişler aç, susuz, biilaç, yaralı, sakat bütün olumsuzluklara ve eksiklere rağmen her türlü eziyet ve meşakkate katlanarak vatanı savunmuşlar ve Mehmed Akif’in dediği gibi ‘Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli’ mısraını doğrulamışlar. Fakat biz bugün Mehmetçiğin kapattığı Çanakkale’yi maalesef kendi ellerimizle açtık. Şimdi yabancılar ellerini kollarını sallayarak vatanın dört bir yanında ahlaksızlıklarını yapmakta ve bunları bu vatanın evlatlarına da bulaştırmaktalar. Onların şerlerinden korunmalı ahlaksız yayın ve neşriyatı her halimizle protesto etmeliyiz. Çanakkale’yi okumalı ve bu vatanın nasıl korunduğunu görmeli ve çocuklarımıza öğretmeliyz.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda
Canı cananı bütün vatanı alsın da hüda
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda
Meriç Ufukları delmiş, türk düşüncesine önüne çıkan bütün engellere rağmen yeni ufuklar açmış.
Eskiyi unutmadan yeniyi hesaba katarak, ikisini harmanlayarak, batı bizim değil deyip dışlamayarak, eski deyip doğudan, köklerinden kaçmadan ikisini bir kucaklayarak Türk insanına yeni ufuklar açmış bu yönüyle ufukları delen kartal olarak gözümüzün önünde
O, Armağan'ın da dediği gibi düşüncenin gök kuşağı, mazi ve hazır zamanın renklerini onda bulmak mümkün. Onu rahmetle yad ediyoruz. Armağan ve Coşkun'un kalemlerine sağlık
Osmanlı Tarihi bilgi ve belgeye dayanarak yazılmaya ihtiyaç duyulmayan tarihimiz.
Çünkü kendisini tarihçi olarak niteleyenler tarihçilerimiz temel kaynakları okuyup anlayacak kapasiteye sahip değil. ORTAYLI'nın da dediği gibi Osmanlı yeniden keşfedilmeyi bekleyen İnsanlığın Son Adası. Gerçekten de Kelimenin tam anlamıyla Medeniyet (şehirlilik, İnsanlık) denebilecek yani İNSALIĞIN SON ADASI olarak yeniden keşfedilmeyi bekliyor. Biz keşfetmesek de Batılı araştırmacılar zaten bizden önce birçok yönlerini keşfetmişler.
Biz de Osmanlı’yı yeni bir gözle yeniden keşfedip öğrenmemiz gerekiyor.
İşte Ortaylı’nın bu eseri de tam keşfe yönelik genel bilgiler veren bir kitap
Eline sağlık Ortaylı’nın
Ermeni meselesi esasında çok da gündem oluşturmaması gereken bir mesele. Fakat haklının değil güçlünün söz sahibi olduğu günümüz dünyasında bunu söylemek de zor ve sana bundan dolayı ters ters bakarlar aynı bu yazıyı okuyanların yüzeysel bir bakışla ne diyor bu diyecekleri gibi. Ama yine de söylemek kouşmak ve yazmak gerek her ne kadar iddia sahibi olan Ermeniler ve yandaşı olan batılılar davalarını isbat edemeseler de...
19.yüzyıla kadar millet-i sadıka olarak isimlenidirlen ermeniler niçin 19. yüzyılda birden değişiyorla ve halen bu konuda fazla bilgisi olmayanların zihninde dahi kötü bir imaj ile anılıyorlar. Zorla ellerine silah verilerek kendi köylerine müslüman kılığıyla saldıran ermeniler ve batılı işbirlikçileri meseeleyi izaha yetse gerek neyse yazarımızın ellerine sağlık