Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
divane_ Tarafından Yapılan Yorumlar
her ne kadar mehmet eroğlunun diğer tüm kitaplarından çok zevk almış olsam da, bu kitabı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. halaykırıklığına uğradım. aslında kitap genel olarak güzel, yine de kötü diyemem. ama eski kitapları gibi özel bir yeri olmadı bende. cinsellik o kadar ön plandaki, bazen konuyu unutuyorsunuz. kitabın yazarını bilmesem, "ahmet altan" yazmış bu kitabı derdim, onun uslubuna çok benziyor. başından sonuna kadar konu; kadınlar, aşk, cinsellik arasında gidip geliyor. mehmet eroğlu çok daha iyisini yapabilirdi, ama bu kitapta popüler yazarlar gibi biraz kolaya kaçmış diye düşünüyorum. ama yine de mehmet eroğludur, kitaplarını takip etmeye devam!
pinhandan sonra okuduğum, beklentiye girdiğim ve hayalkırıklığına uğramadığım kitabıdır mahrem. anlatım yine özenli ama abartı değil, kolaya kaçılmamış ama süslü de değil. kendine has bir tarzı var elif şafakın, ve bir kitabını beğenmişseniz, diğerlerini de seveceğiniz garantidir. kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri de, diğer kitaplarda olduğu gibi kahramanımızın fıstık gibi, herkesi etkileyen bir kadın değil, aksine şişman, kendine güvensiz oluşuydu. bu sayede daha normal bir hayattan hikayeydi sanki. kahramanların ulaşılamazlığı yoktu kitapta. onun dışında "nazar sözlüğü" de kitaba ayrı bir renk katmıştı, sadece bu bölümler bile okunmaya değer.
öncelikle kitabın nasıl okunması gerektiğinin tarifini vereyim, kitaptan en etkili sonucu alabilmek için; bir kere kitabı okurken öyle düz metin gibi okumayacaksınız, hani türk filmlerinde olur ya; esas kız, esas oğlanın yazdığı mektubu okurken, arkadan esas oğlanın sesi duyulur. işte bu kitabı okurken de, gülse birselin sesini duyup, yünüzü, el kol hareketlerini gözünüzün önüne getirmelisiniz. ve bir de eğer bunu arkadaş grubunuzun içinde yüksek sesle ve gülse hareketleriyle okursanız çok daha eğlenceli oluyor. esprileri, olaylara bakışı çok zekice. elini attığı her işte nasıl bu kadar başarılı olmuş, özenilmeyecek gibi değil. dergidir, kitaptır, sinema, dizi vs. bunlardaki başarısını kanıksamışken, bunların üstüne bir de boğaziçi mezunu olduğunu öğrendiğimde hayranlığım ikiye katlandı. en sinir olduğum özelliğiyse deli gibi yemek yiyerek, (ağzının tadını bilerek yani) ve sıfır spor yaparak manken fizikli olmasıdır:) okuyanlar bilir! iyi vakit geçirmek için idealdir, zor zamanlarınız için birkaç hikaye saklayın, tüketici olmayın derim, çok yok benzerlerinden:)
genç nesile özel yazılmış bir ders kitabı adeta! ama ders kitabı gibi sıkıcı ve ağır değil, zevkle okunuyor. her konu ayrı ayrı derinlemesine ele alınmış. son 100 yıldaki gelişmeleri, değişimleri öğrenmek isteyenler için ideal bir kaynak, bunların tarih kitaplarında yer almadığını düşünürsek! kitapta "özal gençliği" diye tabir edilen bir bölüm var, '80 kuşağından bahsediyor, umursamaz, apolitik ve tüketici olarak.. yaklaşımlar, yorumlar çok başarılı!
olayları farklı kişilerin ağzından dinlemek romanı çok zenginleştiriyor. kişiler dediğime bakmayın ama, bu romanda herkes, herşey konuşuyor; yaşayanlar, ölüler, köpekler, ölümün kendisi, resimler... romanda bir katil ararken, aşkı buluyorsunuz, duygusallığı buluyursunuz, cinselliği buluyorsunuz... her ne kadar cinsellik konusunun fazlaca yer aldığını düşünsem de, bu kitabı gölgeleyemez yine de. kurgu ve anlatım yeterince iyi çünkü! kitapta eski zamanların tadını bulabilmek de keyifli, ama osmanli tarihi ve eski resim sanati ile pek ilginiz yoksa bazi bölümler fazla uzun ve tekrar edici gelebilir.