Kadınlar,18. yüzyıldan itibaren özellikle Aydınlanma dönemi sonrası pek çok alanda toplumsal, siyasal, sosyal, hukuki, idari gibi var olan eşitsizliklere ve toplum içindeki rollerine karşı mücadeleye başlamışlardır. Kadınların 19. yüzyılın ortalarından itibaren erkeklerle eşit statü, eşit haklar ve özgürlükler için verdikleri mücadeleler feminizm kavramını ortaya çıkarmıştır. Temelde cinsiyet ayrımcılığına karşı tavır alan Feminizm, bütün alanlarda kadınların maruz kaldığı baskıların ve denetimlerin ortadan kaldırılmasının gerekliliğini savunan ve ataerkil yapılanmaların önüne geçerek kadınların meşru haklarına ulaşmada mücadele eden bir yaklaşımdır.
Eserde bu minvalde Feminizm'in hangi aşamalardan geçtiğini, kadınların 18. ve 19. yüzyıllarda nasıl uğraşlar verdiğini bizlere çok güzel aktarmaktadır.
Feminizm, içinde kadınların özgürleşmesi, baskı altında tutulmalarının engellenmesi, haklarının meşrulaştırılması, kamusal veya özel alandaki eylemlerinde ve faaliyetlerinde ve eşit haklara sahip olma durumunu kapsayan bir yaklaşımdır. Araştırmacımız Gerhard da geçmişten günümüze pek çok Alman kadının hakları için hangi mücadeleleri verdiğini bize tarihsel akışı ile bu gelişmeleri akıcı bir üslupla aktarabilmiştir.
Şahsen hemcinslerimin verdiği mücadeleleri okumaktan ben oldukça zevk aldım ve kitapta ismi geçen pek çok kadın feministi araştırıp biraz daha bilgi sahibi olmaya çalışacağım. Bence Atatürk'ün bizlere sağladığı hakların değerini bilerek bu tarz okumalar yapmak ve kendimizi geliştirmekten kaçınmamalıyız.