Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-2973867 Tarafından Yapılan Yorumlar
“İnsan, yaralı bir hayvandır.” sözüyle başlayan roman, geçmiş ve bugün arasında köprü kuracak bir şekilde kurgulanmış. Romanın başkahramanı Hilmi Aydın, günümüz toplum düzeninde sıklıkla karşılaştığımız insan modelini simgeliyor. Benmerkezci, riyakar, her şeyi kendine yontan bir kişi olan Hilmi Aydın’ın baba-oğul, kadın-erkek ilişkileri temelinde hayatı sade bir dille, iyi bir kurguyla anlatılmış. Yazarın birden çok anlatıcılı, çok sesli bir anlatımı tercih etmesi eseri daha sürükleyici kılıyor. Roman, şaşırtıcı bir biçimde sona erdiği için çok daha etkileyici olmuş.
Çok büyük beğeni ile okuduğum bu romanı edebiyatseverlerin mutlaka okumasını diliyorum.
Yazar, ilk kitabında eğlenceli bir üslubun yanında, ölüm gibi hayatın soğuk bir yüzünü de aktararak okuyucuyu farklı dünyalara taşımakta. Yazarın anlatımının güçlü ve akıcı olduğunu ifade etmek mümkün. İçten bir dille yazılmış olması, benzetmelerindeki ve dilindeki başarı eseri güzel bir forma sokmuş. Okumaya değer, kolayca bitmesi istenmeyecek bir eser meydana gelmiş.
Bil ki Hayat Virane, İlyas Barut’un ilk romanı. Polisiye türünde yazılan bu roman gerçekten de fazlasıyla övgüye mazhar bir eser olmuş. Öylesine sürükleyici ve akıcı bir şekilde konu incelikle işlenmiş ki 236 sayfa yalnızca bir gün içinde su gibi aktı. Romanın ana kişisi Nusret Çakmak cinayet bürodan emekli bir komiser. Eşinin intiharı sonrasında iyice hayatı alt üst olmuş bir şekilde yaşıyor ve memleketinde annesi ile birlikte yaşıyor. Olaylar silsilesi bir çocukluk arkadaşının kızının intiharından cinayet şüphesi duyması ve bunu araştırmak üzere kendisi ile konuşmasıyla başlıyor ve akıp gidiyor. Büyük bir keyifle okudum, mutlaka okuyunuz.
Dönüşsüz Yolculuklar Kitabı, 2005 Yunus Nadi Öykü Ödülü kazanmış bir kitap. Öykü okumak hayatın kısa bir kesiti gibi benim adıma. İnsanın içini ısıtan, geçmişteki anıları, aşkları, hüzünleri, yalnızlıkları, hayalcilikleri, taşra yaşamını ve insanın çaresizliklerini anlatan pek çok güzel öyküyü barındıran bu değerli ve nadide eseri okuyunuz. Okurken o dünyaların içine dalmamak imkansız.
Sabahattin Ali’nin naifliği ve kurduğu güzel cümleleri ile okumaya doyamadım. Raif Efendi, dıştan sakin görünen fakat içinde fırtınalar esen, hayata küsmüş, mutluluğu yok olmuş insan imgesini çok iyi temsil etmiş. Gerek anlatıcı, gerekse Raif Efendi ve Maria Puder boşlukları ve bilinmezlikleri, bir anlamda ütopyayı ve akabinde gerçekleri vurgulamış esasen. Etkilendiğim bir eser olması nedeniyle tekrar tekrar okuyabileceğimi düşünüyorum.