Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Necmi Çoban Tarafından Yapılan Yorumlar

19.08.2003

Her gün aldığı çok sayıdaki mektuptan kayda değer olanları kitaplaştırma yoluna giden değerli yazar Halit ERTUĞRUL'dan yine duygu yüklü, ibretlik ve hoş bir eser. Bu eseri okurken toplumun röntgenini çekecek ve saklı gerçeklere ulaşacaksınız. Yazarın eşi ile birlikte gözyaşları ile yayına hazırladığı eser Aysel isimli öksüz bir genç kızın kötü yola düşmesi ve son anda kurtuluş trenini yakalamasını anlatıyor. Bu arada okuyucular toplum yapımızın değişik renklerini de yan yana görme fırsatını elde ediliyor. Bir solukta okuyacağınız çarpıcı bir eser. Gözünüzü kırpmadan kitaplarını alacağınız bu yazarın tüm eserlerini okumanızı tavsiye ederim.
19.08.2003

Kısa Surelerin (Duha-Nas) Tefsiri adından da anlaşılacağı üzere bir tefsir çalışması. Burada seçilen sureler Kur'an'ın sonunda yer alan ve kısa oldukları için namaz sureleri diye bilinen sureler. Kitap yaklaşım olarak farklı bir üslubu seçtiği için değişik bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Akıcı bir dil kullanıldığı için ise okuyucu zorlanmadan kitabın sonuna ulaşıyor. Ayrıca not olarak verilen çok değerli bilgiler de eserin daha bir zenginleşmesini sağlamış. Değişik bir bakış açısı ile tefsir edilmiş bu sureleri okuyup ne anlatmak istediğini öğrenmek isteyenlere hararetle tavsiye ederim.
18.08.2003

Kalbin Zümrüt Teperleri 2 birinci cildinde işlenmeyen tasavvuf konularına aynı üslup ve doyurucukta devam ediyor. Seyr-i Süluk'tan Salik'e, İnsan-ı Kamil'den Zaman'a kadar pek çok konu etrafında kapsamlı bilgileri sunan bu eser yazarının da bu konulara ne kadar vakıf olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu konulara ilginiz varsa bu kitaba kayıtsız kalmayın.
15.08.2003

Ömer Seyfettin hikayeleri serisinin bu son kitabı da yine yazarın klasik tarzını yansıtan öyküleri barındırıyor. Bunlardan ilki Bir Çocuk : Aleko. Kurtuluş Savaşı'nda Ermeni ve Türkler'i Ali adlı çocuğu kullarak karşılaştıran yazar iki millet arasındaki farkları da bu şekilde ortaya seriyor. Çakmak ise yalancının mumu yatsıya kadar yanar üzerine kurulmuş bir öykü. Apandisit ise evhamlı birini anlatan ve yazarın 'fantezi' notunu düştüğü bir hikaye. Keramet ise kurt puslu havayı severi anlatan bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Devletin Menfaati Uğruna saftirik insanların düştüğü durumları anlatan mizahi bir öykü. Ay Sonunda ise geçim derdini işleyen trajik bir hikaye. Korkunç Bir Ceza ise yine cahil inanları konu edinmiş bir kara mizah. Bit ise bu hayvana dizilen methiyeleri anlatan bir parça. Gurultu ise asabiliğin başa ne kötü gaileler açabileceğini işleyen yine kara mizah türünde bir hikaye. Balkon'da ise ihanetin bedeli işlenmiş. Lokantanın Esrarı adından da anlaşılacağı şekilde yemek yenilen bu yerlerdeki lezzetin sırrını açıklıyor. Külah ise dinsizin hakkından imansız gelir sözünün öyküleştirilmiş hali. Uzun Ömer'de ise tembellik ve açıkgözlülük işlenmiş. Binecek Şey'de ise Allah'a isyan eden bir dervişin çektiği ceza trajikomik bir şekilde sunulmuş. Netice itibari ile eğlenceli öykülerin çoğunluğu oluşturduğu, akıcı bir kitap.
13.08.2003

Dizinin dokuzuncu kitabı on ayrı öyküden oluşuyor. İlki bilinen bir hikaye olan Yalnız Efe. Yörük Efe ve kızının hayatından kesitlerin işlendiği öykü zulüm ve adalet üzerine teşkil edilmiş. Niçin Zengin Olmamış? adlı öyküde ise o devir yazarlarının çoğunlukla işlediği savaş ve sonrasında halkı ve devleti kandırarak zengin olma teması yazıya geçirilmiş. Dama Taşları ise "Deli pazarı ... pazarı." atasözünü serlevha edilerek başlanılan iğrenç de bitse komik bir hikaye. Makul Bir Dönüş ise b,r önceki hikayenin devamı niteliğinde ve delilik ile akıllılık arasındaki ince çizgiyi işler niteikte. Gizli Mabed ise cehaletin insanı nasıl komik duruma düşürdüğü okuyucuya iletilmiş. Havyar ise insanoğlunun çiğ süt emdiğini ima eden bir hikaye. Yemin'de ise insanlar ve zamanın değişmesi konu edinilmiş. Bir Vasiyetname'de ise horoz ölür, gözü çöplükte kalır atasözünün kısa bir canlandırılması öykülenmiş. Nokta'da ise imlaya ilk geçişteki zamana dair bir ufak olay aktarılmış. Çanakkale'den Sonra ise ümit ile ümitsizliğin siyah ile beyaz kadar farklı olduğunu işleyen yazar bu son hikaye ile Türk Milleti'nin yüceliğinden dem vurmuş. Genel itibari ile cesaret, şecaat, yüce ahlaklılık ilkeleri çevresinde halelenen kitap okuyucuya tam olarak keyifli dakikalar vaat ediyor.