Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

tosmakangel Tarafından Yapılan Yorumlar

14.07.2021

Refik Halid Karay'ın 'Bugünün Saraylısı', İstanbul’da karısı, kızı, oğlu ve damadı ile birlikte yaşayan Ata Efendi’nin evine teyzesinin oğlunun kızının geçici süreliğine gelmesi ve Ayşen'in gelişiyle tüm ailenin hayatlarının değişmesi üzerine bir romandır.

Cumhuriyet kurulduktan sonra insanların değerlerini kaybetmesi, Batı hayranlığı, paraya olan düşkünlük, gibi yüzeysel değerlerin yüceltilmesi kitapta çok iyi işlenmiş. Özellikle Dolmabahçe Sarayı'ndaki davette yaşananlar bir parodi niteliğinde bunu çok güzel özetlemiştir.

80'li yıllarda dizisini izlemiştik. Tatlı bir dizi olarak hatırlıyorum. Eee ne de olsa tek kanallı -TRT- zamanlar daha mülayimdi. 1985 yılında TRT 1'de yayımlanan dizi sadece dört bölümdü. Şimdi ise sezonlarca süren Türk dizileri, hem konularıyla hem de reklamlarla birlikte iki saatten az sürmeyen, resmen baygınlık ve bıkkınlık geçirten saçma sapan işler.
O yüzden en güzeli bol bol kitap okuyun, ufkunuz açılsın.
14.07.2021

Kankitom Hatice Hasançebiöntaş ın Emmoğlusu Hüseyin Hasançebi'nin araştırmalarını kitap haline getirdiği "Osmanlı Ermeni Olayı Sahne-i Fecai" yi okudum bitti. Ermeni tehcirine dair az bilinen gerçeklere dayanan kitabı okurken oldukça aydınlandım. Sonuç olarak bir soykırım olmuş. Ancak bunda başrol aslında Almanya iken, kendilerini çok güzel sıyırmış ve tarihi gerçekleri çarpıtmışlar. Ehhh ikinci savaşta bu kez Yahudilere yaptıkları ile yargılanmaktan kurtulamamışlar ama Ermeniler'e yapılan soykırım da Türkler'in alnında bir leke olarak kalmış.

Kitap gerçekten oldukça akıcı, insan hiç sıkılmadan okuyabiliyor. Ki tarih araştırmaları kimilerine çok sıkıcı gelebiliyor. Bence Sahne-i Fecai zevkle okunabilecek bir araştırma eseri olmuş. Kesinlikle tavsiye ederim. Kitabı bitirdiğime göre Ballim Hatice'me iletebilirim artık.
14.07.2021

1957’de yayımlanan ‘Kürklü Kişi’ kitabın başındaki kısa biyografide de belirtildiği gibi bir sokak kedisinin kendisine kâhya ve huzurlu bir yuva arayışının hikâyesidir.

Kedileri dışarıdan bir bakışla anlatanlar olduğu gibi kendini kedinin yerine koyup anlatanlar olmuştur zaman zaman. Tabii bu anlatımların çoğu aslında insani bir bakışla olmakta bazen de insanlara dışarıdan, kedi gözüyle bakmaktadır. O maceraları yaşayanların aslında kediler değil onlar adına konuşanlar olduğunu hissediyoruz. 'Kürklü Kişi' ise bir kedinin bakışını oldukça iyi yakalamış bir anı-roman olarak bence okunmayı hak ediyor.
14.07.2021

Sayın Ahmet Ümit bu nasıl tatlı bir masal kitabıdır. Küçükler kadar büyüklerin de zevkle okuyabileceği ve dersler çıkarabileceği bu masalları bize aktardığınız için çok teşekkürler.

'Masal Masal İçinde' adına binaen, iç içe geçmiş 5 masaldan oluşuyor. Köradam, Kuyumcu, Demirci, Müezzin ve Şapkacı karakterlerinin anlattığı masalları bir solukta okuyabiliyorsunuz. Zaman zaman bizler de gözümüzü kör eden kıskançlık, hırs, böbürlenme gibi hasletlere kapılabiliyoruz. Bu masal kitabı gözümüzün önündekileri bize açık ve net göstererek aslında güzel bir hayat dersi veriyor. Okumadan geçmeyin derim.
Kadınlar,18. yüzyıldan itibaren özellikle Aydınlanma dönemi sonrası pek çok alanda toplumsal, siyasal, sosyal, hukuki, idari gibi var olan eşitsizliklere ve toplum içindeki rollerine karşı mücadeleye başlamışlardır. Kadınların 19. yüzyılın ortalarından itibaren erkeklerle eşit statü, eşit haklar ve özgürlükler için verdikleri mücadeleler feminizm kavramını ortaya çıkarmıştır. Temelde cinsiyet ayrımcılığına karşı tavır alan Feminizm, bütün alanlarda kadınların maruz kaldığı baskıların ve denetimlerin ortadan kaldırılmasının gerekliliğini savunan ve ataerkil yapılanmaların önüne geçerek kadınların meşru haklarına ulaşmada mücadele eden bir yaklaşımdır.

Eserde bu minvalde Feminizm'in hangi aşamalardan geçtiğini, kadınların 18. ve 19. yüzyıllarda nasıl uğraşlar verdiğini bizlere çok güzel aktarmaktadır.

Feminizm, içinde kadınların özgürleşmesi, baskı altında tutulmalarının engellenmesi, haklarının meşrulaştırılması, kamusal veya özel alandaki eylemlerinde ve faaliyetlerinde ve eşit haklara sahip olma durumunu kapsayan bir yaklaşımdır. Araştırmacımız Gerhard da geçmişten günümüze pek çok Alman kadının hakları için hangi mücadeleleri verdiğini bize tarihsel akışı ile bu gelişmeleri akıcı bir üslupla aktarabilmiştir.

Şahsen hemcinslerimin verdiği mücadeleleri okumaktan ben oldukça zevk aldım ve kitapta ismi geçen pek çok kadın feministi araştırıp biraz daha bilgi sahibi olmaya çalışacağım. Bence Atatürk'ün bizlere sağladığı hakların değerini bilerek bu tarz okumalar yapmak ve kendimizi geliştirmekten kaçınmamalıyız.