Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Fatih ERÇİN Tarafından Yapılan Yorumlar

11.09.2006

Büyüklerin sözleri sözlerin büyükleridir.
Büyükler nurunu Kur’an’dan ve dost ve düşmanın ittifakıyla en mükemmel olan Hz. Peygamberin sünnetinden ve örnek ahlakından alarak, hakiki insaniyete yükselen ve bizlere de örneklik yapan İslam büyükleri, her devirde İslam toplumuna ve insanlığa yol göstermiş ve ışık tutmuşlardır. İmam-ı Azamlar, Şafiiler Bayezid-Bestamiler, Cüneyd-i Bağdadiler. Şah-ı Geylaniler, Şah-ı Nakşıbendler ve diğer fazilet ve insaniyet rehberleri, öncüler
Hepsinin hayatlarından örnek kesitler
Yazarımızın ellerine sağlık…
13.07.2006

Mustafa Armağan Osmanlı'daki dönemlere ayırma ve Osmanlı'nın gerileme masalı gibi Osmanlı tarihindeki bir çok yanılışlıkları düzeltmek için kolları sıvamış, uzun ve yorucu bir işi sırtlanmış ve başarıyla götürüyor. Osmanlı'nın gerilemesi masalı gibi II. Abdülhamid döneminde gerek muasırlarının ona ön yargılı bakmaları gerek haleflerinin onu yanlış tanımaları ve resmi tarihin kaygıları yüzünden büyük halifenin karalanması yüzünden bir çok yanlışlarla birlikte anılmasına karşı bayrak açmış ve Sultan II. Abdülhamid’in gerçekten bu vatanı 33 yıllık iktidarı boyunca akıbeti belli olan bir devletin yıkılmasını geciktirmiş, devletin politikasını çok dengeli bir şekilde ayarlamış. Zamanın düvel-i muazzamasını şaşırtmış Avrupalı devletler birbirlerine düşmüş, aynı zamanda Devleti kültürel ve askeri alanda ve eğitim-iletişim alanlarında çok ileriye götürmüş ve günümüz Türkiye Cumhuriyetine temel olacak bir çok şeyleri de bize emanet ederek tahtından hain bir darbeyle indirilmiş ve 33 yıl idare ettiği koskoca devlet onun tahttan indirilişinden sadece 10 yıl sonra 1. dünya savaşı neticesinde parçalanmış ve Türkiye cumhuriyeti sınırları içine hapsedilmiş. Aziz ve pak ruhuna bir fatiha.
Yazarımızın da ellerine sağlık çalışmalarının devam etmesi temennisiyle…
05.07.2006

Mustafa Armağan diğer eserlerinde (Osmanlı –İnsanlığın Son Adası-, Kır Zincirlerini Osmanlı, Osmanlı’nın Kayıp Atlası) olduğu gibi burada derin tarih bilgisini İstanbul’un fethine sadece Top, gülle ve kılıçla kazanılan bir zafer ve mekan (toprak parçası) değil Dünya ve İstanbul’un yeniden inşa ve imarı olarak görülmesi gerektiği fetihle birlikte yeni bir şehir ve yeni bir medeniyetin temellerinin atıldığını göstermiş. Tarihimize savaşlar ve bunların sebep ve sonuçları bağlamında değil medeniyetin inşası, sultanların güzellikleri ilmi yönleri ve daha bir çok cihetlerden bakılması gerektiğini salık vermiş.
Bu bağlamda Fatih’in İlmi yönüne sadece bir komutan değil aynı zamanda bir akademisyen bilim adamı hem bir şair, hem bir alim, fazıl zahid vs. yönleri olduğunu göstermiş. Ve Fatih’in gerçekten FATİH (gönülleri, yürekleri, ilimleri fetheden) olduğunu İstanbul’un imarı ile göstermiş.
Her zamanki gibi Mustafa ARAMAĞAN’ın kalemine ve kalbine sağlık. Yeni ve faydalı eserlerinin arkasının kesilmemesi temennisiyle…
09.06.2006

