"Hakan’ın nevi şahsına münhasır ilginç özellikleri var. Bir kere Türk
futbol tarihinin gol attığı kadar gol attıran,uzun boyunun avantajını
başarıyla kullanan ve hücumdayken pres yapan ender hatta belki de yegane
futbolcusu Hakan’dır. Onun oyun yapısı daha evvel alışkın olmadığımız bir
tarzdı. Mesela bizim futbolcularımız doksanlı yıllardan evvel teknik olarak
değil ama bilhassa fizik olarak Avrupalı rakiplerine oranla oldukça eksik
kalıyordu. Hele bir hava topu mücadelesini kazanmamız nadiren olurdu. Hiç
unutmam, İsveç’92 eleme maçlarında İstanbul’da, İrlanda’ya 3-1 yenilmiştik
ve üç golü de hava topundan,kafayla yemiştik. Hatta ertesi gün bir
gazetemiz “İrlanda’dan hava harekatı” diye bir başlık atmıştı. Ama ne zaman
ki,Hakan sahne aldı, işler değişti. Almanya’yı, Hollanda’yı ,Belçika’yı,
Macaristan’ı mağlup ederken hep onun kafa golleri vardı. Bizim klasik
forvet tipimiz, teknik kapasitesi yüksek,tek vuruş özelliği olanlardı.
(Aykut,Tanju,Feyyaz,Hami hatta Rıdvan vs.) Halbuki Hakan bu iki özellik
bakımından çok da yeterli olmamasına rağmen hepsinden daha başarılı ve
faydalı bir hücum oyuncusuydu.
Hakan komple bir forvet. Mesleki ve insani bakımdan pek çok özelliği
bir arada bulunduruyor. Ancak bir özelliği daha var ki. bence en mühimi o…
Hakan istikrarlı bir futbolcu. İstikrar, bizim ülkemizde pek rastlanmayan
bir şey. Hakan, zaman zaman kötü oynamıştır, form tutamamıştır. Doğrudur
ama her şeye rağmen Hakan devamlılığı olan,mesela bir sezon boyunca en az
otuz lig maçına çıkan ve belli bir gol ortalaması tutturan bir forvet. Bazı
dönemlerde Hakan’dan daha formda isimler ortaya çıkmıştır ama şimdi
baktığımızda o isimlerin saman alevi misali parlayıp söndüklerini ve milli
takımda yalnızca Hakan’a partner olabildiklerini hatta bazen milli takıma
seçilemediklerini görüyoruz.
Kitap Hakan''ın serüveni yansıtması bakımından oldukça isabetli olmuş!"