Toplam yorum: 3.285.257
Bu ayki yorum: 6.783

E-Dergi

Fahriye Gül Olur Tarafından Yapılan Yorumlar

24.05.2023

İlk başta biraz sıkılarak okudum ama devamında yazarın kaleminin akıcı ve etkileyici olduğunu anladım. Sonu hiç beklemediğim bir şekilde bitti...
24.05.2023

Önceden hiç tiyatro oyunu okumamıştım çünkü kitabın sürükleyiciliğini bozacağını düşünüyordum. Ama Hastalık Hastası oldukça akıcıydı, dilini de beğendim. Molière; o dönemdeki tıpı, doktorluğu eleştirmiş. Düzgün bir eğitimden geçmeden doktor olanları, tedavilerin saçmalığını, doktorların sadece süslü Latince kelimeler kullanmasından bahsetmiş. Oyunun bir bölümünde kendisini yerdiği bir kısma yer vermiş. Zaten tıpa güvenmeyen ve tedavi olmayan Molière'nin buradaki öngörüsü de gerçekleşmiş...

Sadece çok hızlı bitti, belirli bir son görmek ve Argan ile Angélique-Cléante ikilisine ne olduğunu öğrenmek daha çok hoşuma giderdi ama doktorların konuşmalarıyla bitmesi de güzel olmuş.
24.05.2023

Açıkçası uzun bir zamandır Yaşar Kemal'e ve İnce Memed'e karşı bir önyargım vardı. "Köy romanı, sıkıcı olur, bitiremem" diye düşünüyordum. Ama bir kere daha kitapları kapağına göre yargılamamak gerektiğini anladım. Beklemediğim bir şekilde çok sürükleyici ve heyecanlıydı. Yaşar Kemal'in betimlemeleri, doğayı anlatırken kullandığı ifadeler sanki o olayları ben yaşıyormuşum, Çukurova'yı her şeyiyle biliyormuşum gibi hissettirdi. İnce Memed'in gün geçtikçe gelişmesi ve ün kazanması, Abdi Ağa (bir ölmedi şu adam da) ve diğer eşkıyalar ile olan mücadelesi, köylülerin ona destek olmasını okumak çok keyifliydi. Bir süredir Türk edebiyatı da okumadığım için, uzun bir aradan sonra bir Türk efsanesi tadında olan bu romanı okumak güzeldi.
Sadece sonunda içimi bir hüzün kapladı... 1.kitabın hiç bu şekilde biteceğini düşünmemiştim. Devam kitaplarını da alıp okumak istiyorum.
03.05.2023

İlk başta şiirleri çok beğenmedim, Özdemir Asaf'ın yazımına alışamadım. Sıkılıp yarıda bırakmak istedim ama sonrasında ne geleceğini merak ederek okumayı sürdürdüm. İyi ki devam etmişim dedim sonrasında. Çünkü daha sonraki şiirleri en beğendiklerim arasına girdi. Gerçekten her yazarın/şairin yazışı bambaşka. Özellikle serbest şiirde herkesin kendine özel bir şiir kimliğinin olduğunu düşünüyorum. Özdemir Asaf'ın da genellikle olay ve durumları açıklamaya yönelik, basit cümleleri ve kısa kalıpları bana derin kavramları çağrıştırdı. Bu açıdan sevdiğim bir şair oldu.
03.05.2023

İnsancıklar'ın Dostoyevski'nin ilk kitabı olduğunu, ve cok karşılaşılmayacak bir şekilde daha ilk kitabından bir üne sahip olduğunu ve onun için "Yeni Gogol doğdu!" dendiğini okuduğumda da çok şaşırdım.
İsminden de anlaşılabileceği gibi, İnsancıklar, küçük insanları anlatıyor. Yoksullukla mücadele eden, paraya yabancı olan insanlar bunlar. Kitabın genel olarak hüzünlü ve karamsar bir havası vardı, Dostoyevski bunu güzel yansıtmış. Ama Makar ve Varenka arasındaki mektuplaşmalar çok güzeldi, her şeye rağmen birbirlerine destek olmaya çalışmaları, birbirlerine olan sevgi, Makar'ın Varenka'ya hitapları (özellikle "güvercinim" :)) bu karamsar havayı bir nebze de olsa hafifletiyordu. Kitabın Varenka'nın gidişi ve Makar'ın çaresizce ona yazdığı mektupla bitmesi çok etkileyiciydi. Kitap boyunca çok bir şey hissetmemiştim ama sonu ile birlikte gerçekten hüzünlendim.