Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar

31.10.2024

Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde büyülü sesi ve mükemmel solistliği ile Türk müziğine damgasını vuran bir kadın muganniye olan Eftalya, Rum kökenli bir Türk vatandaşı olarak bir kitaba konu olmayı fazlasıyla hak etmiş durumda. Mustafa Kemal Atatürk’ün bizatihi övgüsüne mazhar olmuş ve onun huzurunda şarkılar okumuş olan Eftalya’nın da Gazi’ye karşı çok büyük bir sevgi ve hürmet duyduğunu öğrenmiş olduk.

Öztürk, büyük bir müzisyen olan eşi Sadi Bey’le birlikte Türk musikine çokça hizmet eden Eftalya’nın nispeten kısa süren hayatının izlerini dönemin gazete arşivleri ve modern zaman kitapları üzerinden sürmüş.

İçinde birbirinden ilginç anekdotların yanında, fotoğrafların da bulunduğu kitabı okurken ister istemez bir şey yapıyorsunuz. Kitapta sık sık atıfta bulunulan bir şarkı olan Dizlerine Kapansam, Kana Kana Ağlasam’ı bulup dinliyorsunuz. Sonra ise elbette Kadıköylü ve diğerleri geliyor…
31.10.2024

Yazar ve edebiyat tarihçisi Taner Ay’ın Edebiyatın Kadıköy’ü epeydir beklediğim bir kitap olarak hemen temin edildi ve okundu.

Taner Ay kitabında, yolu bir şekilde Kadıköy ile kesişmiş edebiyat ve kültür insanlarını anlatıyor. Bunu yaparken onların şahsi hayatlarından, oturdukları evlere, müdavimi oldukları mekanlardan ortaya koydukları eserlere kadar pek çok şeye değiniyor.

Kitapta Kadıköy’le bağ kurmuş olan öyle isimler var ki, popüler tabirle yazarsam, adeta Şampiyonlar Ligi kadrosu: Necip Fazıl, Neyzen Tevfik, Aziz Nesin, Fikret Mualla, Ahmet Rasim, Va-Nu, Deniz Kızı Eftalya, Tarık Buğra, Nazım Hikmet, Reşat Nuri, Neyzen Tevfik, İslam Çupi, Behzat Ay, Mina Urgan, Ziya Osman Saba, Ömer Seyfettin, Celile Hanım, Esat Mahmut Karakurt, Selahattin Pınar, Haldun Taner, Kazım Karabekir, İlhami Bekir, Mehmet Kaplan, Münir Nurettin ve diğerleri…
31.10.2024

Kenize Murad, Sultan V. Murad'ın torununun kızı. 1938 doğumlu. Sultan'ın torunu olan Selma'nın hayatını anlatmış ki, Selma, Kenize Murad'ın annesi.

Osmanlı saraylarından birinde dünyaya gözlerini açan Selma, hanedanın prenseslerinden birisidir. Roman tamamen onun gözünden anlatılıyor. Gerçeklik payı çok olsa da neticede bir kurgu. Milli Mücadele döneminde sarayda neler yaşandığını, işgal yıllarının İstanbul'unu ve Mustafa Kemal imgesini anlatıyor. Elbette kurgulanmış ve dramatize edilmiş bir şekilde. Milli Mücadelenin sonunda hanedanın sürgün kararı verilince Selma, annesi Hatice ile birlikte Beyrut'a gidiyor. Sonuçta bir Osmanlı prensesidir. Burada iken o zamanın Hindistan'ı, sonranın Pakistan'ındaki bir raca ile evlenip, o uzak ülkeye gidiyor.
...
Uzun yıllardır okuma planımda olan bir romandı bu. Beklentimi karşıladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Tavsiye ederim...
31.10.2024

Kitap aslında "İttihatçılık -Doğuş" adını taşıyor. Dolayısıyla Ahmed Rıza, Dr. Nazım, Dr. Bahaeddin Şakir, Talat Bey, Enver Paşa, Cemal Paşa, Ömer Naci ve hatta Mustafa Kemal Atatürk gibi isimlerin İttihatçılığın ilk dönemindeki portrelerini anlatmış. II. Meşrutiyetin ilanına kadarki yaşadıkları... Yani 1908, en fazla 1910'lar...

Bu nedenle bende bir yarım kalmışlık hissi uyandırdı. Ancak İttihat ve Terakki'ye ilgi duyan onu merak edenler için iyi bir eser olduğunu söylemem lazım. Genel bir kanaat ediniliyor. O nedenle tavsiye ederim.

İttihat ve Terakki'nin ana karakterleri tanımak için bire bir... İttihatçılık'ın doğuşu, nasıl, nerede, hangi şartlarda doğdu? Sonrasındaki süreci, nereye evrildi? Bu arada şunu anlıyoruz ki, İttihatçılık tek başına bir ideoloji değil aslında. Başlangıçta tamamen II. Abdülhamid ve istibdat karşıtlığı üzerinden yürümüş, büyümüş.
Sonrasında devrin siyasi rüzgarının da etkisiyle Türkçülüğe evrilecek lakin bu kitapta Türkçülük döneminden bahsedilemiyor...
31.10.2024

Futbol her ne kadar bir spor olsa bile, günümüzdeki etkileri ile spor kimliğini çoktan aşmış, sosyo kültürel bir olguya dönüşmüş durumdadır. Sanatsal yönü de vardır. Buna rağmen başta sinema ve edebiyat olmak üzere sanat dalında futbolun bir türlü bizim gördüğümüz biçimiyle ya da yalın gerçekliğiyle yansıtılamadığına şahit oluyoruz. Hatta bırakın romanını, hikayesini mevcut futbol kitapları bile bu anlamda gerçekten uzak gibi kalabiliyor. Çünkü futbol çok canlı ve değişen bir oyun. Bunu sanata yansıtabilmek hiç de kolay değil.

Ancak Tuncay Günaydın imzalı Melekler Ters Çalım Yemez adlı öykü kitabı bu kulvarda standardın hayli üzerinde bir performans sergiliyor. Hatta kitabın kendisini bir futbol takımı gibi kurgulanmış yazar. Bunu bilerek mi yaptı bilmiyorum ancak içinde bir kaleci hikayesinin de olduğu, toplam on bir futbol hikayesi var burada. Yani bir futbol takımı gibi… Zaten hikayelerin hepsi Şanlıspor adlı muhayyel bir ilçe/kasaba takımı üzerinden geçiyor.