Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar

06.03.2006

Yüzyüze ve Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek adlı hikayeler Aytmatov'un ustalığını yansıtması bakımından bariz işaretler sunmaktadır. İki hikayenin de ana mevzuu "insani" olmasıdır. Devrin baskıcı özelliği yüzünden Yüzyüze'nin sonunu birkaç kez değiştirmek zorunda kaldığını ifade etmişti üstat; diğer hikaye ise aslında Vladimir Sangi'nin başından geçen bir hadisenin Aytmatov'un kaleminden nasıl da büyük bir başarıyla işlendiğini resmetmektedir. Şiddetle tavsiye edilir...
05.03.2006

"Hakan’ın nevi şahsına münhasır ilginç özellikleri var. Bir kere Türk
futbol tarihinin gol attığı kadar gol attıran,uzun boyunun avantajını
başarıyla kullanan ve hücumdayken pres yapan ender hatta belki de yegane
futbolcusu Hakan’dır. Onun oyun yapısı daha evvel alışkın olmadığımız bir
tarzdı. Mesela bizim futbolcularımız doksanlı yıllardan evvel teknik olarak
değil ama bilhassa fizik olarak Avrupalı rakiplerine oranla oldukça eksik
kalıyordu. Hele bir hava topu mücadelesini kazanmamız nadiren olurdu. Hiç
unutmam, İsveç’92 eleme maçlarında İstanbul’da, İrlanda’ya 3-1 yenilmiştik
ve üç golü de hava topundan,kafayla yemiştik. Hatta ertesi gün bir
gazetemiz “İrlanda’dan hava harekatı” diye bir başlık atmıştı. Ama ne zaman
ki,Hakan sahne aldı, işler değişti. Almanya’yı, Hollanda’yı ,Belçika’yı,
Macaristan’ı mağlup ederken hep onun kafa golleri vardı. Bizim klasik
forvet tipimiz, teknik kapasitesi yüksek,tek vuruş özelliği olanlardı.
(Aykut,Tanju,Feyyaz,Hami hatta Rıdvan vs.) Halbuki Hakan bu iki özellik
bakımından çok da yeterli olmamasına rağmen hepsinden daha başarılı ve
faydalı bir hücum oyuncusuydu.
Hakan komple bir forvet. Mesleki ve insani bakımdan pek çok özelliği
bir arada bulunduruyor. Ancak bir özelliği daha var ki. bence en mühimi o…
Hakan istikrarlı bir futbolcu. İstikrar, bizim ülkemizde pek rastlanmayan
bir şey. Hakan, zaman zaman kötü oynamıştır, form tutamamıştır. Doğrudur
ama her şeye rağmen Hakan devamlılığı olan,mesela bir sezon boyunca en az
otuz lig maçına çıkan ve belli bir gol ortalaması tutturan bir forvet. Bazı
dönemlerde Hakan’dan daha formda isimler ortaya çıkmıştır ama şimdi
baktığımızda o isimlerin saman alevi misali parlayıp söndüklerini ve milli
takımda yalnızca Hakan’a partner olabildiklerini hatta bazen milli takıma
seçilemediklerini görüyoruz.
Kitap Hakan''ın serüveni yansıtması bakımından oldukça isabetli olmuş!"
20.02.2006

Kitabın kapak kısmı olmasa ve doğrudan hikayeyi okumaya başlasak bile emin olun daha onuncu sayfada "bu eser Mustafa Kutlu'nun!" derdik... Çünkü beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama Kutlu, modern Türk hikayeciliğine kendince bir tarz getirmiştir ve bu kitapta da o tarzın izlerini fazlasıyla görebilirsiniz. Ben bu uzun hikayeyi okuduğumda küçük bir kasabada öğretmenlik yapıyordum ve yerel seçimlerden biraz önce idi. İşte ozaman bu hikayede Kutlu'nun bizim kasabayı anlattığına yemin edebilirdim. Zaten artık ne zaman bir berber koltuğuna otursam aklıma hep kasabanın dedikoducu berberi gelir..
20.02.2006

Mustafa Kutlu Türk hikayeciliğinin medar-ı iftiharlarından; bunu biliyoruz ama alışkanlık yaptığını bilmiyoırduk! Muhteşem bir vaziyet hikayesi diyebiliriz Chef için. Şen ailesinin şehirli Türk ailesinden esintiler sunduğu, okurken çoğu zaman yüzünüzde hınzır ve bir o kadar da munis bir tebessüm oluşturan sevimli mi sevimli bir hikaye de ayrıca... Mustafa Kutlu bu işi biliyor mirim!
13.02.2006

M.Naci Bostancı 12 Eylül öncesinde Ülkücü cenahta yer alan bir isim. Kitabında şahısları maviciler ve kırmızıcılar şeklinde sembolleştirdiği tanıdık bir hikâyeyi anlatıyor. Kitabın oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim çünkü Sayın Bostancı ülkemizde solun pek yapmadığı bir şeyi yapmış. Aslında her iki grubunda benzer hisler taşıdığını, benzer korkulara, nefretlere, benzer maceralara sahip olduğunu ifade ediyor ve empati kurmayı başarabiliyor. Öyle ki zaman zaman mavicilerin aslında kırmızıcılar olduğu hissine bile kapılabiliyorsunuz! Neticede M.Naci Bostancı bu romanında insani bir damar yakalamış görünüyor.