Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Hayri Anıl Gürkan Tarafından Yapılan Yorumlar

30.03.2020

"Siyasette kandırılmış olmak bir mazeret değildir."

Bu alıntıyla başlayan kitap 20.yüzyıl boyunca Avrupa ve Amerika toplumlarında tarih sahnesine çıkmış tiranlar, diktatörler ve baskıcı rejimler üzerinden 20 adet çözümleme ile günümüze ışık tutup bir nevi yol haritası çiziyor. Özellikle devletin her geçen gün biraz daha sıktığı yumruğu altında ezilmekte olduğumuz Türkiye'de 20 senedir yaşananları daha iyi anlayabilmek, bugünün politikalarının geçmişte farklı toplumlar üzerinde uygulanmış olduğuna örnekleriyle şahit olmak kitabı çarpıcı olduğu kadar bir başucu eseri de yapıyor benim gözümde.
30.03.2020

Küçücük bir çocuğun ölüm gerçeği ile yüzleşmesi şairane bir şekilde anlatılmış. Taşra yaşantısının sıcaklığını, mücadele ruhunu, büyükbaba/büyükanne evinin yürekten hiç çıkmayan yerini kitabın her satırında hissetmek mümkün.

Dedesini yakın zamanda kaybetmiş, dedesi ve babaannesinin yanı nazarında her daim ayrı olmuş, birileri tarafından bu kadar çok sevildiği kendisine onlar kadar hissettirilmemiş, çocukluğunun her daim şenlik havasında geçen köy evi şimdi sadece hatıralarında kalmış ve bir zamanlar güzel olan her şeyin o güzel insanlarla beraber gitmiş olduğuna inanan biri olarak çok şey buldum kendime dair bu kitapta. Bir kitabı okurken göz yaşı dökmüşlüğüm çok nadirdir. Bir yerde kitabı kapatıp, balkona çıkıp hava alma gereği duyduğumu da giderayak belirteyim.
30.03.2020

Muazzam! Manu Larcenet harika bir çizer olduğu kadar aynı ustalıkta da bir hikâye anlatıcısı. Sıradan Zaferler adlı benzersiz grafik romanı ile beni benden alan çizer, bu kez Philippe Claudel'in aynı adlı romanını her karesi adeta bir sanat eseri olarak nitelenebilecek ustalıkta, öykü boyunca hiç düşmeyen gerilime son derece uygun çizimlerle aktarmış.

Öyküyü; toplumdaki sonu gelmeyen cehaletin ve bu cehaletin her fırsatta "öteki" olarak nitelemekte beis görmediği adil, eğitimli, kendisine genelgeçer normların dışında bir yer edinmiş az sayıdaki kitleyi ezip geçme çabası üzerine soluk kesen bir psikolojik gerilim olarak özetlemek yanlış olmayacaktır. Korkuları ile yüzleşme cesaretini gösteremeyip, cehaletlerinin kendilerini yetkin kıldığı ölçüde azgınlaşıp, zulmetmeyi kendilerine hak görenlerin dehşetini koltuğa çivilenmiş bir şekilde okudum.
30.03.2020

Ölüm kadar soğuk ama ölümden ziyade hastalık üzerine yazılmış bir roman Babam Giderken. Söylenemeyenlere, boğazda bir yumru olarak kalanlara, sevdiğine yakıştırılamayanlara ve yarım kalmışlıklara dair ne varsa boğazdaki o yumru olarak anlatıyor.

Sahi, mezarlıktan ayrılırken yakasından çıkardığı o siyah beyaz fotoğrafı daha sonra ne yapar insan?
30.03.2020

Futbol temel alınarak yazılmış bir kitap ama kesinlikle bir futbol kitabı değil. Tanıl Bora'nın siyaset bilimci kimliğinin ön plana çıktığı, oyunun kendisinden ziyade oyunu sevmek üzerine yazarın zamanında Radikal Futbol'da yayınlanmış yazılarından oluşan bir derleme. Futbolun neden fena hâlde hayata benzediğinin, ayrıştırıcı olduğu kadar birleştirici ve bütünleyici bir olgu olduğunun, sahada değil sokakta/arsada güzel olduğunun bir çözümlemesini sunarken oyunu neden bu kadar çok sevdiğimizi bir kez daha hatırlatıyor bize.