Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kamil Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar
İnalcık bu kitabında, Osmanlı'nın da bütün patrimonyal toplumlar gibi, sanatkarı himaye ettiğini, kolladığını, bu bakımdan Osmanlı' da da bir rönesanstan söz etmemiz gerektiğini daha en başından belirtir. Toplum elitlerinin kendi çıkarlarına hizmet eden sanatkarları desteklemesi anlaşılabilir bir davranış. Bunun için ille de "patrimonyal" bir toplum olmak da gerekmiyor. Burada asıl sorun, yazarın Rönesans'ı, bir mesenlik sorununa indirgemiş olmasıdır. Bu yanlıştır. Rönesans, antik Batı toplumunun yücelttiği insani değerlere, bu değerlerin merkezinde yer aldığı estetik tavra referans vererek yenilenme girişimidir. Düşünsel pratik bir programdır. Arkasında büyük bir felsefe var. Oraya dayanarak önündeki büyük insancı, demokratik felsefelerin, siyasal anlayışların yolunu açıyor. Yani Rönesans'ı bir "yandaş estetiği" ne indirgemek doğru olmaz. Tarihçi çalışma nesnesine aşık olmamalı. Ona karşı tavır alabileceği bir mesafe bırakmalı.
Kitabın Türkçe adı, orijinal adından farklı. Bu farklılık yayıncının siyasal tavrı olarak yorumlanmak gerekir, çünkü kitabın ana fikri orijinal başlıkla verilmiş. Böylece ana fikrin Türkçe başlıkla ıskalanmış olduğu ya da çarpıtılmış olduğu görülüyor.
Çevirinin iyi olduğu söylenemez. Bir çok yerde çevirmenin Türkçe ifadelerinde sorunlar var.
Şiir çevirisi zordur. Bu bakımdan sipariş veiriken tereddüt etmiştim. Çevirmenleri kutlamak lazım. Gayet başarılı bir çeviri yapmışlar. Kitabın başındaki Uşakov Mayakovski sunuşu da iyi. İstifade ettim. Bu iki olumlu iş için yayınevine teşekkür ederim. Bununla birlikte, yayınevlerinin çoğunun yaptıklarını sandığım bir yanlış işi, defolu kitapları internet ortamında kitap satışı yapan portallara kakalama "uyanıklığı" nı Yar Yayınları da yapmış. Bu işi yapan yayınevleri, bu kitapların da okuyucu alıcılarının olduğunu, bir okuyucuya ulaştırıldığını dikkate almıyorlar. Portal kitabı turşusunu kurmak için almıyor. Yani "esnafça" davranıyorlar. Yanlış yapıyorlar. Kitabın daha ilk sayfalarını okurken sayfaları ciltten ayrılmaya başladı. Kitabı böyle alır almaz kopmasın diye bantlamak hoş olmuyor tabii. Bunu sadece Yar Yayınları'nın yapmadığını artık deneyimlerimden biliyorum. Kitap portalları, yayınevleriyle antlaşma koşullarını bu bakımdan gözden geçirmelidir. Bu işi politikası haline getirmiş yayınevlerini -afişe ederek- protesto etmelidirler. Bugün kitap satışlarının çoğu portallar üzerinden yapılıyor. Memlekette kitapçı sayısı giderek azalıyor. Akıllı olmak, saygılı olmak lazım.
Tarkan Tufan'ın H.Kıvılcımlı kitabını biyografi okumak niyetiyle aldım. Ancak kitap biyografi kitabı değil. Kıvılcımlı çizgisinin görüş açısından, Kurtuluş Savaşı'ndan Kıvılcımlı'nın öldüğü erken yetmişlere kadar uzanan bir zaman dilimi içerisinde, siyasal tarih anlatılıyor. Ara sıra da Kıvılcımlı'ya referans veriliyor. Hepsi bu.