Yazar diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de tarihi mezularda ilmi tecrübesini konuşturarak Osmanlı hakkında çok güzel tesbitlerde bulunmuş. Hele Osmanlı tarihinin anlaşılması için verilen atlas misali günümüzde Osmanlıyı anlama, yorumlama ve değerlendirme hususunda çok ehemmiyetli ipuçları vermekte ve ve bu tarih ve coğrafyanın esas mirasçıları olduğunu iddia eden bizlerin mezkur tarih ve coğrafyadan ne kadar uzak olduğumuzu ve ne kadar bigane kaldığımızı göstermesi açısından çok büyük kıymeti haizdir.
Evet Osmanlı ile ilgili en büyük yetersizliğimiz tarihimizin birinci kaynakları olan arşivlere inemememiz, daha da acısı o arşivlere bir Amerikan ve İngilizden daha yabancı olmamız. Evet bugün arşivlerimiz Amerikalı ve diğer batılılar tarafından didik didik edilmesine rağmen bizim öğrencilerimiz ve aydın geçinen zümrelerimiz zahmet edip arşivlerimize inmiyor/inemiyorlar. Bu hususta yazılmış batılı araştırmacıları referans gösteriyorlar. Bir de insaflı olsalar. Sayın Armağan’ın da bir çok kitabında göstrediği gibi Tarihimiz hususunda Batılı araştırmacılar (özellikle son dönem araştırmacıları) bizden daha insaflı ve bizlerden daha objektif. Osmanlının adalet hoşgörü ve devlet analyışı ile ilgili bir çok hakikatleri hayretle onlardan öğreniyoruz.
FAZLA SÖZE NE HACET SAYIN ARMAĞAN’IN KALEMİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK. KİTAPLARINI HERKESE HARARETLE TAVSİYE EDİYORUM.
07.12.2005

Kitap, konu olarak çok güzel olmakla birlikte kitabın en başındaki yazar’ın kısa biyografisi mütercimin sunumu, Assal’in önsözü ile muhakkikin takdimi bir mevzunun üç dört defa tekrarı olduğundan çok gereksiz ve sıkıcı olmuş, bunu öncelikle kitap ve yazarı için (en hafif tabiri ile) bir haksızlık olarak nitelendirmek yanlış değildir. Mesela yazarın rüyası. Zaten kitabın ismi rüyayı ifade ediyor, daha sonra araya giren üç dört kişi (yayınevi, mütercim, takdim eden ve tahkik eden) nin beyanlarında bu dile getiriliyor. Bir de yazar aynı meseleye temas edince okuyucuya ‘ooff’ dedirtecek boyuta geliyor, lütfen klasik eserlerimizde yazarla okuyucu arasına girmeyelim. Bu eserlerle ilgili sadece döneminin şartları, yazarın ilgileri ve yetişme tarzı ile çok kısa bir girizgah yapılabilir. Bu eleştirilerim sadece yayınevinin üslubu ve diğer aracılara yönelik yoksa Mağribi’ye bir itirazım yok.
Ayrıca ister tercümeden ister yazardan kaynaklansın, kitapta şahıs ve işaret zamirlerini kimlere gittiğini anlamak için bayağı bir çaba sarf etmek gerekiyor.
Yukarıdaki özellikle birinci kısımdaki eleştirileri İNSAN YAYINLARINA KESİNLİKLE YAKIŞTIRAMADIM. Böyle güzel bir kitabın bu tarzda basılmasını hem de yayın dünyasında mümtaz bir yeri olan İNSAN YAYINLARINI, esefle kınıyorum.
Eser muhteva olarak gerçekten güzel. Yazar işlediği konuları tam bir vukufiyetle ele alaraka enine boyuna tartışmış. Dili de biraz ağır ama okunmaya değer bir kitap. Yahudilkle ilgili merakı olanlara ve İslam’ın sair dinleri neshettiğine dair güzel bir kitap.